Göçerlerin 50 günlük zorlu yayla yolculuğu sürüyor

BİNGÖL - ABDULLAH ÇELİK - Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde kışı geçiren göçerler, hayvanlarını verimli otlaklara götürmek için günler süren zorlu yolculuğun ardından yaylalara ulaşıyor.

Göçerlerin 50 günlük zorlu yayla yolculuğu sürüyor

BİNGÖL - ABDULLAH ÇELİK - Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde kışı geçiren göçerler, hayvanlarını verimli otlaklara götürmek için günler süren zorlu yolculuğun ardından yaylalara ulaşıyor.

Havaların ısınmasıyla hayvanlarını kışlaklardan çıkaran göçerlerin zorlu yayla yolculuğu sürüyor. Şanlıurfa'da 6 ay kalan göçerler, hayvanlarını Muş'taki yaylalara götürmek için yaklaşık 50 gün yol yürüyor. Göçerler Ramazan Bayramı'nı da hayvanlarıyla yolda geçiriyor.

İşimiz çok zor ama mecbur ekmek parası

45 günlük yolculuğun ardından 'ün Sarıçiçek köyünde mola veren göçerlerden Şaban Toktaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 5 gün sonra Muş'taki yaylalara ulaşacaklarını söyledi.

Yaylaların bir bölümünün hala karla kaplı olmasından dolayı yavaş hareket ettiklerini ifade eden Toktaş, Muş'un Sudurağı köyü yaylasına çıkmak için yağmur çamur demeden Diyarbakır üzerinden belirledikleri 500 kilometrelik güzergah üzerinden ilerlediklerini anlattı.

Toktaş, 50 gün süren zorlu yolculukla yayla maratonunu tamamlayacaklarını, atadan kalma bu mesleği severek sürdürdüğünü belirtti.

Sürü yönetmenin zahmetli ve meşakkatli olduğunu ancak yaylaya çıktığında bütün sıkıntılarını unuttuğunu ifade eden Toktaş, "İşimiz çok zor ama mecbur ekmek parasıdır. Dedemizden bu yana bu işi yapıyoruz. Severek yapmasam bu zorluğu çekmezdim." dedi.

Toktaş, yaylanın serin, suyunun ve doğasının güzel olduğunu aktararak, "Zahmetimiz de çoktur. Aslında herkesin bize yardım etmesi lazım ki; miz gelişsin. Herkes memur olsa bu eti ve bu sütü nereden getireceksin? Herkes çoban olsa o zaman öbür işler yürümüyor. Birbirimize yardım edelim Türkiyemiz yürüsün." diye konuştu.

- Ramazan Bayramı'nda da zorlu yolculuk sürüyor

Ramazan Bayramı'nda yolda olduklarını dile getiren Toktaş, "Kışın çok zor, yaylaya çıktıktan sonra bütün her şeyi unutuyorum." ifadesini kullandı.

Toktaş, yaylaya çıktıktan sonra peynir üretimine başlayacaklarını, bu sürüden 5 nin geçimini sağladığını kaydetti.

Sürülere çobanlık yapan Orhan Toktaş ise ilkbaharda yaylada kış aylarının etkisinin hüküm sürmesi nedeniyle yürümeyi tercih ettiklerini aktardı.

Toktaş günler süren yolculuğun zahmetli olduğunu dile getirerek, "Yağmurlu havalarda zorluğu çok. Ev yok, gece gündüz dışarıdasınız. Yağmur yağdığı zaman hayvanlar durmuyor. Yağış iki, üç gün sürdüğünde perişan oluyorsunuz." dedi.

Yılın 6 ayını Şanlıurfa'da, 2 ayını yollarda geçirdiklerini belirten Toktaş, 4 ay da yaylada kalacaklarını sözlerine ekledi.Kaynak:AA


Editörün Seçtikleri

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi yeni açılan 15 bölüme ilk kez öğrenci alacak

Ağrı Valisi Varol Diyadin kaplıcalarını inceledi

Ağrı Valisi Varol, Belediye Başkanı Sayan'ı ziyaret etti

Ağrı Valiliği Kovid-19'a karşı ek tedbirler aldı

Minik Leyla'nın ölümüne ilişkin yargılanan amcadan "Leyla benim ciğerim" savunması

Yorum Ekle