HDP Ağrı Milletvekili Nejla Demir, Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesindeki Mehmet Akif Ersoy Ortaokulunda görev yapan bir okul yöneticisi hakkında kadın öğretmenlere yönelik mobbing, psikolojik baskı, cinsel taciz ve görevin kötüye kullanılması iddialarının araştırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Meclis araştırması önergesi sundu.

Önergede, söz konusu iddialarla ilgili idari ve adli süreçlerin etkili biçimde yürütülüp yürütülmediğinin belirlenmesi, kamu görevlilerinin olası ihmal ve sorumluluklarının ortaya çıkarılması, kadın öğretmenler ile öğrencilerin güvenliğine yönelik mevcut mekanizmaların değerlendirilmesi talep edildi.

Demir, araştırmanın Anayasa'nın 98'inci, TBMM İçtüzüğü'nün ise 104 ve 105'inci maddeleri kapsamında açılmasını istedi.

Ayşe Irmak Olayına Dikkat Çekildi

Araştırma önergesinin gerekçesinde, Ağrı'da mobbing ve psikolojik baskıya maruz kaldığı yönündeki iddiaların ardından yaşamına son verdiği belirtilen öğretmen Ayşe Irmak'ın durumuna yer verildi.

Önergede, bu olayın eğitim kurumlarında çalışan kadın öğretmenlerin karşılaştıkları mobbing, psikolojik baskı ve taciz iddialarının etkin şekilde soruşturulmamasının ağır sonuçlara yol açabileceğini gösterdiği savunuldu.

Ayşe Irmak'ın ölümünün ardından Doğubayazıt'ta görev yapan çok sayıda öğretmenin benzer iddialarla kendilerine başvurduğunu belirten Demir, bunun yaşananların münferit olmayabileceği yönündeki kaygıları artırdığını ifade etti.

Resmî Kurumlara Başvuru Yapıldığı Belirtildi

Önergenin gerekçesinde, Mehmet Akif Ersoy Ortaokulunda görev yapan okul müdürü hakkında birden fazla kadın öğretmenin çeşitli iddialarla resmî başvurularda bulunduğu ileri sürüldü.

Başvuruların Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi, Doğubayazıt İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Ağrı Valiliğine iletildiği kaydedildi.

Demir, bu başvuruların etkili biçimde soruşturulmadığı, şikâyetçi öğretmenlerin baskı altında bırakıldığı, incelemelerin geciktirildiği ve iddiaların üzerinin örtülmeye çalışıldığı yönünde ciddi iddialar bulunduğunu aktardı.

Mesaj, Kamera ve Mobbing İddiaları

Önergede yer verilen başvuru dilekçeleri, bilgi ve tanıklıklarda okul müdürünün kadın öğretmenlerle görev ilişkisinin sınırlarını aştığı ileri sürüldü.

Sosyal medya ve telefon üzerinden sistematik şekilde mesaj gönderildiği, okulun güvenlik kameralarının öğretmenleri takip etmek amacıyla kullanıldığı ve aday öğretmenlik statüsünün baskı unsuruna dönüştürüldüğü iddia edildi.

Ayrıca öğretmenlerin öğrenciler önünde küçük düşürücü davranışlara maruz bırakıldığı ve sistematik mobbing uygulandığı yönünde anlatımlar bulunduğu belirtildi.

Öğrencilerle İlgili İddiaların da Araştırılması İstendi

Araştırma önergesinde, söz konusu okul yöneticisi hakkında kız öğrencileri ilgilendiren taciz iddialarının bulunduğuna ve yürütüldüğü belirtilen bir adli süreç hakkında gizlilik kararı verildiği yönündeki bilgilere de yer verildi.

Bazı ailelerin çevre baskısı, çocuklarının damgalanması endişesi ve uzun sürebilecek adli ve idari süreçlerde yeniden mağduriyet yaşama kaygısı nedeniyle resmî başvuruda bulunmaktan çekindiklerinin ifade edildiği kaydedildi.

Demir, ailelerin başvuru yapmamasının iddiaların bulunmadığı veya yaşananlara rıza gösterildiği anlamına gelmeyeceğini savundu.

Disiplin Cezasının Hafifletildiği İddiası

Önergede, kamuoyuna yansıdığı belirtilen bilgiler doğrultusunda müfettişlerin okul müdürü hakkında daha ağır bir disiplin yaptırımı önerdiği, ancak bu yaptırımın daha hafif bir cezaya çevrildiği iddiasına da dikkat çekildi.

Bu iddianın doğru olması durumunda yalnızca bireysel eylemlerin değil, denetim ve disiplin mekanizmalarının işleyişi ile sürece dâhil olan kamu görevlilerinin sorumluluğunun da araştırılması gerektiği belirtildi.

Kadın Öğretmenler ve Öğrenciler İçin Güvenlik Vurgusu

Araştırma önergesinde, iddiaların doğrulanması halinde konunun yalnızca kadın öğretmenlere yönelik mobbing ve tacizle sınırlı kalmayacağı ifade edildi.

Durumun öğrencilerin güvenliği, eğitim kurumlarına duyulan güven, kamu yönetiminin hesap verebilirliği ve kadınların güvenli çalışma hakkı bakımından da ciddi sonuçlar doğurabileceği kaydedildi.

Demir, idari ve adli süreçlerin, kamu görevlilerinin olası ihmal ve sorumluluklarının ve eğitim kurumlarında kadın öğretmenler ile öğrencileri koruyan mekanizmaların bütün yönleriyle incelenmesini istedi.

Önergede, varsa idari ihmallerin ortaya çıkarılması ve benzer olayların tekrarını önleyecek yasal ve idari tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasının gerekli olduğu ifade edildi.

Kaynak: HABER MERKEZİ