Bingöl'deki Bilimsel Çalışmada 71 Çekirge Türü Tespit Edildi, 30'unun Kente Özgü Olduğu Belirlendi

Bingöl'de yürütülen bilimsel çalışmayla 71 çekirge türü tespit edildi. Bingöl Üniversitesi'nde yürütülen bilimsel çalışmada, 2018'den bu yana yapılan arazi incelemeleri sonucunda kentte 71 çekirge türü tespit edildi. Yaklaşık 6 bin kilometrelik saha çalışmasıyla belirlenen türlerin 30'unun Bingöl'e özgü olduğu kaydedilirken, araştırmada yapay zeka destekli teşhis yöntemleri de kullanıldı.

Cemil Karip
Cemil Karip
Editör
Yayınlanma
3 dakika Okuma Süresi
Abone Ol
Google
A- A+
A- A+

BİNGÖL - RIDVAN KORKULUTAŞ / AHMET DENGEŞİK - Bingöl Üniversitesi tarafından yürütülen bilimsel çalışmada, kent genelinde 71 çekirge türü tespit edildi, bunların 30'unun Bingöl'e özgü olduğu belirlendi.

Bingöl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Bitki Koruma Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mustafa İlçin tarafından 2018 yılında başlatılan çalışmada, çekirge türlerinin coğrafi dağılımı ve biyoçeşitliliği incelendi.

Yaklaşık 6 bin kilometre yol kat edilerek gerçekleştirilen saha çalışmalarında, özellikle 2 bin rakım ve üzerindeki bölgelerde özgün türlere ulaşıldı. Tespit edilen çekirgeler, Ziraat Fakültesi Entomoloji Laboratuvarı'nda muhafaza altına alındı.

Yıllarca süren çalışmanın neticesinde 71 çekirge türünün tespitini yapan İlçin, bunlardan 30'unu kente özgü tür olarak kayıt altına aldı.

İlçin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bingöl'ün çekirge çeşitliliği açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti.

"Toplamda 71 türü kayıt altına aldık. Bingöl'e özgü, yeni kayıt altına aldığımız çekirge türü sayısı 30." diyen İlçin, bu türlerin önemli bir kısmının bitkisel üretim açısından risk oluşturduğunu ifade etti.

İlçin, çekirge türlerinin tespitinde yalnızca morfolojik yöntemlerin değil, yapay zeka destekli uygulamaların da kullanıldığını aktararak, çalışmaların TÜBİTAK projeleri kapsamında sürdüğünü kaydetti.

Araştırmanın gelecek kuşaklar için önemli bir veri oluşturduğunu vurgulayan İlçin, çekirgelerin bitkisel üretimde kayıplara neden olabilecek zararlılar arasında yer aldığını söyledi.

Saha çalışmalarını pandemi dönemi hariç kesintisiz sürdürdüğünü ifade eden İlçin, özellikle Genç ilçesindeki Akçakara Dağı ve Akça Dağ'ın (Çotla bölgesi) özgün türler açısından önemli bir lokalite olduğunu belirtti.

Kaynak: AA

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorumlar 0

Yorum yap

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diyadinnet hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Sıradaki haber yükleniyor