"Teknolojinin Gücüyle Geleceğe" webinar serisi

"Teknolojinin Gücüyle Geleceğe" webinar serisi

Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici:
- "Mikro elektronik endüstrisi stratejik bir öneme sahip. Ekonomik olarak lider konumdaki ülkelerin hepsi bu teknolojiye sahip. Türkiye'nin de bu konuda söz sahibi olması için bu endüstrinin üretim ve tasarım altyapısına sahip olması gerekir"

İSTANBUL - Sabancı Üniversitesi'nin Akbank ve Eczacıbaşı Holding iş birliği ile kamu ve özel sektör yöneticilerini bilim ve teknoloji ile buluşturmak üzere düzenlediği "Teknolojinin Gücüyle Geleceğe" webinar serisinin sonuncusu, "Yarı İletken Tüm Devre Teknolojisi ve Yaşantımızdaki Önemi" başlığıyla gerçekleşti.

Etkinlik, "Kuantum Bilgisayarlar Sonrasında Siber Güvenlik Webinarı" ile başladı, "Veri ile Karar Verme: Yapay Zeka ve Veri Analitiğinin Geçmişten Geleceğe Hikayesi", "Günlük Yaşamda Genom Bilimi", "Sağlık ve Biyoloji için Yapay Öğrenme", "Yenilenebilir ve Sürdürülebilir Enerji Sistemleri ve Enerji Çevrim ve Depolama Teknolojileri" konuları ile devam etti.

Son olarak "Yarı İletken Tüm Devre Teknolojisi ve Yaşantımızdaki Önemi" başlığı altında düzenlenen toplantıyla webinar serisi tamamlandı.

Webinarda Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici ve Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Melik Yazıcı, "Yarı İletken Tüm Devre Teknolojisi ve Yaşantımızdaki Önemi"ni anlattı.

Sabancı Üniversitesi Rektörü Leblebici, global mikro elektronik yarı iletken sektörünün 500 milyar doların üzerinde büyüklüğe sahip olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Bu alan stratejik bir teknoloji olduğu için çok önemli. Cep telefonlarından bilgisayarlara, otomotiv elektroniğinden tıp elektroniğine pek çok alana hizmet ediyor. Bu alandaki sürekli ve üstel olarak yükselen gelişme trendinin arkasında aslında 'ekonomik bir öngörü' olarak adlandırabileceğimiz Moore Yasası var. Bu yasaya ya da ekonomik gözleme göre, yarı iletken sektörünün ekonomik fizibilitesinin sürdürülebilirliği için her sene belli bir hızda büyümesi gerekiyor. Gerçekten de 1970'lerden 2020'lere ürünlerin içinde bulunan transistör sayısından çalışma hızına kadar pek çok parametrenin neredeyse 1 milyar kat artmış olduğunu görüyoruz. Bu şekilde 50 sene boyunca sürekli olarak üstel olarak büyüyen başka bir endüstri de bulunmamaktadır."

Bir transistörün boyutunun, Kovid-19 virüsünün onda biri boyutunda olduğuna dikkati çeken Leblebici, "Bundan 10 yıl önce bir transistörün boyutu yaklaşık olarak bir virüsün boyutu kadardı. Ama artık onda birine, yani bir milimetrenin milyonda biri mertebesine inmiş durumda, yakın gelecekte bu boyutlar daha da küçülecek. Bu teknoloji çok hızlı ilerliyor ve daha önümüzdeki koşacak çok alan var. Ancak böyle bir teknolojiyi üreten tesislerin yatırım maliyeti de 10 milyar dolar civarında olabiliyor." dedi.

Leblebici, mikro elektronik endüstrisinin stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, ekonomik olarak lider konumdaki ülkelerin hepsinin bu teknolojiye sahip olduğunu, Türkiye'nin de bu konuda söz sahibi olması için bu endüstrinin üretim ve tasarım altyapısına sahip olması gerektiğini söyledi.

Türkiye'de TÜBİTAK Yarı İletken Teknolojileri Araştırma Laboratuvarı (YİTAL) bünyesinde bir üretim hattı olduğunu hatırlatan Leblebici, bu üretimin yerel ihtiyaçların bir kısmını sağladığını kaydetti.

Her firma rekabet için kendi istediği unsurları ön plana çıkarıyor

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Melik Yazıcı da halen sektörde satışa hazır çipler ve uygulamaya özgü tümleşik devre çipleri olarak iki çeşit çip bulunduğunu belirterek, "Dünyadaki 3 büyük teknoloji firması Samsung, Apple ve Huawei, kendi tasarladıkları çipleri kullanıyor. Her firma rekabet için kendi istediği unsurları ön plana çıkarıyor." dedi.

Yazıcı, otomotiv sektöründe elektroniğin ve yarı iletkenlerin önemine vurgu yaparak, otomobillerde bulunan en ileri teknolojinin otonom sürüş sistemleri olduğunu söyledi.Kaynak:AA

Etiketler: teknoloji.

Yorum Ekle