Ağrı'da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra ölü bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in ailesi, çocuğun ölümüne ilişkin davada verilen kararı istinafa taşıdı. Ailenin avukatı Erdoğan Tunç, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesine sunduğu dilekçede, 6 sanık hakkındaki beraat kararlarının kaldırılmasını ve dosyanın yeniden değerlendirilmesini istedi.
Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Leyla Aydemir'in amcası Yusuf Aydemir'i "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "cebir ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan ise 4 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.
Mahkeme, diğer sanıklar Y.A, B.D, H.D. ve M. Aydemir, M.A. Aydemir ile A.A'nın delil yetersizliği nedeniyle beraatine karar vermişti.
Aile Avukatı 14 Sayfalık Dilekçe Sundu
Ailenin avukatı Erdoğan Tunç, 14 sayfalık istinaf dilekçesinde bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporları ile sanıklara ait HTS kayıtlarına ilişkin değerlendirmelere yer verdi.
Dilekçede aktarılan bilirkişi raporunda, Leyla Aydemir'in cesedinin bulunmasından en az 6-7 gün önce hayatını kaybetmiş veya öldürülmüş olabileceği, cesedin bir süre soğuk ortamda tutulmuş ya da daha sonra suya bırakılmış olabileceği yönünde değerlendirmelerin bulunduğu belirtildi.
Tunç, Leyla'nın 18 gün boyunca kayıp olduğu dikkate alındığında, çocuğun ölümünden önce belirli bir süre canlı olarak bir yerde tutulmuş olabileceğini ileri sürdü.
"Leyla'nın Kaçırıldığı Kanaatindeyiz"
Tunç, dilekçesinde Leyla'nın kaybolduğu an ile durumun fark edilmesi arasında yaklaşık 10-15 dakikalık bir süre bulunduğuna dikkati çekti.
Köy halkının kısa süre içerisinde arama çalışmalarına başladığını belirten Tunç, 4 yaşındaki bir çocuğun bu süre içerisinde köyden çok uzaklaşmasının mümkün olmadığını savundu.
Bu nedenle Leyla'nın kaybolmadığını, kaçırıldığını düşündüklerini ifade eden Tunç, çocuğun bir süre köy içerisinde tutulduktan sonra köy dışına çıkarılmış olabileceği iddiasında bulundu.
Sanıkların Süreci Takip Ettiği İddiası
İtiraz dilekçesinde, fail veya faillerin arama çalışmalarına katılarak şüphe çekmemeyi ve gelişmeleri takip etmeyi amaçlamış olabilecekleri ileri sürüldü.
Tunç, bazı kişilerin arama ekiplerini yanlış yönlendirmiş olabileceğini ve bu şekilde zaman kazanıldığını iddia etti.
Adli Tıp Kurumu raporunda çocuğun zehirlenme, cinsel istismar, darp, boğulma veya açlık nedeniyle öldüğüne ilişkin kesin bir veri bulunmadığını aktaran Tunç, mide ve kalın bağırsaklarda besin bulunmamasının da değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
HTS Kayıtlarının İncelenmesi İstendi
Tunç, dosyadaki HTS kayıtlarının bazı sanıkların olay gününden itibaren birbirleriyle iletişim halinde olduklarını gösterdiğini öne sürdü.
Bazı sanıkların ifadeleri ile telefon kayıtlarının birbiriyle örtüşmediğini savunan Tunç, bu kayıtların istinaf aşamasında ayrıntılı biçimde yeniden değerlendirilmesini talep etti.
Beraat Eden Sanıklar İçin Ağırlaştırılmış Müebbet Talebi
Aile avukatı, istinaf başvurusunda beraat eden 6 sanık hakkındaki hükmün bozulmasını ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini istedi.
Davanın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinde yeniden görülmesi halinde ise duruşmalı inceleme yapılmasını talep eden Tunç, beraat eden sanıkların Yusuf Aydemir ile "fikir ve eylem birliği" içinde hareket ettikleri iddiasıyla "kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı cezalandırılmasını istedi.
Tunç, sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 37/1, 82/1 ve 53/1'inci maddelerinin uygulanmasını talep etti.
"Olaydaki Karanlık Noktalar Aydınlatılmalı"
Erdoğan Tunç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, davada beraat eden sanıkların da Yusuf Aydemir ile iş birliği içinde olduklarını düşündüklerini söyledi.
İstinaf Mahkemesinden yeni araştırma ve incelemeler yapılmasını, delillerin yeniden değerlendirilmesini ve gerekirse tanıkların tekrar dinlenmesini talep ettiklerini belirten Tunç, olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Tunç, davanın yalnızca sanıklara verilecek cezalarla sınırlı olmadığını belirterek, olayın nasıl gerçekleştiğinin ve kişilerin olay içerisindeki rollerinin şeffaf biçimde açıklığa kavuşturulmasının kamuoyundaki adalet duygusu açısından önemli olduğunu dile getirdi.
"Daha Kapsamlı Bir Yargılama Yapılmalı"
Davanın basında geniş yer almasının yargılama sürecini etkilemiş olabileceğini savunan Tunç, olayın kamuoyuna mal olmasının sürecin hızlı sonuçlandırılmasını gerektirmediğini belirtti.
Önemli olanın davanın açık, sağlıklı ve eksiksiz biçimde sonuçlandırılması olduğunu ifade eden Tunç, bazı delillerin yeniden gündeme alınması ve istinaf aşamasında daha kapsamlı bir yargılama yapılması gerektiğini söyledi.
"Bu Suçu Bir Kişinin İşlemesi Mümkün Değil"
Yerel mahkemenin kararından tatmin olmadıklarını belirten Tunç, olayın tek kişi tarafından gerçekleştirilemeyeceğini düşündüklerini söyledi.
Tunç, çocuğun günlerce kayıp kalması ve olayın gelişim süreci dikkate alındığında birden fazla kişinin iş birliği yaptığı kanaatinde olduklarını dile getirdi.
Beraat eden sanıkların da cezalandırılması gerektiğini savunan Tunç, istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasını talep ettiklerini ve duruşmalara katılarak yazılı ve sözlü beyanlarını sunacaklarını kaydetti.
Leyla Aydemir 18 Gün Sonra Bulunmuştu
Leyla Aydemir, 15 Haziran 2018'de Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesiyle birlikte dedesini ziyaret ettiği Ağrı'nın Bezirhane köyünde kaybolmuştu.
Çocuğun bulunması için başlatılan çalışmalarda dere yatakları, sazlıklar, otlarla kaplı araziler, metruk yapılar, tandır evleri ve ahırlar aranmış, çalışmalarda kadavra köpekleri de kullanılmıştı.
Leyla'nın cesedi, kaybolmasından 18 gün sonra köye yaklaşık 2 kilometre mesafede, kent merkezine giden yolun yakınındaki akarsu kenarında bulunan ağaçların arasında bulunmuştu.
Vücudunda darp veya yara izine rastlanmadığı belirtilen Leyla Aydemir'in cenazesi Bezirhane köyünde toprağa verilmişti.
Yerel Mahkemenin Kararı
Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 2 Ekim'de görülen karar duruşmasında Yusuf Aydemir'e "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "cebir ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan ise 4 yıl hapis cezası vermişti.
Mahkeme, yargılanan diğer 6 sanığın ise delil yetersizliği nedeniyle beraatine hükmetmişti.