Rüyada ölmüş birinin yaşayan birini çağırması, çağrının şekline ve rüyayı gören kimsenin buna nasıl karşılık verdiğine göre tâbir olunur. Vefat eden birinin uzaktan seslenmesi, genel anlamda yolculuğa, hâl değişikliğine veya kişinin hayatında önemli bir döneme işâret eder.
Rüyada rahmetli bir kimsenin kendisini çağırdığını gören kişi, eğer bu çağrıya cevap verip onun peşinden giderse, bu hâl eski tâbirlere göre hayırlı sayılmaz. Bazı rivâyetlerde bu durum, ecelin yaklaşmasına veya ağır bir hastalığa delâlet eder. Fakat kişi çağrıya cevap vermez, onunla gitmez yahut gittiği yerden geri dönerse, hastalık ve sıkıntıdan sonra selâmete çıkmaya yorulur.
Vefat eden birinin ardından gidip bilinmeyen bir eve girmek ve oradan çıkmamak, rüya tâbirlerinde ömrün sona yaklaşmasına işâret sayılmıştır. Ancak rüyayı gören kimse o eve girmezse yahut girdikten sonra tekrar dışarı çıkarsa, bu durum ağır bir sıkıntıdan veya hastalıktan sonra şifâ bulmaya ve hayra kavuşmaya delâlet eder.
Bir başka rivâyete göre, ölen bir kimsenin rüyada kişiyi yanına alması her zaman kötüye yorulmaz. Bazı tâbirlerde bu hâl, sağlık, esenlik ve korunma mânâsı da taşır. Bu sebeple böyle rüyalar kesin bir hüküm gibi görülmemeli; rüya sahibinin hâli, niyeti ve rüyanın tamamı birlikte değerlendirilmelidir.
Bu şekilde rüyada rahmetli birinin çağırması, kişiye duâ etmeyi, sadaka vermeyi ve Allah'a yönelmeyi hatırlatan bir işâret de olabilir. Korkutucu görünen rüyalar karşısında hayra yormak, duâ etmek ve gönlü ferah tutmak en güzel yoldur.
Rüya tâbiri kesin bir hüküm değildir; görülen hâlin hakikatini ve en doğru mânâsını Allah Teâlâ bilir. Rabbim hayra tebdil eylesin.
Bir cevap yazın