Arpa

Arpa Nedir?
1 . Buğdaygillerden bir bitki (Hordeum vulgare). Bu bitkinin ekmek ve bira yapımında kullanılan, hayvanlara yem olarak verilen tanelerine Arpa denir.
Arpa, Poaceae (buğdaygiller) familyasından buğdayla beraber dünyanın en eski kültür bitkisidir.

Tarih öncesi devirlerinde ilk kültür bitkisi olan arpayı insanlar besin olarak kullanmışlardır. Bugün bile, buğdayın ekilemediği kutup bölgeleri ve yüksek dağlık bölgelerde arpa ekilerek besin maddesi olarak kullanılır. Ayrıca, Tibet yaylası, Kore, Çin ve Japonyanın bazı bölgelerinde çeltik ile birlikte çıplak taneli arpa yetiştirilerek oradaki halkın besin kaynağını oluşturur. Arpanın unundan ekmek yapıldığı gibi, irmik, unundan yine ayrıca hamur işleri, çorba ve bazı memleketlerde (ersatz) kahvede yapılır.

Arpanın en önemli tüketim alanı bira yapımı ve hayvan yemidir. Bir çok yerlerde arpa hayvan yemi olarak yulafa tercih edilir. Bu arpanın hayvanı sıcak tutarak yağ yaptığı ile izah edilir. Genellikle dünyada arpanın en çok kullanıldığı yerlerden biri de bira yapımıdır.

Arpanın Tarihçesi ve Kökeni
Arpanın yetiştirilmesi çok eskidir. Eski Mısırlılar dört sıralı, altı sıralı çıplak arpayı çok iyi tanırlar ve yetiştirirlerdi, özellikle çıplak arpanın Mısırda yetiştirilmesi çok eskidir. Heredot ve Plinus'a göre Mısır'lılar arpadan bir nevi içki elde ederlerdi. Yunanlılar Mısırlılarda cüzzam görülmesini bu içkiye atfederlerdi.

Arpa İbraniler tarafından yetiştirilmiş ve ekmeği İbrani fakirleri için sembol olmuştur. Hayfa ve Kudüs arasındaki Gezer mevkiinde yapılmış olan kazıların her tabakasında buğday ile birlikte arpaya da rastlanmıştır.

Babilliler de arpayı tanır ve yetiştirirlerdi. Babil'de arpanın İsa'nın doğumundan 3000 yıl önce yetiştirilmiş olduğu buralarda bulunan izlerden öğrenilmektedir.

Arpanın Doğu Asya'da da yetiştirilmesi eskidir. Burada kral tarafından kutsal sayıldığı için belli bir tören gördükten sonra halk tarafından ekilirdi.

Arpaya Yunanistan'da yapılan tarihi kazılarda buğday ile birlikte rastlanmıştır. Bu sebeple eski Yunanlıların da arpayı tanıdıkları ve yetiştirdikleri böylece öğrenilmektedir. Homer eserlerinde arpadan bahsettiği gibi Heradot ve Theophrast da arpanın muhtelif çeşitlerinden Artemidor ise İsa nın doğumundan iki yüz yıl sonra yazmış olduğu eserinde tanrının kullarına ilk önce arpayı sunduğunu yazmıştır.

Arpa Romalılarca da tanınırdı. Romalılar iki sıralı arpayı yazlık ve çok sıralı olanları da kışlık olarak yetiştirirlerdi. Romalı Collomeller eserinde arpayı iki sıralı ve altı sıralı arpa olarak ayırmış ve iki sıralı arpayı gerek tanesinin iriliği ve gerekse unun beyazlığı dolaysıyla yetiştirme tekniğinden bahsetmiştir.

Güney Fransa'da yapılan araştırmalar da arpa şist tabakaları üzerinde resmedilmiş olarak bulunmuştur. Bunun Renntier zamanının Glyptisch devrine ait olduğu ve bu suretle arpanın burada da çok eskiden beri yetiştirilmiş olduğu öğrenilmiştir.

Arpanın İtalya'da Mondsee'de su üzerinde mesken kurma devrinde mevcut olduğu yapılan araştırmalarla meydana çıkarıldığı gibi Roben Hausen de yaptığı araştırmalarda Taş devrine ait başaklar bulmuştur.

Arpanın kökenine gelince: De Candole, Körncke, Vavilov ve diğer araştırıcılara göre Ön-Asya diye adlandırılan ve içerisinde Anadolu, Suriye, Filistin, Irak, İran Afganistan, Hindistan'ın kuzeyi ve Pamir yaylasının eteklerinin bulunduğu geniş bir bölgeyi kapsar.

Kültür arpasının orijini Ege ve Doğu Akdeniz çevreleridir. Çünkü iki sıralı arpaların yabani türü olan Hordeum spontaneum Koch bütün orta doğuda H. agriocrithon Aberg ise Doğu Anadolu'da, Kafkasya'da ve Afganistan'da bol olarak bulunmaktadır.

Ege bölgemizin arpaları Birinci Dünya Savaşı'na kadar İzmir arpası adı ile dünyaca tutulan altı sıralı düz kılçıklı arpalardı. O zamanlar İzmir arpası İngiliz viskisinin ana maddesini oluştururdu. Ege'den Kaliforniya'ya götürülen İzmir arpası burada Japon arpası ile melezlenip ünlü Atlas arpası elde edilmiştir. Bugünde Kaliforniya'da geniş ekimi yapılan bu arpa İngiliz biracılığını beslemektedir. Dünyaca ünlü arpa koleksiyonları içinde Ege ve Küçük Asya arpaları önemli yer tutmaktadır.

Taneleri bakımından arpalar üç grupta toplanır.

  1. Beyaz arpalar: Kavuzlarda ve tanenin diğer katlarında renklilik bulunmayan arpalara beyaz taneli arpalar denir. Tane rengi yönünden dünyada en çok kültürü yapılan arpalar bu gruba girer.
  2. Koyu renkli arpalar: Kavuzlarda, meyve kabuğunda, aleuron da renk pigmentleri lokalize olmuştur. Tane renkli görülür. Siyah renk genellikle hakimdir.
  3. Çakır arpalar: Meyve kabuğu özellikle aleuron katı renkli olan arpalara çakır arpa denir.

Arpanın Bitki Özellikleri
Çimlenen bir arpa tanesi 5-7 kökçük verir. Bu kökçükler kısa bir zaman sonra yok olarak toprağa yakın boğumlardan meydana gelen kökler toprağın 25-30 cm derinliğinde yayılarak bitkiyi beslerler. Bazı kökler ise toprağın derinliklerine inerler.

Arpada kökün büyümesi ilk devrelerde çok kuvvetlidir ve bu durum bitkinin başak çıkarmasına kadarda devam etmektedir. Arpada kökün ilk devreler de kuvvetli olarak büyümesinin sebebi diğer buğdaygillere nazaran yetişmesinin daha kısa olmasındandır. Arpa filizleri yeşil renktedir bazılarında ise menekşe renginde antosiyan lekelerine de rastlanır. Buğdaygiller içersinde en çok kardeşlenendir. Normal olarak 5-8 kardeş verir. Arpada dilcik ve kulakçık çok kuvvetli olarak gelişmiştir yaprakları diğer buğdaygillerden daha geniştir. Uzunluğu 13-23 genişliği ise 0,5-1,8 cm dir. Gövdesi ortalama 35-100 cm kadar boy alır. Genel olarak çok sıralı arpalar boyca iki sıralılardan daha kısadır.

Arpada başak beşinci bazen de sekizinci boğumdan sonra çıkar. Ortalama 8-15 cm boyundadır. İki sıralı arpalarda çok sıralılara nazaran daha uzundur. Başaklar başak ekseni üzerinde teker teker otururlar ve bir çiçeklidirler. Başak ekseni üzerindeki çiçeklerden yalnız ortadaki tane tutma kabiliyetinde ise başak iki sıralı aksi takdirde çok sıralıdır.

İki sıralı arpalarda döllenme açık olup yabancıdır. Döllenme sırasında havanın sıcaklığı düşük olursa çiçekler açamayacaklarından döllenme kendi kendisine olur. Döllenmenin açık ya da kapalı olması ıslah içinde önemlidir.

Bir arpa tanesi genel olarak bir karyopsis ile ona dıştan yapışık bulunan iç kavuz, kapçık ve başakçık ekseni kalıntısından oluşur. Çıplak arpa çeşitlerinde ise iç kavuz ve kapçık karyopsise yapışık olmadığından harman sonunda elde edilen ürün çıplak tanelidir. Gerek karyopsis gerekse kavuzların özellikleri çeşitlere göre az çok değişiklikler gösterir. Karyopsis en dışta meye kabuğu (pericarp) ve onun altında tohum kabuğu (testa) ile bunlar tarafından çepeçevre sarılan besi doku (endosperm) ve embriyoyu kapsar. Arpa tanesi yaklaşık 8-12 mm uzunluk, 3-4 mm genişlik ve 2-3 mm kalınlıktadır. Bu boyutlar çeşitlere ve özellikle iki ya da altı sıralı ve sık ya da seyrek başaklı oluşuna göre değişir. Bin tane ağırlığı 30-62 gr hektolitre ağırlığı 60-72 kg arasında bulunur. Bileşiminde yaklaşık %67-68 azotsuz ekstrak %9,5 ham protein %10-14 nem %3,9 ham selüloz %2,1 ham yağ ve %2,2 kül bulunur. Hazmolunur maddeler oranı ise %62,4 ekstrak maddeler %6,6 protein %1,9 yağ ve %1,3 selülozdur.

Arpa Yetiştiriciliği - Arpa Nasıl Yetiştirilir?
Arpa tek yıllık bir uzun gün bitkisidir. Ancak, değişik gün uzunluklarına da uyabilir. Tahıllar içerisinde en çok kardeşleneni olup 5 - 8 kardeş verir. Bitki boyu ortalama 35-100 cm'dir. Başakları ortalama 8 - 15 cm boyunda olup 2, 4 ve 6 sıralıdırlar. Çiçeği, kavuz ve kapçık sarar. Kavuzlu arpalarda bunlar taneye yapışıktır ve harmanda ayrılmazlar. Tanenin ortalama % 10 - 13 kadarı kavuzdur.

Yapısında % 9 - 13 ham protein, % 67 kadar karbonhidrat bulunur. Serin iklim tahılları içerisinde buğdaydan sonra en çok ekimi yapılandır. Arpanın başlıca kullanım alanı hayvan yemi ve malt sanayidir. Önemli bir hayvan yemi olup, yem olarak değeri mısırın % 95'i kadardır. Yemlik arpalarda protein oranının fazla olması istenir. Kavuzun fazla olması besleyicilik değerini düşürür.

Bira üretimi için gerekli olan malt genellikle, iki sıralı beyaz arpalardan elde edilmektedir. Biralık arpaların protein oranının düşük olması (% 9 - 10,5) gereklidir.

Ekim Nöbeti
Buğday öncesi ve sonrası veya üst üste arpa ekiminden kaçınılmalıdır. Baklagil bitkileri ve mısır, pamuk, patates, pancar, sebzeler gibi çapa bitkileri ile münavebe yapılabilir.

Toprak İsteği
Arpa için en uygun topraklar; organik maddece zengin, milli, havalanması ve nemliliği uygun, nötr reaksiyonlu topraklardır.

Toprak Hazırlığı
Sonbaharda bitki kalıntıları temizlenmeli veya uygun alet, ekipmanla parçalanmalı, 15-20 cm derinlikte sürüm yapılıp, toprağa karıştırılmalıdır. Daha sonra diskaro ve tırmık veya kazayağı, tırmık kombinasyonu ile işlenerek keseklerin kırılması sağlanır. Kesekler kırıldıktan sonra orta ağırlıkta bir tapan çekilerek, tohum yatağı hazırlanır.

Toprak isteği
Arpa için en uygun topraklar, organik maddece zengin, milli, havalanması ve nemliliği uygun, nötr reaksiyonlu (PH'ı 5 ile 8) topraklardır.

Gübreleme
Toprağa verilecek gübre miktarını belirlemek için ekimden 1,5 - 2 ay kadar önce toprak analizi yaptırılması önerilir. Ege Bölgesi için tavsiye edilen gübre dozları; taban gübre olarak 15 kg/da 20:20:0, üst gübre olarak 15 kg/da amonyum nitrat'dır. Hava şartlarına göre üst gübre ikiye bölünerek de verilebilir.

Gübreleme zamanı; taban gübre ekim mibzerle yapılıyorsa ekimle birlikte, serpme olarak yapılıyorsa ekimden en fazla bir hafta önce toprağa verilmelidir. Üst gübre ise kardeşlenme döneminde mümkün olan en erken zamanda uygulanmalıdır. Maltlık olarak üretilen arpalarda yüksek protein oranı istenmediğinden proteinin oluşmasında etkili olan azotlu gübrelerin fazla ve geç zamanda kullanılmamasına özen gösterilmelidir.

Ekim Zamanı
Kışlık veya alternatif tabiatlı arpa çeşitleri daha erken ekilebilir. Yazlık arpa çeşitlerinde ekim, zorunlu durumlarda, iklim şartlarına göre ocak ayının ortalarına kadar uzayabilir.

Tohum Miktarı
Tarlaya atılacak tohum miktarını etkileyen faktörler;

  • Ekim zamanı,
  • Tohumun kalitesi (çimlenme gücü, safiyeti, fiziki durumu),
  • Tohum yatağının uygunluğu,
  • Çeşit,
  • Toprağın verimlilik seviyesi ve iklimdir.

Dekara atılacak tohum miktarı ise aşağıdaki gibi hesaplanır;

1000 tane ağ. X m2 de tohum sayısı X 10
Çimlenme (%) X Safiyet (%)
Örnek: 45 X 400 X 10 = 19,5 kg/da
97 X 95

Ekim mibzerle yapılıyorsa bu miktar 2-3 kg kadar azaltılır.

Ekim
Ekim, mümkünse mibzerle yapılmalıdır. Ekim derinliği, çimlenme için yeterli nemi ve havalanmayı sağlayacak şekilde ayarlanır. İyi bir çimlenme için ekim derinliğinin 3 - 5 cm olarak ayarlanması uygundur. Kardeşlenmenin yüksek olduğu taban ve sulu arazilerde daha seyrek ekim yapılabilir.

Sulama
Arpanın su ihtiyacı buğday kadar olmamakla beraber, bol verim ve kaliteli ürün için yeterli miktarda da toprak emine ihtiyaç vardır. Arpada sulama yapılacaksa birinci su sapa kalkma ikinci su süt olumu devresinde olmak üzere iki su verilir. Tek su verilecek ise süt olum devresinde tatbik edilmelidir. Sulamada tatbik edilecek husus bitkinin gelişme devresinde, yağışların yeterli olmadığı dönemlerde arpanın toprakta ihtiyacı olan suyun, sulama suyu ile karşılanmasıdır.

Yabancı Ot Kontrolü
Arpa tarlalarında görülen yabancı otlar dar ve geniş yapraklı olmak üzere iki tiptir. Arpa dar yapraklı bir bitki olması nedeniyle dar yapraklı yabancı otlarla mücadele geniş yapraklılara göre zor ve masraflıdır. Bölgeye göre tarlalarda gözüken yabancı otlar için kimyasal mücadele en kolay ve kesin olanıdır. Bu konuda ruhsatlı yabancı ot ilaçlarının kullanımı önerilir.

Yabani yulaf, kuş otu, delice, tilki kuyruğu arpada görülen en önemli dar yapraklı yabancı otlardır. Etken maddesi difenzoquat, diclofob methyl, flamprop isopropyl, fenoxaprop-P ethyl, tralkoxydim, clodinafop propargyl olan herbisitlerle ilaçlama yapılmalıdır.

Yabani hardal, pıtrak, sarı ot, yapışkan otu, köy göçüren ve papatya arpa tarlalarında görülen en önemli geniş yapraklı yabancı otlardır. Etken maddesi 2,4-D amin, 2,4-D ester ve MCPA olan herbisitlerle ilaçlanmalıdır.

Hastalık ve Zararlılar
Arpanın bölgelere göre değişen birçok hastalığı ve zararlısı vardır.

Yaprak çizgi hastalığı: Fungal bir hastalıktır. Arpanın en önemli hastalıklarından birisidir. Genç yaprağın damarları arasında soluk renkli şeritler belirir. Bu şeritler süratle kahverengiye döner ve boyuna yırtıklar oluşturur. Hastalıklı bitkiler bodurlaşır ve olumdan önce ölebilirler. Tohum ilaçlamasında ihmal çok yüksek verim kayıplarına sebep olur.

Arpa yaprak lekesi: İlkbaharda genç yapraklar sulanmış lekeler göstermeye başlar. Yavaş yavaş bu lekeler kuruyarak kenarları dişli koyu griden kahverengiye veya sarımsı halkayla çevrili beyazımsı gri lekelere dönüşür. Erken ekimi takip eden ılık ve yağışlı hava enfeksiyonu artırır. Ekimden önce tohumlar ilaçlanmalıdır.

Arpa kapalı rastığı: Fungal bir hastalıktır. Buğday sürmesine benzer. Hasta bitkinin taneleri katı ve siyah rastık parçaları ile bulaşır. Ekimden önce tohumlar civalı ilaçlarla ilaçlanmalıdır. Arpa açık rastığı: Fungal bir hastalıktır. Hasta bitkinin başakları siyah bir toz kitlesi durumundadır. İlaçlı mücadelesi yoktur. Dayanıklı çeşitler ekilmeli ve ekim nöbeti uygulanmalıdır. Bölgelere ve yılın iklim şartlarına göre ortaya çıkabilecek böcek, kurt ve kemiriciler gibi zararlılarla uygun kimyasal ilaçlar ile mücadele edilmelidir.

Hasat, Harman ve Depolanması
Arpada hasadı geciktirmek hem verimi arttırır, hem de su oranının düşmesini sağlar. İyice kurumadan hasat edilmiş arpa ürününde kavuzlar kolayca renk atar, kalite düşer. Hasat tırpan veya orakla yapılıyorsa, kırılmasını önlemek için, hasada sabahın erken saatlerinde çiğli havada girilmelidir.

En iyi hasat biçerdöverle yapılanıdır. Bu takdirde tam olumu fazla geciktirmemelidir. Biçerdöverle hasatta özellikle biralık arpalarda danenin kırılmaması için, biçerdöver ayarı önem kazanmaktadır. Arpanın depolanmasında ambar olarak kullanılacak bina rutubet almayan kuru, havadar ve aydınlık bir yer olmalıdır. Depoya getirilen arpanın su oranının %12 r11; 14 altında olması gerekmektedir. Deponun ısısı ise +4ºC civarında olmalıdır. Ambara konulacak arpa içerisinde, kızışmaya sebep olmaması için yabancı tohum bulunmamalıdır.