BİRİZ ÖZBAKIR - Akdeniz Koruma Derneği Başkanı Zafer Kızılkaya, 2026'da bilimsel izleme temelli doğa koruma çalışmalarını yerel katılım ve teknolojik araçlarla destekleyerek koruma politikalarının oluşturulması süreçlerine katkı sunmayı hedeflediklerini söyledi.

AA muhabirine 2025'te yürüttükleri çalışmalar ve 2026 hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kızılkaya, tüm canlıların uyum ve denge içinde yaşadığı bir Akdeniz ekosistemi vizyonuyla faaliyetlerini sürdürdüklerini kaydetti.

Bilimsel veriye dayalı koruma yaklaşımını, yerel bilgiyle ve topluluk katılımıyla bir araya getirdikleri, denizde, kıyı alanlarında, koruma sahalarında, bilimsel izleme süreçlerinde ve okullarda karşılığı olan yoğun bir yılı geride bıraktıklarını ifade eden Kızılkaya, "Uzman ekibimiz, yerel paydaşlarımız ve gönüllülerimizle birlikte denizel ekosistemlerin korunması, biyoçeşitliliğin izlenmesi, plastik kirliliğiyle mücadele, yerli olmayan türlerle çocuklar ve gençlerin denizlerle yeniden bağ kurması için çok sayıda çalışma yürüttük." dedi.

Kızılkaya, deniz koruyucularının, 2025'te farklı bölgelerde gerçekleştirdikleri 1022 devriye kapsamında 1650 yasa dışı faaliyet tespit ettikleri ve bu faaliyetlerin 1014'ünün yasa dışı balıkçılık olarak kayda geçtiği bilgisini verdi.

Bilimsel izleme çalışmalarının 2025'te de derneğin temel faaliyet alanlarından biri olmaya devam ettiğini anlatan Kızılkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gökova, Fethiye-Göcek, Datça-Bozburun, Kaş-Kekova ve Foça Özel Çevre Koruma Bölgelerinde uzman ekibimiz türlere yönelik izleme çalışmalarının yanı sıra deniz suyu sıcaklığını takip etti. Bu kapsamda yürütülen balık biyokütlesi izleme çalışmaları, koruma alanları ile bu alanların dışındaki bölgeler arasındaki farkları ortaya koyarken uzun vadeli korumanın ekosistem sağlığı üzerindeki etkilerine dair önemli veriler sunduk. Akdeniz keşiş fokuna yönelik izleme faaliyetlerimizi ise 10 farklı mağarada, bunlardan üçünü uzaktan izleme yöntemiyle düzenli olarak sürdürdük."

- "Mikroplastiklerin örneklenmesine yönelik çalışmalar hayata geçirdik"

2025'te ekosistem restorasyonu kapsamında yerli olmayan, tüketime uygun türlerin gastronomiye kazandırılmasını öncelikli çalışma alanlarından biri olarak ele aldıklarını aktaran Kızılkaya, küçük ölçekli balıkçılarla kurulan işbirlikleriyle bu türlerin tanınması ve doğru değerlendirilmesine yönelik farkındalığı artırdıklarını dile getirdi.

Plastik kirliliğiyle mücadele kapsamında, kirliliğin kaynağını ve dağılımını anlamaya yönelik bilimsel örnekleme çalışmalarının farklı istasyonlarda sürdüğünü anlatan Kızılkaya, "Bu çalışmalar, yalnızca mevcut durumu ortaya koymakla kalmayıp, önümüzdeki yıllara yayılacak uzun soluklu bir izleme sürecinin de temelini oluşturuyor. Aynı zamanda vatandaş bilimi yaklaşımlarıyla, su yüzeyinde biriken mikroplastiklerin örneklenmesine yönelik yerel halkın da katılımcı olduğu çalışmalar hayata geçirdik. Bu sayede bilimsel süreçleri kolektif bir öğrenme deneyimine dönüştürdük." diye konuştu.

Eğitim ve farkındalık çalışmalarına yıl boyunca farklı yaş gruplarından katılımcılarla devam ettiklerinden bahseden Kızılkaya, Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile yaptıkları protokol kapsamında "Akdeniz Koruyucuları" eğitim programını hayata geçirdiklerini, çocukların ve gençlerin, denizlerin ekosistem içindeki rolünü, insan faaliyetlerinin etkilerini ve bilimsel araştırma yöntemlerini deneyimleyerek öğrenme fırsatı bulduklarını bildirdi.

- "Katılımcı modeller geliştirmeye devam edeceğiz"

Akdeniz'in doğal ve kültürel mirasını korumak için kararlılıkla çalışmayı sürdüreceklerini belirten Kızılkaya, "Akdeniz Koruma Derneği olarak 2026 yılında da bilimsel izleme ve doğa koruma çalışmalarını temel alırken, farkındalık, katılım ve dönüşüm odaklı faaliyetleri güçlendirerek sürdürmeyi hedefliyoruz. Özellikle çalışma alanlarımızda yaşayan bireylerin, yaşadıkları çevreyi izleyen, anlayan ve koruyan aktörler haline gelmesi için katılımcı modeller geliştirmeye devam edeceğiz." sözlerini sarf etti.

Kızılkaya, eğitim ve farkındalık çalışmalarının bu yıl da öncelikli çalışma alanlarından biri olacağını, daha fazla çocuğun ve gencin, yaşadıkları bölgeyi tanıması, doğayla bağ kurması ve bu bağı koruma bilincinin güçlenmesi için okullarda, sahada ve farklı öğrenme ortamlarında çalışmalar yürüteceklerini söyledi.

Balıkçılığa kapalı alanlarda yürütülen deniz koruyuculuğu sistemini 2026 yılında geliştirerek sürdüreceklerine değinen Kızılkaya, şunları kaydetti:

"Balıkçılığa kapalı alanlardaki izleme süreçlerine teknolojik araçların entegrasyonu ile sahadan elde edilen verilerin doğruluğunu ve sürekliliğini artırmayı hedefliyoruz. Bilimsel izleme çalışmalarımız, denizel ekosistemlerin uzun vadeli sağlığını takip etmeye yönelik olarak farklı bölgelerde devam ederken, vatandaş bilimi yaklaşımlarıyla yerel halkın bu süreçlere daha aktif biçimde dahil olmasını önemsiyoruz. Elde ettiğimiz verileri karar vericilerle paylaşarak koruma politikalarının belirlenmesine destek olmayı amaçlıyoruz."

Koruma alanlarında faaliyet gösteren turizm aktörlerinin çevresel etkilerini azaltmalarına ve süreçlerini daha sürdürülebilir hale getirmelerine yönelik danışmanlık ve rehberlik çalışmalarını yeni yılda yaygınlaştıracaklarına işaret eden Kızılkaya, doğa koruma ile ekonomik faaliyetlerin uyum içinde ilerleyebileceği uygulamaları destekleyerek, yerel ölçekte dönüşümün mümkün olduğunu göstermeyi amaçladıklarını sözlerine ekledi.

AA