Ağrı şehir merkezine 30 kilometre uzaklıktaki Cumaçay Köyü İlkokulunda görev yapan ana sınıfı öğretmeni Şeyma Durmuş, öğrenciler ve velilerle yürüttüğü çalışmalarla eğitimi sınıfın dışına çıkararak bütün köye yaydı. Geçen yıl köye atanan Ispartalı öğretmen, köylülerle çobanlık yaptı, tandırda ekmek pişirdi, inek sağdı ve üretime yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.
Köylülere okuma yazmanın yanı sıra bostan ekme ve üretim yapma konusunda destek olan Durmuş, öğrencileriyle derslerini zaman zaman köy ortamında işleyerek günlük yaşamla iç içe bir eğitim modeli oluşturdu.
İlk Günlerde Yaşadığı Zorlukları Kısa Sürede Aştı
Ağrı'daki görevinde ikinci yılını geçiren Şeyma Durmuş, köye ilk geldiğinde ulaşım ve velilerle iletişim konusunda bazı sıkıntılar yaşadığını söyledi.
İlk gün hiçbir velinin tanışmak için okula gelmemesinin kendisini üzdüğünü ancak öğrencilerin tamamının okula gelmesinden büyük mutluluk duyduğunu anlatan Durmuş, sorunların zamanla çözüldüğünü belirtti.
Durmuş, "Açıkçası buraya atanmadan önce memleketin Kırıkkale'den doğusunu hiç görmemiştim. Buraya biraz tereddütle gelmiş olsam da atandığım için çok mutlu olmuştum. İlk geldiğimde de insanlar çok sıcakkanlıydı. Bu da çok olumlu oldu." dedi.
"Okul Hayatın İçinde Olsun İstedim"
Velilerle ilk dönemde yaşanan iletişim sorunlarını düzenledikleri etkinliklerle aştıklarını ifade eden Durmuş, başlangıçta daha çok kadın velilerin okula geldiğini, yürütülen bir projenin ardından babaların da etkinliklere katılmaya başladığını söyledi.
Kendisinin de köyde doğup büyüdüğünü aktaran Durmuş, köy halkını yakından tanımak ve onların yaşamına dâhil olmak istediğini belirtti.
Durmuş, "Ben istedim ki okul hayatın içinde olsun, hayatın dışında olmasın. Sınıfımız ve okulumuz yaşayan bir sınıf olsun. Onların arasına karışıp, onları anlayıp tanımak istedim. Onları önce gözlemledim, sonra da aralarına karıştım. Şu an yaşayan bir sınıf, yaşayan bir okul kurduk." ifadelerini kullandı.
Köyde Sebze, Konserve ve Turşu Üretimine Başlandı
Köylülerle kurduğu iletişim sayesinde kendisinin de birçok şey öğrendiğini dile getiren Durmuş, daha önce köyde üretimin sınırlı olduğunu söyledi.
Köyde çoğunlukla hayvansal ürünlerin tüketildiğini, diğer ihtiyaçların ise hazır alındığını belirten Durmuş, okul ve köyün birlikte üretmesini amaçladıklarını anlattı.
Durmuş, "Artık köyde önceki ürünlerin yanına kendi sebzelerimizi ekiyoruz, kurutuyoruz. Konserve ve turşu kuruyoruz." diye konuştu.
"Öğretmenlik Bütün Topluma Ulaşmaktır"
Öğretmenliğin yalnızca sınıfta ders anlatmakla sınırlı olmadığını vurgulayan Durmuş, çocuklarla başlayan sürecin ailelere ve topluma yayıldığını söyledi.
Isparta'dan Ağrı'ya uzanan mesafenin yaptığı çalışmalarla anlam kazanması gerektiğini ifade eden Durmuş, şöyle konuştu:
"Öğretmenlik değerli bir meslek. Ben çocukları çok seviyorum. Çocukları sevmekle başladı her şey. Onlarla birlikte köyü ve velilerimi de sevmeye başladım. Bence öğretmenlik sadece sınıfta çocuklara ders anlatmak değildir. Önce sınıftaki öğrencilerle başlar, onlarla birlikte aileye, aileyle de topluma ulaşmaktır. Öğretmenlik sadece bir kişiyi değil, bütün toplumu değiştirmek ve geliştirmektir."
Veliler Şeyma Öğretmenden Memnun
Köy sakinleri de Şeyma Durmuş'un iki yıl içerisinde Cumaçay'da önemli değişiklikler oluşturduğunu belirtti.
Velilerden Nebile Yaşar, öğretmenle karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımında bulunduklarını ifade ederek, "Şeyma öğretmen bize öğretiyor, biz de ona öğretiyoruz. Kendisini daima destekliyoruz. Biz onunla çok mutluyuz." dedi.









