YEŞİM YÜKSEL - Küresel ısınmanın çocuk gelişimini olumsuz etkilediğine dikkati çeken Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden Uzman Klinik Psikolog Aybige Üstüner, "Bu durumun başlıca nedenleri sıcak havanın uyku kalitesini bozması, dikkat, bellek ve işlemleme hızını azaltması olabilir." dedi.

New York Üniversitesi, Chicago Üniversitesi ve Amerikalılar Arası Kalkınma Bankasından uzmanların hazırladığı ve sonuçları geçen ay yayımlanan çalışmada, artan hava sıcaklıklarının çocuk gelişimine etkisi araştırıldı.

Gürcistan, Gambiya, Madagaskar, Malavi, Sierra Leone ve Filistin'den 3-4 yaş grubundaki 19 bin 607 çocuğun gelişim durumunu inceleyen araştırmacılar, bu değerlendirme için sosyal-duygusal, okuma-yazma-sayısal beceriler, öğrenme yaklaşımları ve fiziksel gelişim olmak üzere dört alanda ölçüm yapan Erken Çocukluk Gelişim Endeksi'ni kullandı.

Çalışmada, aylık ortalama sıcaklığın 30 derecenin üzerine çıktığı koşullara maruz kalan çocukların gelişim düzeylerinin normal olma olasılığının, 26 derecenin altındaki sıcaklıklara maruz kalanlara kıyasla daha düşük olduğu görüldü.

Buna göre yaş, cinsiyet, ailedeki eğitim düzeyi ve gelir gibi değişkenlerin de hesaba katıldığı tahminlerde, ortalama sıcaklığın 26 derecenin altında ölçüldüğü bölgelerde çocukların gelişim düzeylerinin normal olma ihtimali yüzde 60-70 aralığında bulunurken, sıcaklığın 30 derece kaydedildiği bölgelerde bu oranın yüzde 61-66, 31 derecede yüzde 60,5-65,5, 32 derecede ise yüzde 55-60 aralığında olduğu tespit edildi.

- Çocuklarda fiziksel ve psikolojik etkiler

İklim değişikliğinin çocuklar üzerindeki etkisine dair AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Uzman Klinik Psikolog Aybige Üstüner, uzun süren sıcak hava dalgaları, hava kirliliği ve suya erişimde yaşanan güçlüklerin çocukları hem fiziksel hem de psikolojik açıdan etkilediğini söyledi.

Bu etkilerin başında uyku düzensizliği, baş ağrısı, halsizlik, dikkat toplamada zorlanma, sıvı kaybı ve hastalıklara yatkınlığın geldiğini belirten Üstüner, ayrıca huzursuzluk, öfke, kaygı, odaklanma güçlüğü ve motivasyon düşüklüğünün de görülebileceğini ifade etti.

Üstüner, sıcak havanın çocukların dışarıdaki oyun ve hareket alanını kısıtladığını, bu durumun çocukların duygusal regülasyonu, sosyal becerileri ve öğrenme süreçleri üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurguladı.

Psikolog Üstüner, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yapılan araştırmada aşırı sıcaklara maruz kalan çocukların okuryazarlık ve matematik becerilerinde geri kalma riskinden bahsediliyor. Bu durumun başlıca nedenleri sıcak havanın uyku kalitesini bozması, dikkat, bellek ve işlemleme hızını azaltması olabilir. Ayrıca, sınıf ortamlarının ve ev koşullarının öğrenmeye uygun olmaması, çocukların oyun ve keşif davranışlarının kısıtlanması ve eğitime erişimde eşitsizlikler de sıralanabilir. Erken çocukluk dönemindeki bu gecikmeler, okul yaşamının ilerleyen dönemlerinde akademik başarıda düşüş, derse karşı isteksizlik ve özgüven sorunları şeklinde devam edebiliyor. İklim koşulları sadece 'hava durumu' değil, çocukların öğrenme fırsatlarını ve eğitimde eşitliği doğrudan etkileyen bir faktör haline geliyor."

Beynin en hızlı geliştiği erken çocukluk döneminde ortaya çıkan gelişimsel gecikmeler ya da bozuklukların dil gelişimini, bilişsel becerileri, dikkat süreçlerini, sosyal-duygusal gelişimi ve motor becerilerini etkileyebileceğini aktaran Üstüner, aşırı sıcaklık ve çevresel stresin çocuğun oyun ve öğrenme motivasyonunu düşürdüğünü, sinirlilik ve huzursuzluk düzeyini artırdığını, dikkat ve belleği olumsuz etkilediğini ve akran ilişkilerini sınırlayabildiğini anlattı.

Üstüner, bu etkilerin anlık olmadığına ve gelişim basamaklarının tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkati çekti.

Dezavantajlı çevrelerde büyüyen çocuklarda bu etkilerin daha belirgin olduğuna işaret eden Üstüner, iklim krizinin aynı zamanda bir eşitsizlik problemi olduğuna değindi.

Erken dönemdeki gelişimsel gecikmelere zamanında yapılmayan müdahalelerin önemli sorunlara neden olabileceği bilgisini veren Üstüner, "Bu durum uzun vadede eğitim hayatını, mesleki becerileri ve psikolojik iyilik halini etkileyebilir. Okuma-yazma ve matematikte yaşanan güçlükler okul başarısında düşüş, özgüven problemleri, 'yapamıyorum' inancı, sosyal geri çekilme, ilerleyen dönemde mesleki seçeneklerin daralması gibi sonuçlar doğurabilir. Ayrıca, kronik çevresel stres altında büyüyen çocuklarda anksiyete, depresyon ve davranış problemleri riskinin de arttığını biliyoruz. Bu nedenle iklim koşullarının çocuk gelişimi üzerindeki etkisi sadece bugünü değil, çocuğun gelecekteki yaşam fırsatlarını da şekillendiren bir faktör." diye konuştu.

- Çocukların korunması için öneriler

Üstüner, sıcak havalarda serin ve gölgeli alanlarda bulunulması, bol sıvı tüketimi, uyku düzeninin desteklenmesi, ortamların havalandırılması ve fiziksel aktivitelerin günün serin saatlerine alınması gerektiği önerisinde bulundu.

Çocuklara iklim ve afetler konusunda yaşlarına uygun bilgi verilmesinin ve okullarda çocuk odaklı, iklim dostu düzenlemeler yapılmasının önemini vurgulayan Üstüner, iklim değişikliğinin bir çocuk sağlığı ve çocuk hakları meselesi olduğu değerlendirmesinde bulundu.

AA