YEŞİM YÜKSEL - İklim kriziyle birlikte ardışık günlerdeki sıcaklık değişimlerinde yaşanan artışı araştıran Çinli akademisyenler, rekor düzeydeki farkların meydana gelme olasılığının geçmişte 1000 ila 3 bin yılda 1 olduğunu, bugün ise 40 ila 60 yılda 1'e kadar düştüğünü saptadı.
Nanjing Üniversitesi ve Çin Bilimler Akademisinden uzmanların yaptığı ve sonuçları bilim dergisi Nature'da yayımlanan çalışmada, 1961'den 2020'ye kadar olan veriler ve bugünden 2100'e kadar olan yıllara yönelik modeller ele alındı.
Art arda gelen günlerdeki aşırı sıcaklık değişimlerinin, aşırı hava olaylarının göz ardı edilen bir boyutu olarak nitelendirildiği araştırma kapsamındaki değerlendirmeler, düşük ve orta enlemlerdeki aşırı günlük sıcaklık değişimlerinin sıklığı, genliği ve toplam yoğunluğunun artacağına işaret ediyor.
Artışın temel nedenleri, toprakların giderek daha kuru hale gelmesi ile sera gazı zorlamasına bağlı olarak atmosfer basıncı ve toprak nemindeki değişkenliğin artması olarak gösteriliyor.
Araştırmaya göre 1961-2020 döneminde aşırı günlük sıcaklık değişimlerine ilişkin 10 yıllık değerler incelendiğinde tarihsel olarak yüksek değerlere sahip yüksek enlem bölgeleri azalma eğilimi gösterirken, daha düşük değerlere sahip düşük ve orta enlem bölgeleri çalışma dönemi boyunca artış eğilimi sergiliyor.
Aşırı günlük sıcaklık değişimlerinin genliği, sıklığı ve toplam şiddetindeki artışlar ise her iki yarım kürede de ağırlıklı olarak düşük ve orta enlemlerde gerçekleşti. Özellikle ABD'nin batısı, Çin'in doğusu, Güney Amerika ve Akdeniz Bölgesi'nde ciddi artışlar yaşandı. Bu bölgelerde aşırı günlük sıcaklık değişimlerinin şiddetindeki artış, 10 yılda ABD'nin batısında 11,1 derece, Çin'in doğusunda 9,4 derece, Güney Amerika'da 12,4 derece ve Akdeniz Bölgesi'nde 7,1 derece olarak ölçüldü.
Çin'in doğusunda 2022 yılında ortalama 22,9 derece, ABD'nin batısında ise 20,3 dereceyle rekor düzeyde günlük sıcaklık değişimi kaydedilirken, uzmanlar bu tür değişimlerin ortaya çıkma olasılığının 1950-1985 dönemindeki koşullarda 1000 ila 3 bin yılda 1 olduğunu, 1986-2021 döneminde ise 40 ila 60 yılda 1'e düştüğünü belirledi.
- "Ana tetikleyicisi sera gazı zorlaması"
Aşırı günlük sıcaklık değişimlerinin etkilerine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Deniz Demirhan, küresel ısınmanın orta enlemlerde günler arasındaki aşırı sıcaklık değişimlerinin sıklığını ve şiddetini artırabildiğini, kutup enlemlerinde ise sıcaklık dalgalanmalarının sıklığını azaltabildiğini söyledi.
İklim değişikliğinin atmosferdeki nem ve bulut örüntülerini değiştirerek günlük sıcaklık döngüsünü etkilediğini vurgulayan Demirhan, "Artan bulutluluk, gündüzleri gelen güneş ışınımını kısmen engeller. Dolayısıyla gün içindeki sıcaklıklar yeterince artamaz ve gece sıcaklıkları da gerektiği gibi düşemez. Bu durum günlük sıcaklık farklarını azaltır. Ancak bazı durumlarda da küresel sıcaklık artışı, bölgesel olarak gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farklarının daha keskin hale gelmesine yol açar." dedi.
Günlük sıcaklık değişkenliğindeki uzun vadeli değişimlerin ana tetikleyicisinin sera gazı zorlaması olduğunu ifade eden Demirhan, atmosfere salınan sera gazlarının gezegenin enerji dengesini değiştirerek küresel ısınmaya yol açtığını, bu ısınmanın da atmosferik dolaşımı ve yüzey süreçlerini etkileyerek günler arasındaki sıcaklık farklarının davranışını değiştirdiğini anlattı.
Demirhan, artan sera gazı konsantrasyonlarının orta ve düşük enlemlerde basınç sistemlerini farklılaştırdığından ve toprak neminin değişkenliğini artırdığından bahsetti.
Atmosferin ekstra ısınmasının hava olaylarını daha aşırı hale getirebileceğine dikkati çeken Demirhan, şöyle devam etti:
"Sera gazı etkisiyle ısınan bir bölgede yüksek basınç alanları daha uzun süre kalıcı olabilir veya kuraklık sıklaşabilir, bu da sıcaklıkların bir gün çok yükselip ertesi gün düşmesine ortam oluşturur. Fakat yukarı enlemlerde, özellikle Arktik bölgelerde, sera gazı kaynaklı güçlü ısınma hava kütlelerini genel olarak daha sıcak hale getirir. Sonuçta ekvator ve kutup arasındaki sıcaklık farkı azalır. Bunun bir sonucu olarak yukarı enlemlerde eskiden sık görülen sert soğuk ataklar azalır ve günlük sıcaklık değişimleri göreceli olarak daha ılımlı bir seyir izler."
- İnsan sağlığını, ekonomiyi ve tarımsal üretimi olumsuz etkiliyor
Demirhan, ani sıcaklık değişimlerinin bağışıklık sistemini zayıflatarak çeşitli sağlık sorunlarını tetikleyebildiği, yüksek ölüm oranlarına yol açabildiği, kalp-damar ve solunum sistemi üzerinde stres yaratıp inme, kalp krizi, astım krizleri gibi vakaların sayısını artırabildiği uyarısında bulundu.
Günlük sıcaklık değişimlerindeki ani dalgalanmaların ekonomiyi etkilediğini ve beklenmedik hızlı değişimlerin tarımsal kayıplara yol açabildiğini hatırlatan Demirhan, bu tür dalgalanmaların enerji talebinde ani artışlara da neden olduğuna, altyapıyı zorladığına ve ekonomik faaliyetler üzerinde baskı oluşturduğuna değindi.
İklim modeli projeksiyonlarına göre 2050-2100 döneminde özellikle tropikal, subtropikal ve orta enlem kara bölgelerinde aşırı günlük sıcaklık olaylarının sıklığı ve şiddetinde belirgin artışlar yaşanmasının beklendiğinin altını çizen Demirhan, şu değerlendirmeleri yaptı:
"Yüksek sera gazı emisyonunun öngörüldüğü senaryoda, orta ve tropikal enlemlerde günler arasındaki aşırı sıcaklık değişimlerinin görülme sıklığı yüzde 17, bu olayların ortalama genliği yüzde 3 ve yıl boyunca biriktirdikleri toplam ısıl yük yüzde 20 kadar artabilir. Bu değişimler, dünya nüfusunun çok büyük bir kısmını barındıran bölgelerin ikliminde ani ve tahmin edilmesi güç dalgalanmaların yeni normal haline gelebileceğine işaret etmektedir. Nitekim, şimdiden rekor düzeydeki günlük sıcaklık artışlarının tekrar gerçekleşme sıklığı büyük ölçüde arttı."