Erzurum – Erzurum’da Osmanlı döneminde inşa edilen tabyalar, kentin stratejik noktalarını koruyan önemli bir savunma hattı olarak kullanıldı.
Dumlu, Kargapazarı ve Palandöken dağlarıyla çevrili Erzurum Ovası'na hakim konumda bulunan şehirde, doğuda Deveboynu Geçidi, kuzeyde Gürcüboğazı ve güneyde Palandöken Geçidi'ni korumak amacıyla toplam 21 tabya inşa edildi. Bu tabyaların 7'si 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan önce, diğerleri ise daha sonra yapıldı.
Erzurum'daki tabyaların geçmişi 18'inci yüzyıldaki Osmanlı-İran savaşlarına kadar uzanırken, en büyük ve kapsamlı tabyalar 19'uncu yüzyılda Rus saldırılarına karşı savunma amacıyla inşa edildi. Şehir çevresinde yüksek görüş alanına sahip tepelere kurulan bu yapıların sayısı 22'ye ulaştı.
İçlerinde karargah binaları, askeri barınaklar, eğitim alanları, yemekhaneler, sarnıçlar ve pusu odalarının bulunduğu tabyalar, tekli veya birleşik yapılardan oluştu. Tabyalar arasında en önemlileri şehrin doğusunda yer alan Mecidiye ve Aziziye tabyaları oldu.
Tamamı taştan inşa edilen tabyalarda mimari estetikten çok dayanıklılık ve işlevsellik ön planda tutuldu. Yan yana odalardan oluşan yapıların üzeri kalın toprak tabakasıyla kaplandı. Tabyalarda ayrıca toplantı alanları, depo ve revir gibi bölümler de yer aldı.
Kışla odaları genellikle dikdörtgen planlı olarak inşa edilirken, genişlikleri 3-4 metre, derinlikleri ise 6 ile 14,5 metre arasında değişti. Çoğunlukla tek katlı olan bu odaların bazıları ahşap kalaslarla iki katlı hale getirildi.
Mecidiye ve Aziziye tabyaları, "93 Harbi" olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Rus ordusunun ilerleyişinin durdurulmasında önemli rol oynadı.