X

Kemah Kalesi'nde dehlize düşen eski Bursa İl Sağlık Müdürünün tedavisi Erzincan'da sürüyor

21.04.2024 - 15:12

Eski Bursa İl Sağlık Müdürü Dr. Hüseyin Hüsnü Serdar, Erzincan'da bulunan tarihi Kemah Kalesi'nde dehlize düşerek yaralandı. Düşmenin etkisiyle ayağı kırılan Serdar'ın tedavisi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sürüyor.

Erzincan - Doğa gezisi için Erzincan'a gelen, eski Bursa İl Sağlık Müdürü Dr. Hüseyin Hüsnü Serdar, arkadaşı ile birlikte Kemah ilçesindeki 2 bin 200 yıllık tarihi Kemah Kalesi'ne çıktı. Kaleyi gezdikten sonra, dönüş yoluna geçtiği esnada yaklaşık 2 metre yükseklikten dehlize düşen Dr. Serdar, kayaya çarptığı sol ayağının bilek kısmından yaralandı. Arkadaşının 112'yi arayarak ihbarda bulunmasının üzerine, bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Karanlık dehlizde cep telefonlarının ışığı ile ilk müdahaleyi yapan sağlık ekipleri Dr. Serdar'ın ayak bileğinde kırık olduğunu tespit etti. Kırıl bölgeye uygulanan ilk müdahalenin ardından sedyeye alınan Dr. Serdar, bölgeye sevk edilen sağlık ve polis ekipleri ile çevredeki vatandaşların yardımıyla yaklaşık 1,5 kilometre taşınarak, ambulansa ulaştırıldı. İlk müdahale ve kurtarılma anları ise saniye saniye cep telefonu kamerasına yansıdı. Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edilen Dr. Serdar, acil servisteki müdahalesinin ardından ameliyata yapılarak tedavi altına alındı. Geçirdiği ameliyat sonrası bir ameliyat daha geçireceğini söyleyen Dr. Serdar'ın genel durumunun iyi olduğunu ifade etti.

'İlk müdahaleyi kendi kendime uyguladım"

Düştüğü anda ayak bileğinde parçalı ve kanamalı kırık olduğunu anladığını söyleyen Dr. Hüseyin Hüsnü Serdar, ilk müdahaleyi hemen kendi kendine uyguladığını belirterek, "Talihsiz bir kaza geçirdik. Kemah Kalesi'ni ziyaret etmiştik. Kemah Kalesi'nin 2 bin 200 yıllık tarihi olduğunu biliyorduk. Erzincan'ın en eski kalesi. Geçmişe tanıklık eden izleri sürelim dedik. Gizli merdivenlerden, geçitlerden içeriye girdik. Kale alanında dolaştıktan sonra. İniş sırasında bir anda bir karanlık oluştu ve boşluğa bastım. 2 metre yükseklikten bir yere düştüm. Düştüğüm anda da ayağım kırıldı. Ayağımın parçalı kırık olduğunu fark ettim. Turnike uygulayarak, kanamayı durdurarak kendimi güvenli bir alana çektim. Yanımda dağcı arkadaşım vardı. O 112'yi ve ilgili yerleri arayınca yardım istendi ve kalenin içerisinde oldukça zor bir kurtarma operasyonu yapıldı. Kemah Kaymakamlığı, ilçe emniyet, ilçe hastane ve 112 ekibi gerçekten çok değerli bir çalışma yaptılar ve bizi gün yüzüne çıkararak çok zorlu şartlarda ambulansa yetiştirdiler. Çok zorlu bir alan 1-1,5 kilometre civarında, hatta orada bir köprü vardı köprüden de kaydırarak geçirdiler" dedi.

"Kemah Kalesi'nde kanını döken son kişi ben olayım"

Kemah Kalesi'nin, Kültürel Miras Listesi'ne girecek değerde bir eser olduğunun ancak turizm açısından eksikliklerin olduğunu, bu eksikliklerden kaynaklı olarak düşüp yaralandığının altını çizen Dr. Serdar basit önlemler alınarak bundan sonra ki yaşanabilecek kazaların önüne geçmenin mümkün olduğunu söyledi. Dr. Serdar, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, "Gayemiz orada eşsiz bir doğa ve tarihi kültürel mirasın gün yüzüne çıkması için kendi kalemimizle ne kadar katkı yapabiliriz onu düşünüyorduk. Sadece Kemah'a değil, Türkiye'nin de Kültürel Miras Listesine eklenebilecek bir eserin ortaya çıkmasına biz katkı olur diye düşünüyorduk. Birkaç yıl önce bir çalışma yapılmış ama ben buradan eksik kalan çalışmaları hatırlatmak istiyorum. Bu röportajı kabul etmemin sebebi, bundan sonra oralarda kaza olmaması, yaralanma olmaması. Yine daha gezi güvenliği sağlanarak ziyaretlerin elverişli hale getirilmesini sağlamak maksadıyla bir aradayız. Kalede en ufak bir yönlendirme levhası yok. Işık yok. Tehlikeli alanlarla ilgili bariyerler yok ve taş düşme ihtimaline karşı baret kullanılmasının önemine dair en ufak bir bilgilendirme yok. Dolayısıyla, mekânın kime ait olduğunu bilmiyorum ama bu eksikliklerin giderilmesi lazım. Çünkü 30 sene önce burada Kemah Sağlık Ocağında çalışan bir arkadaşımız daha benim düştüğüm yerden düşerek yaralanmış. Dolayısıyla o kalede kanını döken en son ben olayım" ifadelerine yer verdi.