Merhaba sevgili gönüldaşlar... İşlerimin yoğunluğu nedeniyle uzun bir süredir sizlerden ayrı kalmanın hüznünü ve özlemini yüreğimde taşıdığımı söyleyerek bu haftaki gönül köşeme başlamak istiyorum. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde daha önce müdür yardımcılığı görevini yürüten ve hastane müdürlüğüne atanan Cevdet Taşdemir'e bugün hayırlı olsun ziyaretinde bulundum.
Gitmeden önce kendisini nezaketen arayarak ziyarete gelmek istediğimi söyledim. Ziyaretimden memnuniyet duyacağını ifade etmesi üzerine yola koyuldum.
Cevdet Bey'den daha önceki bir köşe yazımda "gönül adamı" olarak söz etmiştim. Makam odasının kapısını araladığımda içimi kısa süreli bir tereddüt kapladı.
"Acaba bir üst makama atanmak, onun gönül adamlığına zarar vermiş midir?" diye geçirdim içimden.
Kısa süren bu içsel sorgulamanın ardından odaya girdim ve oturmam için buyur edildim. Çok geçmeden rahatladım. Çünkü karşımdaki gönül adamı, makamdan olumsuz etkilenmek bir yana, daha fazla vatandaşa hizmet etmek için hem emek veriyor hem de insanlarla gönül bağı kurmaya devam ediyordu.
Yoğun Bir Çalışma Temposu
Çaylar geldi. Koyu çay eşliğinde uzun ve derin bir sohbet gerçekleştireceğimizi düşünüyordum ancak bu konuda biraz yanıldım.
Cevdet Bey'in telefonu hiç susmuyordu. Kurum çalışanları sürekli odaya giriyor, çözüm bekleyen konular kendisine iletiliyordu. Karşımda, her telefona cevap veren, sorunları dinleyen ve sıkıntılara çözüm üretmeye çalışan bir hastane müdürü vardı.
Bir yıl önce söylediği bir cümle o an yeniden aklıma geldi:
"Bizim olduğumuz yerde zorba değil, emek üreten itibar görür."
Gerçekten de öyleydi. Emek verenlerin bir kısmı odada, bir kısmı ise telefonun diğer ucundaydı. Bu çalışma anlayışı gerçekten takdire şayandı.
Makamı İşgal Değil, Hizmet Aracı Olarak Görüyor
Birçok konuda geri kalmış Serhat şehrimizde Cevdet Bey'in hastane müdürlüğü görevini bir makam işgali olarak değil, halka hizmet etme sorumluluğu olarak görmesinin bazı sorunlarımızın hafiflemesine katkı sağlayacağı kanaatindeyim.
Hastaneye gelen hiçbir vatandaşın tedavi olmadan ayrılmaması için büyük çaba gösterdiklerine bizzat şahit oldum.
En önemlisi de makamların geçici olduğunun farkındaydı. Görev süresi boyunca şehrin mümkün olduğunca çok insanına hizmet edebilmenin kendisi için onur ve gurur kaynağı olduğunu dile getiriyordu.
"Hizmet ederek motive oluyorum. İnsanlara yardımcı olmak beni dinç tutuyor ve motivasyonumu üst seviyeye taşıyor." diyerek gülümsüyordu.
Makam Odasından Aile Hayatına
Vedalaşmak için ayağa kalktık. Kendisine bu güzel adanmışlığı dolayısıyla teşekkür ederek başarılar diledim.
Mesai saati biteli hayli olmuştu. Tam o sırada telefonu çaldı. Arayanların evden olduğunu söyledi. Hastane müdürlüğü unvanını makam odasında bırakarak her aile reisi gibi önce marketin, ardından da evinin yolunu tuttu.
Hizmet Eden İnsanlar Desteklenmeli
Evet sevgili gönüldaşlar...
Bu haftaki yazımın sonuna geldik. Sizler için Cevdet Bey'i yakından takip etmeye devam edeceğimi bilmenizi isterim.
Şehrimize hizmet etmek amacıyla bu denli özverili davranan insanları desteklememiz gerektiğine inanıyorum. Köstek olmak yerine doğru telkinlerde bulunarak çalışma azimlerini ve şevklerini artırmalıyız.
Şahsım ve Ağrılı hemşehrilerimiz adına Cevdet Taşdemir'e teşekkürlerimi sunuyorum.
Sözlerimi Hüseyin Nihal Atsız'ın şu ifadesiyle tamamlamak istiyorum:
"En yüce hizmet, karşılık ve kazanç beklemeden yapılan hizmettir."
Hepinize saygı ve sevgilerimi gönderiyorum.
Bir sonraki yazıda buluşmak dileğiyle...
