Trendyol Sanat'ın desteğiyle mimar ve fotoğraf sanatçısı Ahmet Ertuğ'un "Beyond the Vanishing Point" başlıklı sergisi Venedik'te kapılarını sanatseverlere açtı.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, Avrupa'nın en saygın sanat merkezlerinden Le Stanze della Fotografia'daki sergi, Ayasofya'dan Pantheon'a 29 büyük boyutta basılmış esere ev sahipliği yapıyor.
Serginin en dikkati çekici eserlerinden biri olan Ayasofya, kırk penceresinden süzülen ışık halkası üzerinde adeta asılı duran merkez kubbesi ve anıtsal iç mekan kurgusuyla bir başyapıt olarak öne çıkıyor.
Sergide, Pantheon ve Rönesans'ın sarmal estetiği Villa Farnese de dikkati çeken eserler arasında yer alıyor. İtalya'nın en önemli opera binalarından tarihi La Fenice Tiyatrosu da tüm ihtişamıyla Ertuğ'un kadrajından sanatseverlerle buluşuyor. Serginin küratörlüğünü Denis Curti üstleniyor.
Türkiye'nin kültürel mirasını ve mimarisini yarım asır boyunca dünyaya tanıtan Ahmet Ertuğ, fotoğraflarını 8×10 inç büyük format bir körüklü kamera ve filmle çekiyor. Doğu ile Batı arasında yüzyılları aşan mimari bir bağ kuran sergi, Le Stanze della Fotografia'da 6 Nisan tarihine kadar gezilebilecek.
Le Stanze della Fotografia, fotoğrafın modern ve çağdaş sanatın en ilgi çekici dillerinden biri olarak Venedik'te kendine özgü bir "eve" sahip olması gerektiği inancıyla 2012'de açıldı.
Aralarında Sebastiao Salgado, Elliott Erwitt, Gianni Berengo Gardin, Helmut Newton, David LaChapelle, Letizia Battaglia, Ferdinando Scianna ve Mario De Biasi gibi büyük fotoğrafçıların da yer aldığı sergilerin ardından müze, Ertuğ'un fotoğraf sergisiyle ilk kez bir Türk sanatçının eserlerine ev sahipliği yapıyor.
Erişimi kısıtlı veya gizli kalmış şaheserleri tüm görkemiyle gün yüzüne çıkaran Ertuğ, serginin İtalya'nın mimari mirasına ve onun Akdeniz dünyasıyla kurduğu derin diyaloğa odaklandığını belirtiyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Ertuğ, Trendyol Sanat'ın desteğiyle yeni sergisini genişletme ve uluslararası bir platforma taşıma imkanı bulduğunu belirtti.
Bu tür işbirliklerinin, Türk sanatçılarının yurt dışında kendi kültürel birikimlerini ve sanatsal derinliklerini görünür kılabilmeleri açısından büyük önem taşıdığını aktaran Ertuğ, şu değerlendirmede bulundu:
"Doğru destek ve sürdürülebilir ortaklıklarla Türkiye'nin sanat alanındaki birikiminin uluslararası ölçekte daha güçlü biçimde temsil edilebileceğine inanıyorum. Beyond the Vanishing Point sergisi mimarinin hem sürekliliği hem dönüşümü nasıl bünyesinde taşıdığını görünür kılıyor. Kültürleri, çağları ve coğrafyaları birbirine bağlarken, izleyiciyi çoğu zaman gizli, uzak ya da erişilmesi güç mekanlara davet ediyor. Mimarlık geçmişimden dolayı fotoğrafı yalnızca belgeleme aracı değil, bir yorumlama biçimi olarak görüyorum. Mimariyi, onu yaratanların gözünden deneyimlemenin ve görünür hale getirmenin bir yolu."