Ağrı'da Arıcılık, Ağrı'da Arıcılığın mevcut durumu ve arıcılık sorunları

Ağrı'da Arıcılık, Ağrı'da Arıcılığın mevcut durumu ve arıcılık sorunları

İl geneli için yöre arıcılığına hizmet edebilecek hiçbir bilimsel çalışma mevcut değildir. Arıcılığın mevcut durumu hakkındaki bilgilerin yetersiz oluşu, yürütülecek ıslah ve üretim programlarının verimliliğini olumsuz yönde etkilemektedir.

Yukarı Murat bölümü sınırları içinde yer alan Ağrı ili yaz sıcaklıklarının düşük olması ve zengin flora özellikleri nedeniyle büyük bir arıcılık potansiyeline sahiptir. Ancak buna rağmen özellikle yerli arıcılar tarafından bu potansiyelin değerlendirilmesine yönelik yoğun bir ilginin olmadığı tespit edilmiştir.

Sahanın arıcılık potansiyeli daha çok başka illerden gelen gezginci arıcılar tarafından kullanılmaktadır. Böyle olmakla birlikte il arıcılığının da, diğer tarımsal faaliyetlerde olduğu gibi önemli bazı sorunları bulunmaktadır. Bu sorunların bir kısmı doğal yapıdan kaynaklanırken, bir kısmı da, eğitim, bilgi, örgütlenme ve ürünlerin değerlendirilmesi ile ilgili sorunlardan kaynaklanmaktadır.

Ağrı’da arıcılıkla ilgili doğal şartlardan kaynaklanan sorunların başında, uzun ve sert geçen kış mevsimi nedeniyle arıcılık sezonunun kısa sürmesidir.

Söz konusu olumsuzluk yerli arıcılar için çok azda olsa daha sıcak olan bölgelere kış göçerliliğini gündeme getirmiştir. Koloni başına verimi arttırmak ve üretim süresini uzatmak için, kolonilerin yılın farklı dönemlerinde değişik bölgelerde bulundurulması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

Oldukça ağır ve uzun geçen kış mevsiminde sıcak bölgelere götürülemediği için bahara güçsüz olarak çıkabilen arıların, floradan yeterince yararlanamadıkları gözlenmektedir. Bu nedenle bölge arıcıları için göçerlik, yani kışı rahat geçirecek ve arıları floradan daha uzun süre yararlandırabilecek kışlatma yöntemleri geliştirilmelidir.

Ülkemizin en ciddi sorunlarından biri olan standardizasyon sorunu Ağrı ili arıcıları içinde önemli bir sorun teşkil etmektedir. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından çıkartılmış olan Arıcılık Yönetmeliği’nde standartlar getirilmiş olsa da uygulamada bu standartlara uygunluk sorunu yaşanmaktadır.

Özellikle Sahte Bal olarak tabir edilen standart dışı üretim ile sektör ciddi bir sorun yaşamaktadır. Bunun yanında her alanda olduğu gibi arıcılıkta da yeterli ve etkin denetim olmaması standart dışı üretim potansiyelini artırmaktadır.

Gezginci arıcılık konusunda geçmişten günümüze değin devam ede gelen sorunlar Gezgin Arıcılık Yönetmeliği ile kısmen çözülmüş olsa da bu sorunların bir kısmı halen yaşanmaya devam etmektedir. Hiç şüphe yok ki bu sorunların başında da güvenlik gelmektedir.

Özellikle bölgede terör tehdidinin olması gezginci arıcılar için en önemli güvenlik sorunu olarak varlığını korumaya devam etmektedir.

Ayrıca il/ilçe Tarım Müdürlükleri tarafından belirli kriterler gözetilerek belirlenecek olan konaklama yerlerinde alt yapı tesislerinin olmaması da çeşitli sağlık sorunlarına yol açmaktadır.

Ülkemiz genelinde olduğu gibi Ağrı ilinde de arı hastalık ve parazitleri bir çok koloninin zayıflamasına ve bal veriminin düşmesine neden olmaktadır. Arıcılar zamansız, ruhsatsız ve doz ayarı yapılmamış ilaçlar kullanmaktadır. Bu durum arı kolonilerinin hayatını tehlikeye atarken bal kalitesini de düşürmektedir. Arıcıların hastalık ve parazitlerle mücadele konusunda eğitilmeleri için üniversiteler ile arıcılık araştırma ve uygulama merkezlerinde ulusal politikalar geliştirilmeli ve bölgesel olarak arı yetiştiricilerine ulaştırılmalıdır.

Ülkemiz genelinde olduğu gibi Ağrı ili tarım sektöründe de hemen her üretim tekniği geleneksel metotlar ve alışkanlıklarla yapılmaktadır. Arıcılıkta da durum böyledir. Arıcılığın gelişmesini engelleyen eğitim sorunu, sadece üreticilerin değil aynı zamanda tüketicilerin bilgisizliğinden de kaynaklanmaktadır.

Bu nedenle üretici ve tüketici bilincinin oluşturulması için gerekli eğitim çalışmalarının yürütülmesi arıcılığın geleceği açısından bir zorunluluktur. Arıcıların arıcılık bilgi düzeylerinin yükseltilmesi üretimi artırmanın bir başka gerekliliğidir.

Özellikle gözlenen uygulama eksikliklerinde ve arıcıların istekleri doğrultusunda, çağdaş eğitim araçlarıyla donatılmış kurslar düzenlenmelidir. Düzenlenecek kurslarda basit bir sertifika vermekten çok, arıcıların bilgi açıklarını kapatmaya yönelik işlevsel içerikli bilgilere ve pratik eğitimlere ağırlık verilmelidir.

Ayrıca bu kurslarda arıcılara kazançlarını artırmanın yolları gösterilerek üretim zenginliğine yönelmeleri sağlanmalıdır. Var olan arıcılık potansiyelini sadece bal üretimi ile sınırlandırmayıp polen, propolis, ana arı, arı zehiri ve koloni gibi diğer arıcılık ürünlerinin de üretimi benimsetilmelidir.

Ağrı il ve ilçe Tarım müdürlükleri tarafından son birkaç yıldır tutulan kayıtlar dışında, arıcılık konusunda ciddi bir envanter eksikliği bulunmaktadır.

Ağrı’da arıcılıkla uğraşan üretici sayısı ve koloni sayısı ile başka illerden gelen gezgin arıcılar ve koloni sayıları düzenli olarak kayıt altına alınmalıdır. Aynı şekilde yerli arıcılar ile gezgin arıcıların ürettikleri bal ve balmumu miktarları da düzenli olarak kayıt altına alınabilirse, arıcılık faaliyetinin zaman içindeki gelişme süreci daha iyi takip edilebilir. Yapılan eğitim çalışmalarının amacına ulaşıp ulaşmadığı da doğru tutulan kayıtlarla değerlendirilebilir.

Ağrı ilinde etkin örgütlenmiş bir tarımsal yapının mevcut olmaması nedeniyle arıcılık yapanların hemen tamamı bireysel olarak faaliyet göstermekte ve özellikle girdi temini ile ürün pazarlanmasında birtakım zorluklarla karşılaşılmaktadır.

Pazarlama sorunu, arıcılığı olumsuz yönde etkileyebilecek sorunların başında gelmektedir. Herhangi bir kooperatif üyesi olmayan gezgin ve yerli arıcıların ürünlerinin pazarlanmasıyla ilgili çeşitli sıkıntılar yaşanmaktadır.

Arı ürünleri üretiminin pazar koşullarına uyumunun sağlanması, örgütlenmedeki gelişim ile mümkün olacaktır. Bu nedenle ürün bazında çiftçi örgütlenmeleri teşvik edilmelidir. Üreticilerin bilgi ve beceri düzeylerini arttırıcı seminer, kurs vb. çalışmalar düzenlenmeli, kooperatif veya üretici birlikleri kurularak, yetiştiricilerin örgütlenmeleri sağlanmalı, çiftçiler arasında kurulacak sağlıklı örgütlenmeler ile ürünlerin üretiminden pazarlanmasına kadar ki tüm işlerin yapılmasında daha verimli olunacak ve bu suretle gerek çiftçi ve gerekse il ekonomisine önemli katkılar sağlanacaktır.

Bilindiği gibi arıcılık diğer tarımsal faaliyetlere göre daha az sermaye ile yapılabilen ve kısa sürede kazanç sağlayan bir faaliyettir. Arıcılık yapmak için kapalı bir alan yapımına veya arazi satın alınmasına gerek yoktur.

İyi planlandığı veya diğer arıcılarla işbirliği yapıldığı takdirde ikinci bir meslek olarak boş zamanlarda bile yapılabilir. Ayrıca, aile fertlerinden herhangi birisinin kolaylıkla yapabileceği bir faaliyettir.

Bu yönüyle, aile ekonomisi için asıl veya yan gelir kaynağı olabilir. Özellikle kırsal kesimde aile bütçesine önemli katkılar sağlar. Bu nedenle de yukarıda belirtilen sorunların giderilmesi için gerekli tedbirler alındığı ve öneriler uygulamaya konulduğu takdirde, Ağrı ilinin yaz dönemindeki yüksek arıcılık potansiyeli dikkate alındığında hem arıcılıkla uğraşan ailelerin gelirleri artacak hem de arıcılığa olan ilginin artmasına bağlı olarak yörede yaşayan insanların işsizlik sorunu hafifleyecektir.

Kaynak: Prof. Dr. Faruk Kaya