Rüyada rüya anlatmak, anlatılan rüyanın mahiyetine, kime anlatıldığına ve onu dinleyen yahut tâbir eden kişinin durumuna göre farklı şekillerde yorumlanır. Bir kimsenin rüyasında gördüğü başka bir rüyayı anlatması; doğru söz, rüya tâbiri, gizli hususların ortaya çıkması ve bazı hâllerde anlatılan sözün hakikat kazanmasıyla yorumlanmıştır.

Rüyada Birine Kendi Rüyasını Anlatmak

Bir kimsenin rüyasında kendi gördüğü rüyayı bir tâbirciye veya başka bir kişiye anlattığını görmesi, rüyayı dinleyen yahut tâbir eden kimsenin söyleyeceği sözün Sünnet-i Seniyye'ye uygunluğuna işâret eder.

Rüyada anlatılan rüyayı sâlih, dürüst ve hakikat ehli bir kimsenin tâbir etmesi hâlinde, yapılan tâbirin uyanıklık âleminde gerçekleşeceği rivâyet edilmiştir.

Kişinin rüyasında gördüğü düşü tam olarak hatırlayamayıp dağınık ve eksik sözlerle anlatması ise anlatılan hususların bir araya getirilerek usulüne uygun biçimde tâbir edilmesiyle yorumlanır.

Rüyada Rüya Anlattığı Kişinin Tâbirci Olduğunu Görmek

Rüyada kendi rüyasını bir rüya tâbircisine, yani muabbire anlattığını görmek; mahzun ve kederli kimselerin feraha kavuşmasına, gurbette bulunanların sılaya dönmesine, korku içinde yaşayanların emniyete erişmesine ve gizli kalmış bazı sırların açığa çıkmasına delâlet eder.

Rüya tâbircisi; müşkül ve zor işleri çözen, ibretli hikâyeleri ve hâdiseleri nakleden bilge bir kimseye, camide Kur'ân-ı Kerîm okuyan ihlâslı bir zâta yahut arkadaşına güzel nasihatlerde bulunan vefakâr bir dosta da işâret eder.

Kişinin rüyasında kendisinin rüya tâbircisi olduğunu görmesi ise arzusuna göre farklı şekillerde yorumlanır. Kur'ân-ı Kerîm'i ezberlemek isteyen kimsenin muradına erişmesine, yazıcı olmayı isteyen kişinin bu maksadına nâil olmasına ve insanları sıkıntılı zamanlarında teselli edecek hayırlı bir mertebeye ulaşmasına alâmet sayılmıştır.

Rüyada Başkasına Rüya Tâbir Etmek

Kişinin rüyasında bir başkasının rüyasını tâbir ettiğini veya yorumladığını görmesi, bazı tâbirlerde doğru olmayan, hilekâr veya yalancı bir kimsenin dilinden çıkacak asılsız bir haberle yorumlanmıştır.

Rüyada tâbircilik yapmak, bir başka rivâyete göre insanları teselli etmeye ve onların zor zamanlarında metanet kazanmalarına vesile olmaya işâret eder. Yapılan tâbir sâlih ve doğru bir kimse tarafından hayra yorulmuşsa, o hayrın uyanıklık âleminde de ortaya çıkacağı rivâyet edilmiştir.

Rüyada Hikâye veya Kıssa Anlatmak

Rüyada insanlara hikâye anlattığını görmek, zalim kimselerin korkusundan emin olmaya, selâmet ve emniyet içinde yaşamaya delâlet eder.

İnsanlara kıssa anlatmak ise rüya sahibinin muradına erişmesine ve uyanıklık hayatında anlattığı kıssa veya hikâyeye benzer bir hâdiseyi bizzat yaşamasına işâret eder.

Rüyada Rüyayı Güvenilir Birine Anlatmak

Rüya tâbiri kaynaklarında rüyanın; bilgili, âlim, akıllı, hayırla nasihat eden ve sözüne güvenilen kimselere anlatılması gerektiği bildirilmiştir. Rüyanın câhil, düşman, hasetçi veya tâbir hususunda ehil olmayan kimselere anlatılması ise faydasız görülmüş ve kişinin ümitsizliğe düşmesine sebep olabilecek bir hâl olarak değerlendirilmiştir.

Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz. Yusuf'a (a.s.) gördüğü rüyayı kardeşlerine anlatmamasını söylemesi de bu hususa misal olarak zikredilir. Bunun sebebi, kardeşlerinin haset etmesinden endişe edilmesidir.

Rüyanın tâbir edilmeden önce uçan bir kuşun ayağında asılı bulunduğu, ehil bir kimse tarafından tâbir edildiğinde ise o tâbir üzere gerçekleşebileceği de rivâyet edilen tâbirler arasındadır.

Görmediği Bir Rüyayı Görmüş Gibi Anlatmak

Bir kimsenin uykusunda görmediği bir şeyi, "Ben böyle bir rüya gördüm." diyerek anlatması ağır bir davranış olarak bildirilmiştir. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimizin bu hususta, rüyasına yalan katarak anlatan kimseye kıyamet gününde iki arpa tanesinin uçlarını birbirine bağlamasının teklif edileceğini bildirdiği rivâyet edilmiştir.

Görmediği bir rüyayı gördüğünü söylemek, kişinin kendi gözlerine yaptığı büyük bir iftira olarak da vasıflandırılmıştır. Bu sebeple rüya anlatırken görülen şeyi olduğu gibi nakletmenin önemine dikkat çekilmiştir.

Kötü Bir Rüyayı Birine Anlatmak

Hoşa gitmeyen, korkutucu veya şeytânî bir düş görüldüğünde bunun insanlara anlatılmaması gerektiği bildirilmiştir. Böyle bir rüyadan uyanan kişinin sol tarafına üç defa hafifçe üflemesi ve şeytanın şerrinden Allah'a sığınması rivâyet edilen uygulamalar arasındadır.

Kötü rüyaların anlatılmadığında sahibine zarar vermeyeceği, bu sebeple böyle rüyaların yayılmamasının ve kötü şekilde tâbir edilmemesinin uygun olduğu aktarılmıştır.

Nitekim Peygamber Efendimizin (s.a.v.), rüyasında başının kesildiğini gören bir kimseye, şeytanın rüyasında kendisiyle oynamasını insanlara anlatmamasını söylediği rivâyet edilmiştir.

Rüya Anlatmanın Vakti

Rüyayı anlatmak ve tâbir ettirmek bakımından seher ve sabahın erken vakitleri bereketli zamanlar olarak kabul edilmiştir. Bu vakitler zihnin daha açık olduğu zamanlar şeklinde değerlendirilmiştir.

Buna karşılık bazı tâbir ve geleneksel kaynaklarda güneş doğarken, güneş tam tepedeyken ve güneş batarken rüya anlatmak yahut tâbir etmek uygun görülmemiştir.

Netice itibâriyle rüyada rüya anlatmak, anlatılan rüyanın içeriğine ve onu dinleyen veya tâbir eden kişinin vasıflarına göre değişen mânâlar taşır. Rüyanın güvenilir ve ehil bir kimseye anlatılması hayırla ilişkilendirilirken, asılsız bir rüya uydurup anlatmak olumsuz şekilde değerlendirilmiştir. Görülen hâlin hakikatini ve en doğru tâbirini Allah Teâlâ bilir.

Rüyanız hayra yorulsun, Rabbim hayra tebdil eylesin.

Kaynak: DİYADİNNET RÜYA