Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Kaya, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının açıkladığı Sanayi Alanları Master Planı kapsamında oluşturulması planlanan yeni sanayi gelişim koridorlarında Ağrı'nın neden daha görünür olması gerektiğini Diyadinnet için kaleme aldı. Kaya, yazısında Gürbulak Sınır Kapısı, E-80 karayolu, jeotermal kaynaklar, hayvancılık potansiyeli, maden rezervleri, üniversite, havalimanı ve genç nüfusuyla Ağrı'nın yeni üretim haritasındaki stratejik önemini değerlendirdi.
YENİ SANAYİ KORİDORLARINDA AĞRI NEDEN YOK?
Türkiye yeni üretim haritasını çizerken, İran'a açılan en önemli sınır kapılarından birine sahip Ağrı bu vizyonda neden yeterince görünmüyor?
Prof. Dr. Faruk KAYA
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın açıkladığı Sanayi Alanları Master Planı, Türkiye'nin üretim coğrafyasını yeniden şekillendirmeyi amaçlayan önemli bir kalkınma hamlesidir. Plan; mevcut planlı sanayi alanlarının yaklaşık iki katına çıkarılmasını, yatırımların belirli bölgelerde yoğunlaşmasının önüne geçilmesini ve üretim merkezlerinin güçlü ulaşım ağlarıyla bütünleştirilmesini hedeflemektedir. Bu kapsamda Samsun-Mersin, Trabzon-Şırnak, Mersin-Şırnak ve Sivas-Iğdır olmak üzere dört yeni Sanayi Gelişim Koridoru oluşturulacağı duyurulmuştur.
SANAYİ KORİDORLARI YENİ ÜRETİM HARİTASINI ŞEKİLLENDİRİYOR
Bu koridorlar yalnızca yeni Organize Sanayi Bölgelerinin kurulacağı güzergâhlar değildir. Amaç; sanayiyi ulaştırma altyapısı, lojistik merkezler, enerji kaynakları, demiryolu-karayolu bağlantıları ve uluslararası ticaret ağlarıyla bütünleştirerek birbirini besleyen üretim ve lojistik ekosistemleri kurmaktır. Sivas-Iğdır Koridoru da bu yüzden yalnızca güzergâh üzerindeki illeri ilgilendiren bir proje olarak okunmamalıdır. Çünkü bir koridorun başarısı, yalnızca ana eksenle değil, o ekseni ekonomik açıdan güçlendirecek stratejik merkezlerin doğru planlanmasıyla ölçülür.

AĞRI'NIN STRATEJİK KONUMU NEDEN GÖZ ARDI EDİLİYOR?
Asıl sorulması gereken soru şudur: Türkiye'nin İran'a açılan en büyük sınır kapılarından Gürbulak'a ev sahipliği yapan, uluslararası E-80 karayolu üzerinde bulunan; güçlü hayvancılık potansiyeline, jeotermal kaynaklara, maden rezervlerine, üniversiteye, havalimanına ve genç nüfusa sahip Ağrı, yeni sanayi koridorları planlanırken neden yeterince görünür değildir?
GÜRBULAK, E-80 VE AĞRI'NIN LOJİSTİK GÜCÜ
Bu, bir ilin bir başkasının önüne geçirilmesini istemek değildir. Amaç; henüz planlama aşamasındaki bu projelerde Ağrı'nın potansiyelinin bilimsel verilerle değerlendirilmesine katkı sunmaktır. Zira Ağrı yalnızca bir sınır ili değildir; Gürbulak üzerinden Kafkasya'ya, Orta Asya'ya ve Asya pazarlarına uzanan en önemli ticaret kapılarından birine sahiptir. Avrupa'yı İran'a bağlayan E-80 karayolu il merkezinden geçer; Ahmed-i Hâni Havalimanı, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi ve mevcut Organize Sanayi Bölgesi ilin üretim ve lojistik altyapısını güçlendirir.
JEOTERMAL, MADEN VE HAYVANCILIKTA BÜYÜK POTANSİYEL
Ağrı'nın değeri ulaştırmayla da sınırlı değildir. Diyadin'deki jeotermal kaynaklar Türkiye'nin önemli yenilenebilir enerji alanlarından biridir; son yıllarda tespit edilen altın rezervleri madencilikte yeni fırsatlar sunmaktadır. Büyükbaş hayvan varlığında Türkiye'de 14., küçükbaşta ise 7. sırada yer almasına rağmen, bu potansiyeli katma değere dönüştürecek et, süt, deri ve yem sanayisi yatırımlarının son derece sınırlı kalması düşündürücüdür.
AĞRI'NIN SANAYİ GEÇMİŞİNDEN ÇIKARILACAK DERSLER
İlin yakın ekonomik geçmişi de ders niteliğindedir. Eleşkirt Deri Fabrikası, bir dönem üreten Ağrı Süt Fabrikası ve dünyanın en kaliteli karbondioksit rezervlerinden birini değerlendirmek için Diyadin'de kurulan AG-KAR tesisi; tek başına fabrikanın yeterli olmadığını, sürdürülebilir kalkınmanın ancak güçlü bir üretim ekosistemiyle mümkün olduğunu göstermiştir. Sanayi Gelişim Koridorlarını önemli kılan da budur: bu model münferit yatırımları değil, birbirini besleyen sanayi kümelerini ve uzun vadeli kalkınmayı esas alır.
65 BİN KİŞİLİK GÖÇ AĞRI İÇİN UYARI NİTELİĞİNDE
Bu tabloya Ağrı'nın yıllardır yaşadığı göç gerçeğini de eklemek gerekir. TÜİK verileri, ilin son 14 yılda (2011-2025) yaklaşık 65 bin kişi kaybettiğini; özellikle genç, eğitimli ve üretken nüfusun daha fazla iş imkânı sunan illere yöneldiğini ortaya koymaktadır. Üstelik bu göç artık yalnızca büyükşehirlere değil; başta ABD ve Kanada olmak üzere yurt dışına da yönelmektedir. Üretimin sınırlı, istihdamın dar olduğu bir ilde bu gidişi durdurmak kolay değildir. Bu yüzden Sanayi Gelişim Koridoru, Ağrı için yalnızca yeni bir yatırım alanı değil; göçü yavaşlatabilecek, gençlere kendi memleketinde gelecek kurma umudu verebilecek stratejik bir fırsattır.
ZENGEZUR'DAN SONRA YENİ BİR FIRSAT: SİVAS-IĞDIR KORİDORU
Yakın geçmişte Zengezur bağlantılı demiryolu projesinde Ağrı hak ettiği yeri alamamış ve maalesef treni kaçırmıştır. Bugün önümüzde yeni bir fırsat var; üstelik Sivas-Iğdır Koridoru henüz planlama aşamasında ve koridorların kesin güzergâhı kamuoyuyla paylaşılmış değil. İşte tam da bu yüzden bugün harekete geçmek hayatidir. Çünkü planlama aşamasında dile getirilmeyen talepler, uygulama aşamasında çoğu zaman karşılık bulmaz.
AĞRI İÇİN ORTAK İRADE ÇAĞRISI
Bu noktada herkese sorumluluk düşmektedir. Ağrı için sorumluluk taşıyan tüm siyasileri, bürokratları, üniversiteyi, meslek kuruluşlarını, iş dünyasını, sivil toplum örgütlerini ve basın mensuplarını ortak bir hedef etrafında buluşmaya, elini taşın altına koymaya davet ediyorum. Ağrı'nın stratejik üstünlüklerini bilimsel ölçütlerle ortaya koyup karar vericilere en güçlü biçimde iletmek, hepimizin ortak görevidir. Bu ortak irade yalnızca Ağrı'nın geleceğine değil, Türkiye'nin doğu sınırındaki üretim ve lojistik kapasitesine de katkı sağlayacaktır.
AĞRI BU SANAYİ VİZYONUNUN PARÇASI OLMALI
Türkiye yeni sanayi haritasını çiziyor. Bu haritada Ağrı'nın yerini başkalarının belirlemesini beklemek yerine, neden bu vizyonun güçlü bir parçası olması gerektiğini bugün, hep birlikte ortaya koymak zorundayız.
Aksi hâlde bu treni de kaçıracağız...