Sitede 5287 kişi varhava açıkAğrıAçık30.3°C

Dünya otizm farkındalık günü

Dünya otizm farkındalık günü

2 Nisan Dünya otizm farkındalık günü nedir: Otizmli bireylerin toplumun bir parçası olduğunu bir kez daha hatırlatmak ya da var olan farkındalığı arttırmak amacıyla Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen bütün Dünya'da 2 Nisan'da çeşitli etkinliklerin yapıldığı gündür.

Birleşmiş Milletler, otizm konusunda farkındalık yaratmak ve otizm ile ilgili sorunlara çözüm bulmak amacıyla, 2 Nisan’ı Dünya Otizm Farkındalık Günü ilan etti. 2008’den beri her yıl 2 Nisan’da başlayan Otizm Farkındalık Ayı çerçevesinde tüm dünyada otizmle ilgili araştırmaların teşvik edilmesi ve farkındalığın artırılarak erken teşhis ve tedavinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Dünya otizm farkındalık günü ne zaman? Birleşmiş Milletler tarafından bütün Dünya'da 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü olarak ilan edildi.

Otizm ne demek?

Otizm, doğuştan gelen ve genellikle yaşamın ilk üç yılında fark edilen karmaşık bir gelişim bozukluğudur. Otizm, bireyin dış dünyadaki uyaranları algılamasını, aldığı bilgileri düzenleyip kullanılmasını etkileyen, yaşam boyu süren gelişimsel bozukluktur. Kaynağı psikolojik değil, nörolojiktir, diğer bir deyişle beynin işlev bozukluklarına bağlıdır. Otizmin beynin ve merkezi sinir sisteminin yapısındaki organik farklılık ya da bozukluktan kaynaklandığı düşünülmekte.

Otizmin başlıca belirtileri arasında; başkalarıyla göz teması kurmamak, ismi söylendiğinde bakmamak, konuşmada gerilik, parmağıyla ile istediği şeyi gösterememek, akranlarının oynadığı oyunlara ilgi göstermemek, sallanmak, çırpınmak, parmak ucunda yürümek, dönen nesnelere karşı aşırı ilgi ve takıntılı davranışlar sayılabiliyor.

Otizmin görülme sıklığı günümüzde çok büyük bir hızla artıyor. Günümüzde her 68 çocuktan biri için otizm teşhisi konulmaktadır. Otizmin bilinen tek çaresi, erken tanı ile yoğun, sürekli, özel eğitimdir.

Dünya otizm farkındalık günü sözleri

"Lütfen beni anlamaya çalışın
ve koşulsuz sevin! Ben buna değerim!
Desteğiniz, sevginiz, sabrınız ve
rehberliğinizle ne kadar yol alabildiğimi
göreceksiniz..."
"Ben otizmi olan bir bireyim.
Otizm karakterimin yalnızca bir parçası,
bir insan olarak beni tek başına
tanımlayacak bir kavram değil. Benim
algılarımda düzensizlikler var. Sizin günlük
hayatta farkına bile varamayacağınız
sıradan görüntüler, hareketler, ışıklar,
sesler, kokular, tatlar ve dokunuşlar beni
çok rahatsız edebilir..."
"Dil benim için çok zor olduğundan
görsel odaklıyım. Yapmam gereken şeyleri
söylemek yerine bana gösterin. Ben somut
düşünürüm ve dili sadece sözcüklerin
anlamına göre yorumlarım. Kendimi ifade
etmekte çoğu zaman zorlanırım. Kelime
haznem sınırlı, anlayış ve sabır gösterin..."
"Otizmin benim tüm yönlerimi
algılamanıza engel olmasına izin vermeyin.
Yapamadıklarım yerine yapabildiklerime
odaklanın ve bunlar üzerinde bir şeyler
inşa etmeye çalışın. Sosyalleşme ve iletişim
kurma konusunda bana yardım edin..."
"Otizme bir eksiklik olarak değil, farklı
bir yetenek olarak bakmaya çalışın.
Evet, sohbet sırasında gözlerinize bakmıyor
olabilirim. Ama yalan söylemediğimi,
oyunlarda hile yapmadığımı, arkadaşlarımla
dalga geçmediğimi, insanlara önyargılarla
yaklaşmadığımı hiç fark etmediniz mi?
Ayrıca, detaycı bakış açım ve olağanüstü
odaklanma kapasitemle ileride çok başarılı
işler de yapabilirim. Ama sizin desteğiniz
olmadan başarılı ve bağımsız bir
hayat sürmem çok uzak bir ihtimal..."

Dünya otizm farkındalık gününün amacı

Evet, nisan “Otizm Farkındalık Ayı”. Peki biz toplum olarak bu farkındalığa ve duyarlılığa ulaşabildik mi dersiniz? Farkındalığın hızla yayılıyor olması daha çok otizmli bireyin farkına varmamızı, aslında sayıca bilinenden çok daha fazla olduklarını anlamamızı sağlıyor. Sadece otizmli değil, özel eğitime ihtiyaç duyan tüm bireyler için duyarlı olmayı başarmamız gerekiyor.

Otizmli bireyler de tüm insanlar gibi sevgiyi, mutluluğu, hüznü ve acıyı hisseder ama kendilerini ifade etmekte zorlanırlar. Herkes gibi onların da duyguları, düşünceleri ve yasal hakları var. Bu çocuklar gerek eğitimde gerekse sosyal hayatta, fırsat eşitliği çerçevesinde, toplum tarafından fark edilmeyi, anlaşılmayı ve kabul edilmeyi bekliyor.

Onların tek ilacının sevgi, sabır ve anlayışla yoğrulan ve sonrasında iyi planlanmış bir eğitimle desteklenen bir yaklaşım olduğunu unutmayalım. Çevremize, en başta da kendi ailemize bunu fark ettirelim. Otizmli çocuklar, ancak bu şekilde diğer yaşıtlarının sahip olduğu bilişsel ve sosyal becerileri geliştirerek toplumdaki yerlerini sağlıklı, başarılı ve güvenli bir şekilde alabilir.