Erzurum – Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Işıklı, Doğu Anadolu’da 6000-6500 yıl önce ortaya çıkan Karaz kültüründe toplumsal eşitliğin dikkat çektiğini bildirdi.

Prof. Dr. Mehmet Işıklı, Kafkas Dağları'ndan Doğu Akdeniz kıyılarına, Hazar kıyılarından Orta Anadolu'ya kadar uzanan Karaz kültüründe evlerin tek tip olduğunu belirterek, "Yöneticinin, beyin evi ayrılmıyor. Mezarlarda çok farklılıklar yok. Savaş da yok. Bu şekilde mutlu yaşayan halk grupları çıkıyor karşımıza Doğu Anadolu'nun yaylalarında" dedi.

Karaz kültürünün çobanlıkla geçinen, kısmen yerleşik ve kısmen hareketli topluluklar tarafından oluşturulduğunu ifade eden Işıklı, bu grupların ağırlıklı olarak hayvancılıkla geçindiğini, tarımın ise ikinci planda yer aldığını söyledi.

Karaz kültürüne ait yerleşimlerin küçük ölçekli olduğunu belirten Işıklı, "30 ile 50 hane olduğunu tahmin ediyoruz. 100 ile 120 kişilik köyleri var bu kültürün. Bunlar basit Tunç Çağı köyleri. Ovaların içerisinde korunaklı yerleri seçiyorlar" ifadelerini kullandı.

Evlerin tek veya iki odalı, taş kemerli ve kerpiç ya da çamur duvarlı olduğunu dile getiren Işıklı, yapılan kazılarda tapınak olarak değerlendirilebilecek bir yapıya rastlanmadığını belirterek, "İnanç sistemleriyle ilgili çok bilgi yok, bugüne kadar yapılan kazılarda tapınak denilebilecek bir eser bulamadık" dedi.

Yazının olmaması nedeniyle bu topluluklara ait isimlerin bilinmediğini ifade eden Işıklı, kültüre ilişkin bilgilerin kap kacak üzerindeki motiflerden elde edildiğini aktardı.

Karaz toplumunda sosyal farklılaşmanın bulunmadığını vurgulayan Işıklı, "Bu toplum adildi. Yönetici ve yönetilen sınıfı yoktu. Evler birbirine benziyordu. Bugüne kadar yaptığımız kazılarda hiçbir şekilde bir tahribat tabakası karşımıza çıkmadı. Bir savaş, bir vahşet yok" diye konuştu.

Kazılarda silaha çok az rastlandığını belirten Işıklı, "Envanterlerine baktığımızda kap kacak, ocak var ama silah çok az. Savaşı gösteren, militarist yapıyı gösteren eserler yok" ifadelerini kullandı.

Karaz topluluklarının savunma duvarlarına sahip olmadığını belirten Işıklı, elde edilen bulguların barışçıl bir yaşam biçimine işaret ettiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: DİYADİNNET + İHA