Medipol Mega Üniversite Hastanesi, 1-7 Mart Yeşilay Haftası kapsamında "Gelecek Nesiller İçin Bağımlılığa Dur De" başlıklı panel düzenledi.

Hastaneden yapılan açıklamaya göre, bağımlılık yalnızca bireyleri değil, aileleri ve toplumu da etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olarak giderek daha fazla gündeme geliyor.

Bağımlılıkla mücadelenin ele alındığı panelde uzmanlar, sanal kumarın telefonlar aracılığıyla yaygınlaştığına, borsa takibinin hangi noktada bağımlılığa dönüşebildiğine ve alkol bağımlılığında aile desteğinin hayati rol oynadığına dikkati çekti.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Konferans Salonu'nda düzenlenen panelin moderatörlüğünü Medipol Mega Üniversite Hastanesinden Klinik Psikolog Pelin Ankay Kudu üstlenirken, konuşmacılar arasında Medipol Mega Üniversite Hastanesinden Ruh ve Sinir Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Taha Can Tuman ve Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Rahime Gök ile Yeşilay Beykoz Şube Başkanı Uzm. Dr. Mahmut Talha Uçar yer aldı.

- "Tedavi sürecinde aile desteği büyük önem taşıyor"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Klinik Psikolog Pelin Ankay Kudu, bağımlılığın son yıllarda hem Türkiye'de hem de dünyada artış gösteren ve tüm toplumu ilgilendiren önemli bir sağlık sorunu olduğunu belirtti.

Kudu, bu nedenle bağımlılığın yalnızca bireysel bir mesele olarak değil, toplumsal bir sağlık sorunu olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bağımlılıklar çocuk yaşlarda da başlayabiliyor ve ebeveynlerin bu konuda bilinçli olması büyük önem taşıyor. Bağımlılık bir irade problemi değil, bir beyin hastalığıdır. Bu nedenle çok yönlü ele alınması gereken bir konudur. Bağımlılıkla mücadelede kararlı olmak ve pes etmeden çalışmaya devam etmek gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Ruh ve Sinir Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Taha Can Tuman da özellikle son yıllarda kumar oynama bozukluğunda ciddi bir artış yaşandığına dikkati çekti.

Tuman, son yıllarda kumar oynama bozukluğunda çok ciddi bir artış olduğunu ve bu durumun artık bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini aktardı.

Kumar bağımlılığının kişinin kendisini, ailesini ve sosyal yaşamını ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade eden Tuman, şunları kaydetti:

"Kumar oynayamadığında kişilerde farklı ruh halleri ortaya çıkabiliyor ve çoğu zaman hastalar bize oldukça geç başvuruyor. Bu süreçte ağır depresyon ve intihar düşünceleri de görülebiliyor. Günümüzde insanlar kumar oynamak için kumarhaneye gitmek zorunda değil, telefonları üzerinden çevrimiçi platformlara kolayca ulaşabiliyorlar. Ödül sistemi ve erişimin kolay olması bağımlılık sürecini hızlandırıyor ve kişinin dürtü kontrolü de zamanla bozuluyor. Tedavi sürecinde aile desteği büyük önem taşıyor. Borçların kademeli şekilde yapılandırılması, para kontrolünün sağlanması ve kişinin sosyal çevresinin yeniden düzenlenmesi tedavinin önemli parçalarıdır."

Tuman, borsa işlemlerinin bir bağımlılık olup olmadığına da değinerek, borsanın aslında bir yatırım aracı olduğunu belirtti.

Uzun vadeli ve kontrollü şekilde yürütülen işlemlerin bağımlılık olarak değerlendirilmediğini vurgulayan Tuman, "Ancak kısa vadede yüksek kazanç elde etme isteğiyle sürekli ekran başında borsa takibi yapmak bağımlılığa dönüşebilir. Bu noktada ödül sistemi devreye girer ve kısa sürede kazanç sağlama beklentisi kişiyi farkında olmadan bağımlılığa sürükleyebilir." değerlendirmesini yaptı.

- "Bazı durumlarda yataklı tedavi süreci devreye girebiliyor"

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Rahime Gök de alkol bağımlılığıyla mücadelenin uzun yıllardır devam ettiğine dikkati çekti.

Gök, alkol bağımlılığıyla mücadelede kişinin bırakma isteği ve motivasyonunun büyük önem taşıdığını belirterek, bunun tedavi sürecini önemli ölçüde kolaylaştırdığını ifade etti.

Bazı kişilerin "İstediğim zaman bırakabilirim" düşüncesiyle hareket edebildiğini, ancak bunun çoğu zaman bağımlılığın fark edilmesini geciktirdiğini belirten Gök, şunları kaydetti:

"Tedavi sürecinde alkolün bir anda bırakılması bazı sağlık sorunlarına yol açabileceği için bazı durumlarda yataklı tedavi süreci devreye girebiliyor. Bu süreçte düzenli takiplerin yapılması, kişinin sosyal çevresini yeniden düzenlemesi ve alkol temin ettiği ortam ve mekanlardan uzak durması oldukça önemlidir. Ayrıca aile bireylerinin de tedavi sürecine dahil edilmesi bağımlılıkla mücadelede önemli bir destek sağlar."

Yeşilay Beykoz Şube Başkanı Uzm. Dr. Mahmut Talha Uçar ise bağımlılıkla mücadelenin yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk olduğuna işaret etti.

Uçar, bağımlılığın oldukça geniş bir kavram olduğunu ve kişinin zarar görmesine rağmen sürdürdüğü alışkanlıkları kapsadığını aktardı.

Güncel olarak yalnızca madde bağımlılığı değil, teknoloji bağımlılığı gibi farklı alanlarda da çalışmalar yürüttüklerini vurgulayan Uçar, "Yeşilay'ın en büyük amacı toplumu bağımlılıklardan korumaktır. Bu noktada rehabilitasyon faaliyetleri büyük önem taşıyor. Bağımlılıkların da zamanla değişen trendleri var. Uyuşturucu maddeler bunların başında geliyor." ifadelerini kullandı.

Uçar, özellikle salgınla birlikte teknoloji bağımlılığında ciddi bir artış yaşandığını kaydederek, "Sanal kumar bağımlılığı ise artık evlerimizin ve iş yerlerimizin içine kadar girmiş durumda. Yeşilay Danışmanlık Merkezlerimizde en çok başvuru aldığımız konuların başında sanal kumar bağımlılığı geliyor." değerlendirmesini yaptı. ​​​​​​​

AA