Enkazdan yaralı kurtarılan anne ve küçük kızı günler sonra kavuştu

Elazığ'daki depremde enkaz altından 24 saat sonra yaralı halde çıkarılan 2,5 yaşındaki Yüsra ile 28,5 saat sonra kurtarılan annesi Ayşe Yıldız, hastane odasında günler sonra buluştu.

Enkazdan yaralı kurtarılan anne ve küçük kızı günler sonra kavuştu

'daki depremde enkaz altından 24 saat sonra yaralı halde çıkarılan 2,5 yaşındaki Yüsra ile 28,5 saat sonra kurtarılan annesi Ayşe Yıldız, hastane odasında günler sonra buluştu.

Merkez üssü Sivrice ilçesi olan, 24 Ocak'ta yaşanan 6,8 büyüklüğündeki depremde Mustafa Paşa Mahallesi'nde yıkılan Kalay Apartmanın enkazı altından Jandarma Arama Kurtarma (JAK) timinin çıkardığı Yüsra ile annesi Ayşe Yıldız (35), Fethi Sekin Şehir Hastanesindeki tedavilerinin ardından Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Plastik Cerrahi Servisine sevk edildi.

Hastane yönetiminin aynı odada tedavilerinin sürdürülmesi kararı sayesinde günler sonra anne ve küçük kızı birbirlerine kavuştu.

Yaşanan afette eşi Hüseyin Yıldız (36) ile 12 yaşındaki oğlu Onur Yıldız'ı kaybetmenin acısını derinden yaşayan Ayşe Yıldız, kızı Yüsra ile yeniden yaşama tutunmaya çalışıyor.

Anne Yıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, deprem anında yaşadıklarını anlattı.

''Birbirimize sarıldık, odanın içinde ayakta duramadık, düştük. Hemen elektrikler kesildi. Dışarı çıkmak için kapıya koştuk. Annemi aşağı gönderdim, peşinde olduğumuzu söyledim. Dışarı soğuktur diye eşimle battaniye almak için geri geldik. Kapıya vardığımızda bina yıkıldı.'' diyen Yıldız, daha sonra yaşadıklarını hatırlayamadığını belirtti.

Eşim kendini bize siper etmişti

Gözlerini açtığında bir çukurun içinde olduklarını, etrafın kapkaranlık olduğunu anlatan Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Öldüğümüzü zannettik. Elimi uzattım her taraf taş. Ayaklarım yok gibiydi, çok sancım vardı. Elimi uzattım eşimin başında kan vardı. O gitmişti. Eşim, bize sarılmış, kucaklamış, kendini bize siper etmişti. Karanlıktan dolayı kimin yaşadığını anlamak için elimle dokunuyordum. Kızım yanımdaydı, nefes alıyordu. Taşları kaldırıp onu kucağıma aldım. Kendine geldi, oğlum da kendine geldi. Sonra merdivenlerde kendine gelen komşuların sesini duydum, annem de oradaydı. Bizi kurtarın diye bağırıyorduk. Çalan telefon taşların altında olduğu için alamıyordum. Oğlum çok mücadele etti. Sürekli 'Anne üstümde taşlar var, kıpırdayamıyorum, ayaklarım, belim yor, nefes alamıyorum.'' diyordu. Onu sakinleştirmeye çalışıyordum. Komşularımız kurtarıldığı zaman da sesleri duyuyorduk. Oğlum 'Anne bak bizi kurtarmaya geliyorlar, anne çabuk olsunlar, nefesim azalıyor, kıpırdayamıyorum, dayanamıyorum.' diyordu.''

Oğluma bir yudum su veremedim

Yıldız, annesiyle konuştuğunu, oğlunun da kendisini kaybetmemesi için annesiyle konuşturmaya çalıştığını ifade ederek, ''Oğlumun acı çekişi, sürekli çırpınışı, son nefesine kadar 'anne beni kurtar' demesi... Onu kurtarmak için sürekli taşları kaldırdım. Kızım kucağımdaydı, oğlum da yanımdaydı fakat başına yetişemiyordum. Sürekli benden yardım istedi. Benden su istedi, oğluma bir yudum su veremedim.'' dedi.

Kızım bana umut oldu

Oğlunun üzerinde çelik kapı olduğunu, elini ona uzatamadığını aktaran Yıldız, şunları kaydetti:

''Dışarıda su akıyordu, ben oğluma bir yudum su veremedim. Oğlum susuz gitti. Ekipler annemi kurtardığı zaman oğlum ninesinden ve benden helallik istedi. 'Zor nefes alıyorum, belki ölürüm şehit olur, cennete giderim.' diyordu. Ben oğlumun yaşadığını zannediyordum, ekipler bizi kurtardığı zaman oğlumun bedeni sıcaktı. Onun yaşadığını söylediler. Çocuklarımın yaşadığına şükrettim. Birkaç gün geçti, oğlumun ölüm haberi bana verildi. Dünyam yıkıldı ama çok şükür ki bir evladım daha var. Allah alsa bizi de alırdı. Rabb'imin bir bildiği var. Hastanede geçirdiğim sürede sanki dünyada kimse yaşamıyor, bir benim sanıyordum. Hep o an aklımdaydı. Rabb'im bana sabır verdi, kızım bana umut oldu.''

Deprem anının hiç aklından gitmediğini dile getiren Yıldız, ameliyatlarının çok zor geçtiğini aktardı.

''Allah tüm doktorlardan razı olsun. Zor bir tedavi süreciyiydi. Bir ameliyat daha geçireceğim. Doktorlar süreç içerisinde yürüyebileceğimi söylüyorlar. Kızım yanımda ondan güç alıyorum. Kızıma bakmam için ayağı kalkmam lazım. Yaşama bağlanmak için bir umudum var.'' ifadelerini kullanan Yıldız, 1-2 yılda iyileşeceğini umut ettiğini belirtti.

Devlet bize ev verdi. Kızımla birlikte yaşayacağım

Kızı ile bir ay ayrı kaldıklarını vurgulayan Yıldız, yeniden bir araya gelmenin, buluşmanın mutluluğunu yaşadığını ifade etti.

Yıldız, bir ayın senelerdir ayrı kalmış gibi uzun geldiğini anlatarak, ''Yan yana geldik çok şükür. Sanki dünyalar benim oldu, o kadar ki mutlu oldum. O sandı ki; ben onu terk etmişim. Önceleri yanımdan uzaklaştı, bir kaç gün geçtikten sonra baktı ki ben hastayım bu defa o benim için üzüldü.'' şeklinde konuştu.

Kızının ayağında da sıkıntı olduğunu, yürüyemediğini belirten Yıldız, ''Ama bana özülüyor. 'Anneme ilaç vereyim, annem ayağa kalsın.' diyor. Bana destek oluyor. Allah o gücü ona verdi. O da bana güç veriyor.'' diye konuştu.

Kızının enkaz altından 24 saat, kendisinin ise 28,5 saat kurtarıldığını hatırlatan Yıldız, doktorların gereken tedavi yaptıklarını bildirdi.

Yıldız, ''Devlet bize ev verdi, Allah razı olsun. Buradaki halk da biraz eşya verdi. Bundan sonra kızımla birlikte yaşayacağım, kızımı okutacağım. Ne olursa olsun son nefesime kadar her zaman kızımı destekleyeceğim, ona yardım edeceğim.'' ifadelerini kullandı.Kaynak:AA


Editörün Seçtikleri

Ağrı'da 7 köyün karantinaya alındığı iddiasına valilikten yalanlama

Ağrılı gazeteci Ahmet Genç'in "Kadrajın Öte Yüzü" adlı kitabı çıktı

Ağrı'da Kovid-19 uyarılarına rağmen yoğunluk dikkati çekti

Kedi, köpeği annesi sanıyor

Taşlıçay ilçe girişinde "Kovid-19" denetimi

Yorum Ekle