MUŞ - İBRAHİM YALDIZ - Muş Alparslan Üniversitesi bünyesinde yürütülen ıslah çalışmalarıyla, doğal yayılış alanları giderek daralan endemik Muş lalesinin korunması ve çoğaltılması hedefleniyor.
Şehirleşme, tarıma açılan yeni araziler ile çayır ve meraların kontrolsüz otlatılması nedeniyle endemik Muş lalesinin doğal yaşam alanları her geçen yıl azalıyor.
Bu kapsamda üniversite bünyesinde faaliyet gösteren Muş Lalesi Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde lalelerin korunması, çoğaltılması ve görsel özelliklerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülüyor.
Merkezde görevli akademisyenler tarafından yürütülen bilimsel çalışmalar sonucunda, yılda yalnızca bir soğan veren Muş lalesinde 3-4 yavru soğan verebilen yeni genotipler geliştirildi.
Akademisyenler, yavru soğan sayısı ve soğan ağırlığının artırılmasına yönelik elde edilen başarılı sonuçların ardından, lalelerin görsel özellikleri ile çiçekte kalma süresinin artırılmasına yönelik çalışmalara ağırlık verdi.
Kırmızı tonlarıyla Muş Ovası'nı doğal bir görsel şölen alanına dönüştüren laleler, bugünlerde fotoğraf tutkunları, doğaseverler ve belgesel ekiplerinin ilgisini çekiyor.
"1-2 YILA KADAR YENİ ÇEŞİTLER GELİŞTİRMİŞ OLACAĞIMIZI UMUYORUM"
Muş Lalesi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Yenikalaycı, AA muhabirine, Muş lalesinin endemik doğal soğanlı bir bitki olduğunu söyledi.
Yaklaşık 8 yıldır kültüre alma, yetiştirme tekniği ve ıslah çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Yenikalaycı, şunları kaydetti:
"Bu aşamada önemli başarılar kaydettik. Muş lalesinde tescil aşamasına gelmiş iki farklı çeşit adayımız var. Tohumluk Tescil Sertifikasyon Merkezi Müdürlüğümüze müracaatımızı yaptık. İki yıldır tescil denemelerini yürütüyoruz. 1-2 yıla kadar yeni çeşitler geliştirmiş olacağımızı umuyorum."
Muş lalesinin diğer kültür lalelerinden farklı olarak bir soğanın sonraki yıl yalnızca bir soğan verdiğini ifade eden Yenikalaycı, bu durumun kültüre alınmasını zorlaştırdığını anlattı.
Yürütülen ıslah çalışmalarıyla 3-4 yavru soğan veren genotipler geliştirdiklerini aktaran Yenikalaycı, "Islah çalışmalarında genelde soğan ağırlığı, yavru soğan sayısı ve çiçek görünümü yönünde çalışmalarımızı sürdürüyoruz." dedi.
Lalede tohumla üretimin 4-6 yıl gibi uzun bir süre gerektirdiğini dile getiren Yenikalaycı, üretimin genellikle soğanlarla yapıldığını belirtti.
Doğadaki Muş lalelerinde bir soğandan büyük oranda yalnızca bir yavru soğan elde edildiğini ifade eden Yenikalaycı, seleksiyon ıslahı yöntemiyle bu durumun iyileştirilmesine yönelik olumlu sonuçlar aldıklarını söyledi.
"LALENİN POPÜLASYONU HER YIL DÜŞÜYOR"
Son yıllarda Muş lalesinin yayılış alanlarının giderek azaldığını vurgulayan Yenikalaycı, şöyle konuştu:
"Şehirleşme, tarıma açılan yeni araziler ile çayır ve meraların kontrolsüz otlatılması nedeniyle lalenin popülasyonu her yıl düşüyor. Bu nedenle koruma altına alınması gereken lale için kültüre alma ve ıslah çalışmalarına önem veriyoruz."
Çalışmalarda yavru soğan sayısı ve soğan ağırlığının yanı sıra çiçeğin görselliği ve çiçekte kalma süresi üzerinde de durduklarını belirten Yenikalaycı, "Ektiğimiz lalelerimiz alımlı, büyük ve güzel görünüyor." ifadelerini kullandı.
Yenikalaycı, yurt içi ve yurt dışından gelen turistlerin Muş lalelerini görüntülemek için bölgeyi ziyaret ettiğini, bunun da kentin tanıtımına katkı sunduğunu dile getirdi.
"İNANILMAZ GÜZEL BİR ORTAM VAR"
Şırnak'ta doktor olarak görev yapan Elif Demir de lalelerin açtığı alanları görüntülemek için bölgeye geldiğini söyledi.
Bölgenin doğal güzelliklerini sosyal medya hesaplarında paylaşarak tanıtım yapmaya çalıştığını anlatan Demir, "Muş laleleri açmış ve inanılmaz güzel bir ortam var. Arkadaşım burada lalelerin açtığını söyleyince çok uzun yollardan buraya geldim." dedi.
Bitlisli fotoğraf sanatçısı İskender Selçuk ise lalelerin açmasıyla tarlaların kırmızıya büründüğünü belirterek, "Çok güzeldi." diye konuştu.