Ağrı'da çiftçilik yapan ailesine yardım ederek ve çobanlık yaparak büyüyen Ahmet Sönmez, çocukluk yıllarında başlayan sinema tutkusunun peşinden giderek Rusya'da eğitim aldı ve ödüllü yönetmenliğe uzanan bir başarı hikâyesine imza attı. Yıllar sonra doğup büyüdüğü kenti ziyaret eden Sönmez, geçmişini, sinema kariyerini ve Ağrı'da çekmeyi planladığı yeni film projesini anlattı.
Ahmet Sönmez'in sinemaya ilgisi, özel bir bankanın babasına hediye ettiği bilet sayesinde ilk kez sinema salonuna gitmesiyle başladı. Salonda izlediği çizgi filmden etkilenen Sönmez, ileride film çekme hayali kurmaya başladı.
Babasının nasihatleri doğrultusunda derslerine ağırlık veren Sönmez, lise eğitiminin ardından Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandı. Üniversite yıllarında İstanbul'daki sinema sanatçılarıyla tanışması, hayatının yönünü değiştirdi.
Sinema Eğitimi İçin Ailesinden Habersiz Rusya'ya Gitti
Sinema sanatçısı olma hayalinden vazgeçmeyen Sönmez, hukuk eğitimini yarıda bırakarak ailesinden habersiz şekilde Rusya'ya gitti. Moskova Devlet Sinema Enstitüsü Drama Bölümünde eğitim alan Sönmez, burada tanınmış yönetmenlerle çalışma fırsatı buldu.
Eğitiminin ardından 1999 yılında Türkiye'ye dönen Sönmez, 2002'den itibaren televizyon dizileri ve filmleri çekmeye başladı.
Sinemanın kalıcı eserler ortaya koyma imkânı sunduğunu belirten Sönmez, uzun metrajlı film çekebilmek için yıllarca çalışarak gerekli finansmanı oluşturmaya gayret ettiğini söyledi.
İlk Uzun Metrajlı Filmi "Elveda Katya" Oldu
Ahmet Sönmez, ilk uzun metrajlı filmi "Elveda Katya"yı 2012 yılında çekti. Rusya ile Türkiye'yi ilgilendiren ortak bir hikâyeyi konu alan filmde, babasını arayan Rus bir kızın yaşadıkları anlatıldı.
Türkiye'nin yanı sıra Rusya'da da galası gerçekleştirilen ve vizyona giren "Elveda Katya", 49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 3 ödül kazandı. Film, 2. New York Eurasian Film Festivali'nde ise Sönmez'e "En İyi Yönetmen" ödülünü getirdi.
Sönmez, sinemaya bakışını şu sözlerle anlattı:
"Her yönetmen, sinema filmi çekmek ve bir sanatsal eser bırakmak için yönetmen olur. Sanatçının ölümsüzlüğü, ortaya koyduğu eserin kalıcılığıyla oluyor. Sinema pahalı bir sanat dalı, bütçe ve finans bulmak kolay olmuyor."
"Sadece Farklı" Filminde Ötekileştirmeyi Anlattı
İkinci Dünya Savaşı sonrasında yaşanan bir kardeşlik hikâyesini konu alan "Trileçe" filmini de çeken Sönmez, daha sonra "Sadece Farklı" adlı filmi hazırladı.
Filmde otizmli bir baba ile oğlunun hikâyesini anlattığını belirten Sönmez, toplumda farklı olduğu için görülmeyen, yalnızlaştırılan ve ötekileştirilen insanların yaşadıklarını sinemaya aktarmaya çalıştığını ifade etti.
Sönmez, filmin ismindeki "sadece" kelimesini özellikle kullandığını belirterek, insanların kendilerinden farklı olan kişilere karşı geliştirdiği önyargılara dikkat çekti.
Yeni Filmi "Merhamet"i Ağrı'da Çekmek İstiyor
Memleketinde film çekmeyi planladığını açıklayan Ahmet Sönmez, tarih kitaplarında araştırma yaparken 1924 yılında Ağrı'da yaşanmış bir hikâyeyle karşılaştığını söyledi.
Bu hikâyeden yola çıkarak "Merhamet" adlı filmin senaryosunu hazırlayan Sönmez, gerekli finansmanın bulunması halinde çekimleri Ağrı'da gerçekleştirmek istediğini belirtti.
Sönmez, "Filmin senaryosu bitti sayılır. Çekmek nasip olursa ismi de 'Merhamet' olacak. Finansını bulabilirsek filmi Ağrı'da çekeceğiz" dedi.
1911 Yılında Geçen Bir Kahramanlık Hikâyesi de Hazırlıyor
Çok sayıda yeni proje üzerinde çalıştığını aktaran Sönmez, "Merhamet" filminin ardından 1911 yılında geçen bir kahramanlık hikâyesini sinemaya uyarlamayı planladığını söyledi.
Sönmez, bu proje için önemli oyuncularla görüşmelerinin devam ettiğini ifade etti.
Çocukluğunun Geçtiği Evde Duygusal Anlar Yaşadı
Ağrı'ya yaptığı ziyaret sırasında doğup büyüdüğü evi gezen Ahmet Sönmez, mahalledeki akrabaları ve eski komşularıyla hasret giderdi.
Çocukluk günlerini hatırlayan Sönmez, çobanlık yaparken kurduğu film çekme hayalini gerçekleştirmiş olmaktan mutluluk duyduğunu dile getirdi.




