Ağrı'nın Taşlıçay ilçesinde, 2 bin 254 metre rakımda bulunan Balık Gölü; yağışların azalması, yaz kuraklığının artması ve Doğubayazıt'ın su ihtiyacının bir bölümünün buradan karşılanması nedeniyle son yıllarda hızla küçülüyor. Uydu verileri üzerinde yapılan incelemelerde göl alanının 29 yılda yaklaşık 1,4 kilometrekare daraldığı belirlendi.
Taşlıçay ilçe merkezinin yaklaşık 30 kilometre kuzeyinde yer alan Balık Gölü, el değmemiş doğası ve barındırdığı çok sayıdaki kuş türüyle her mevsim ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Ancak iklim değişikliğinin etkileri ve beşerî su kullanımı nedeniyle gölün kıyı çizgisinde belirgin çekilme yaşanıyor. Suyun gerilediği alanlarda yosunlaşma görülürken, göldeki değişim dronla havadan da görüntülendi.
Göl Alanı Bir Kilometrekareden Fazla Daraldı
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı ve Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alperen Kayserili, Balık Gölü'nde bir kilometrekareden fazla alan kaybı yaşandığını söyledi.
Su çekilmesinin yalnızca iklim değişikliğinden kaynaklanmadığını belirten Kayserili, insan faaliyetlerinin de göldeki daralmada etkili olduğuna dikkati çekti.
Doğubayazıt'ın içme suyu ihtiyacını karşılayan önemli kaynaklardan birinin Balık Gölü olduğunu ifade eden Kayserili, gölün aynı zamanda Sarısu Deresi aracılığıyla Doğubayazıt Sazlıkları'nı beslediğini anlattı.
Kayserili, "Eski kıyı çizgisi ile yeni kıyı çizgisi arasına baktığımızda, suyun ne kadar çekildiği net olarak belli oluyor. Kuş varlığı ve ekolojik denge açısından buranın korunması çok önemli. Burası turizm açısından da büyük bir potansiyele sahip. Geçmişte suyun olduğu alanlarda şimdi hayvanlar otluyor." dedi.
2016'dan Sonra Çekilme Hızlandı
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Arıkan da göldeki mevsimsel değişimleri incelemek amacıyla 1986 yılından itibaren elde edilen uydu verilerini analiz ettiklerini söyledi.
İncelemelerde, 1986-1996 yılları arasında göl seviyesinde bir miktar yükselme yaşandığı, 1996'dan sonra ise göl alanının daralmaya başladığı tespit edildi.
Arıkan, 1996 ile 2016 arasındaki 20 yıllık dönemde çekilmenin daha yavaş gerçekleştiğini belirterek, "2016'dan sonraki süreçte çekilmenin çok hızlandığını ve geçmişe oranla neredeyse 10 kat hızlı bir çekilme olduğuna ilişkin emarelere rastlıyoruz." diye konuştu.
Çekilmenin özellikle gölün güneybatı bölümünde belirgin şekilde görüldüğünü aktaran Arıkan, yağışların azalması ve yaz kuraklığının şiddetlenmesinin gölü olumsuz etkilediğini kaydetti.
Gölün Yüzölçümü 33,1 Kilometrekareye Geriledi
Uydu analizlerine göre Balık Gölü'nün yüzölçümü, 1996 yılının yaz aylarında 34,5 kilometrekare olarak ölçüldü. Bu alanın 2025 yazında 33,1 kilometrekareye düştüğü belirlendi.
Böylece gölün yüzölçümünde yaklaşık 1,4 kilometrekarelik kayıp meydana geldi.
Türkiye'de çok sayıda gölün kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten Arıkan, Balık Gölü'nün de aynı duruma gelmemesi için koruyucu önlemlerin alınması gerektiğini vurguladı.
2100 Yılına Kadar Üçte Birini Kaybedebilir
Yapılan tahmin analizlerine göre mevcut eğilimin devam etmesi halinde Balık Gölü'nün yüzölçümünün 2100 yılına kadar 21-22 kilometrekare seviyesine düşebileceği öngörülüyor.
Bu tahmin, göl alanının yaklaşık üçte birinin kaybedilebileceğine işaret ediyor.
Balık Gölü'nün su çekilmesi açısından riskli bir duruma geldiğini ifade eden Arıkan, yerleşim yerlerinin ihtiyacı için gölden su alınırken daha titiz davranılması gerektiğini söyledi.
Arıkan, göldeki değişimin temelinde küresel iklim değişikliğinin bulunduğunu belirterek, su kaynaklarının korunması ve kullanımının dikkatli şekilde planlanmasının önemine dikkati çekti.
Ekolojik Denge ve Turizm Potansiyeli Risk Altında
Balık Gölü'ndeki su kaybı, yalnızca gölün yüzölçümünü değil, çevresindeki sulak alanları, kuş varlığını ve doğal yaşamı da etkiliyor.
Doğal güzellikleriyle önemli bir turizm potansiyeline sahip olan gölün korunması için iklim değişikliğinin etkilerinin ve beşerî su kullanımının birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

















