Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Ebru Solmaz, modern yaşamla birlikte artan dijital ekran kullanımının uyku kalitesini olumsuz etkilediğini belirterek dijital denge çağrısı yaptı. Solmaz, telefon, tablet ve televizyon gibi cihazlardan yayılan mavi ışığın gece saatlerinde melatonin hormonunu baskıladığını, bunun da uyku problemlerine yol açtığını ifade etti.
Dijital çağın gizli tehlikesi mavi ışık uykumuzu ve sağlığımızı çalıyor!
Günlük yaşamda ekran kullanımının yalnızca iş ve eğitim nedeniyle değil, sosyal medya ve dijital platformlarda geçirilen süreyle de arttığını belirten Dr. Solmaz, bu durumun hem yetişkinler hem de çocuklar için sağlıklı uyku düzenini zorlaştırdığını söyledi.
Mavi ışık melatonin salgısını baskılıyor
Uyku problemlerinin biyolojik bir süreçle ilişkili olduğunu vurgulayan Dr. Solmaz, ekranlardan yayılan mavi ışığın beyin tarafından gündüz uyarısı gibi algılanabildiğini belirtti.
Solmaz, "Bizim uyku hormonumuz var, buna melatonin diyoruz. Telefon, tablet ya da televizyona baktığımızda gözümüz mavi ışık algılıyor. Bu ışık algılandığı andan itibaren ise beynimiz uykuyu reddediyor ve melatonin hormonunun salgılanması baskılanıyor. Sonuç olarak uyku problemleri ve uyku kalitesinde ciddi düşüşler yaşıyoruz." dedi.
Uykusuzluk dikkat ve stres sorunlarını artırabiliyor
Mavi ışığa uzun süre maruz kalmanın ve uyku düzeninin bozulmasının kısa ve uzun vadeli etkilerine de değinen Solmaz, uykusuzluğun günlük yaşamda dikkat eksikliği, odaklanma sorunları, aşırı stres, anksiyete ve ani duygu durum değişiklikleriyle kendini gösterebildiğini söyledi.
Dr. Solmaz, uzun vadede ise bu durumun diyabet, hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları riskini artırabileceğine dikkati çekerek, "Dikkat eksikliği, odaklanma sorunları, aşırı stres, anksiyete ve ani duygu durum değişiklikleri. Mavi ışığa kronik olarak maruz kalma ve uykusuzluk; halk arasında şeker ve tansiyon olarak bilinen diyabet, hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları riskini ciddi oranda artırıyor." ifadelerini kullandı.
Çocuklarda ekran sınırı için ebeveynlere çağrı
Çocuklarda uyku düzeni oluşturmanın daha dikkatli bir yaklaşım gerektirdiğini belirten Öğr. Gör. Dr. Ebru Solmaz, ebeveynlerin bu konuda rol model olması gerektiğini söyledi. Solmaz, çocukların söylenenden çok gördüklerini uyguladığını ifade ederek ailelere akşam saatlerinde ekran ve ışık uyaranlarını azaltmaları önerisinde bulundu.
Solmaz, "Çocuğun akşam saat 20.30'da yatması planlanıyorsa, anne ve baba en geç saat 19.30'da ortamdaki tüm mavi ışık kaynaklarını ortadan kaldırmalıdır. Arka planda çalan televizyon, ellerdeki telefonlar kesinlikle kapatılmalı; ışık ve uyaranların az olduğu sakin bir ortam oluşturulmalıdır. Buradaki amaç, çocuğun beynine 'Artık gece oldu, gündüz bitti, mavi ışık kapatıldı ve uykuya geçiyoruz' mesajını vermektir. Çocuğun sinir sistemini sakinleştirmek için banyo yapmak, kitap okumak veya masal anlatmak gibi bir uyku rutini geliştirilmelidir." dedi.
Dijital denge hem ruh hem beden sağlığı için önemli
Mavi ışıktan korunmanın yalnızca çocuklar için değil, yetişkinlerin fiziksel ve zihinsel sağlığı açısından da önemli olduğunu vurgulayan Dr. Solmaz, ekran kullanımına sınır koymanın modern yaşamda temel bir ihtiyaç haline geldiğini belirtti.
Solmaz, "Modern çağda hepimizin bu dijital dengeyi kurması gerekiyor. Kendimizi olabildiğince bu mavi ışıktan uzak tutmalı hem ruh hem beden sağlığımız için ekranlara sınır koymayı öğrenmeliyiz." diye konuştu.