Şuan sitede 13763 kişi var

diyadinnet tv

Ahlak Felsefesi

Ahlak Felsefesi

Ahlak Felsefesinin Konusu

1.Felsefe Açısından Ahlak

Belli bir dönemde, belli insan toplumlarınca benimsenmiş olan, bireyler arası ilişkileri düzenleyen kuralların tümü ahlak adını alır. Ahlak konu olarak alan felsefe disiplinine ethik adı verilir Ethik ahlaki olayları genel olarak incelediği bu alanda ideal olanı ortaya koymak istediği için ahlaktan farklıdır Ahlak bir kişinin ya da toplumun ahlakını ethik genel olarak ahlak olgusunu ele alır.

2. Ahlak Felsefesinin Temel Kavramları

İrade
Akıl ve doğal eğilimler ikilemi karşısında kalan insanın doğal eğilimlere karşı özgürce karar verme yetkisidir.

İyi
Yapılması istenilen şey.

Kötü
Yapılması istenmeyen şey.

Özgürlük
Baskı ve zorlama olmadan bir şeyi seçme gücü.

Sorumluluk
İyi yada kötüden birini yapmanın doğuracağı sonucu üstlenmedir. Özgürlük olamadan sorumluluk yüklenmez. Çocuklar ve akıl hastaları sorumlu tutulmaz.

Vicdan
İnsanın ahlaki değerler hakkında sahip olduğu bilinç.

Erdem
İradenin ahlaki iyiye sabit bir yönelme biçimidir. Cesaret, cömertlik, bilgelik gibi.

Ahlak Yasası
İnsan eylemlerini belirleyen herkes için geçerli olan kurallar.

Ahlaki karar
Yasaya özgürce uyma, karar alma.

Ahlaki eylem
Yasaya uygun hareketi yapma Eylemin dış yüzü davranış (yapma), iç yüzü (yapmama) tutumu gösterir

Ödev
Ahlak yasasına uygun eylemde bulunma.

Mutluluk
Ahlaki eylemin insana sağladığı ruh huzuru.

3.Ahlak Felsefesinin Temel Soruları

Ahlaki eylemin bir ereği var mıdır? Evrensel ahlak yasaları var mıdır? Toplumun belirlediği iyi-kötü gerçekten böyle midir? Ahlak yargısını öteki yargılardan ayıran özellikler var mıdır İnsan yaradılışı bakımından özgecimi bencil midir? Doğası ahlaklı olmaya uygun mu İnsan ahlakı eylemde özgür müdür? Bu konuda iki karşıt görüş vardır

Ahlak özgürlüğünü kabul eden düşünürler (İndeterministler)

Şu konuları ileri sürer

1)Psikolojik konut İnsan eylemde bulunurken kendisini gözleyecek olsa yaptığı eylemi, isteyerek yaptığını hisseder
2)Sosyolojik kanıt İnsan bir toplum içinde yaşar Toplumun ondan yapmasını beklediği davranışlar onun özgür olduğu düşüncesine dayanır Seçim ve kararlarında özgür olmasaydı sorumlu tutulmazdı
3)Ahlak kanıtı İnsan özgür olmasaydı ona buyruklar vermesinin anlamı olmazdı
4)Hukuk kanıtı Ceza hukuku insanın yaptığı bir hareketin sorumluluğunu taşıdığı ilkesinden hareket eder Sorumluluk özgürlük olmadan olamaz

B. Ahlak (Determinizm) alanında özgürlüğün değil, determinizmin olduğunu savunanların kanıtları şöyledir

1)Psikolojik kanıt Karar olayı karmaşık bir olaydır. Dış uyarmalr, duygular bilinçaltı gibi çeşitli unsurların etkisiyle ortaya çıkar İnsan karar verirken bunların farkında olmadığı için kendini özgürmüş gibi hisseder.

2)Sosyolojik kanıt Sosyal kurallar davranışları belirler insanı zorlar

3)Ahlak kanıtı Ahlak kuralları kararlarımızı belirler. Benimsetilen değer yargılarının etkisiyle davranışta bulunulur.

4)Hukuk kanıtı Hukuk kuralları da davranışları sınırlandırır Sorumluluk özgürmüş izlenimini verir oysa insanın eylemlerini belirleyen bir bilinçtir

C.Bu iki görüşü uzlaştıran görüşe otodeterminizm denir

Bunlar ahlaki eylemi ve iradeyi kişilik ürünü olarak görürler İnsan bilgi birikimini zenginleştirerek kişiliğini geliştirerek ve aklını kullanarak özgürleşmiştir Kişilikleri gelişmiş olanlar gelişmemiş olanlardan daha özgürdür

B.Ethik'in Problematiği Ve Yaklaşımlar

1.Kişi vicdanı karşısında evrensel ve ahlak yasasının olup olmadığı

A.Evrensel ahlak yasasının varlığını reddedenler

1. Haz ahlakı (Hedonizm)
Kurucusu Aristippos’tur. Haz veren şey iyi, acı veren şey kötüdür. Bu ikisinin dışında kalanlar önemsizdir. Yaşamın amacı en yüksek iyiye ulaşmaktır. En yüksek haz anlık en yoğun haz duygusudur.

Epikuros (İ.Ö. 341-270)
İnsanın tabi amacı hazzı yakalamaktır Maddi hazlar manevi hazlardan önce gelir Haz bir anlık acısızlıktır. Aç kalmamak, susamak üşümemek bunlar istenilir. Bu durumda olan, gelecekte de böyle olacağına inanan mutludur. Ona göre erdemli olmak ölçülü yaşamaktır En yüksek erdem bilgeliktir İnsan bilgisi sayesinde hazları ayırt edebilir.

2.Fayda Ahlakı
(Ütülitarist ahlak) : İyi faydalı olandır. İyi bireye sağladığı faydaya göre değişecektir. Evrensel bir ahlak söz konusu değildir, İngiliz düşünürler J.Bentham ve S.Mill savunucularıdır.

3.Bencillik (egoizm)
Ben sevgisinin" önde tutulduğu anlayıştır. Thomas Habbes’a göre hayvanlar gibi insanlarda iç güdüleriyle yönetilmektedir İnsanı yönlendiren iki içgüdü vardır. Kendini sevme, kendini koruma İnsan doğası gereği bencildir Ahlakta egemen olan çıkardır Mutlak iyi mutlak adalet yoktur

4.Anarşizm
Toplum hayatı ile ilgili bir teoridir Toplumsal düzeni ve toplumsal değerleri reddeder kişisel iradeyi egemen kılmak ister

Proudhon
Toplumsal kurumları ve değer sistemleri ile devlet yıkılmalıdır Hiçbir şey ayırıp, seçilmemelidir. Bunlar arasında ahlakta vardır Çünkü ahlak insanları daha iyi yönetmek için uydurulmuş kurallardır A. Bakunin, M.Stirner de anarşizmin savunucularıdır

Fr.Nietzche
Bugüne kadarki değer sistemleri, ahlak anlayışları insanın zayıflığına dayanan köle ahlakları dır Sıradan kişilere ve korkaklara yarayan bu ahlaktan kurtulmalıdır Vicdan ahlakı yerine güç ahlakı konulmalıdır Yapılması gereken bütün ahlak anlayışlarını yıkmak; yerine kuvvete dayanan bir efendi ahlakı koymaktır Bunu güçlü iradenin temsili üstün insanlar başaracaktır Bu yaklaşım gücü en yüce iyi durumuna başaracaktır Bu yaklaşım gücü en yüce iyi durumuna getirmektedir

J.P.Sartre (1905-1980)
Varoluşçu (existentializm) felsefenin kurucularındandır. S. Kierkegard (1813-1855), M. Heidegger diğer önemli temsilcileridir. Sartre’a göre evrendeki her nesnenin bir “özü” bir de “varlığı” vardır. Öz sürekli nitelikler topluluğu, varlık (varoluş) dünyada etken olarak bulunmuş demektir.

Örnek
Ağaçlar, ağaçlar özüne uyarak Ağaç olurlar. Burada öz varoluştan önce gelir Ama insanda varoluş özden önce gelir İnsan önce vardır sonra şöyle yada böyle olur. Özünü kendi yaratır Gerçek olan benim sorunlarımdır Kötü düzenlenmiş adaletsiz kirli ve saçma bir dünyada yalnızlığım, güvensizliğim umutsuzluğuma duyduğum tiksinti ve bunaltı Kişinin kendini tamamını baskılardan kurtarmasını istiyor Bunun içinde bireyin toplumdan kopmasını devletin kişiyi yutmasına karşı çıkılmasını istiyor ve bireyselliği savunuyor Bu nedenle O’na göre genel bir ahlak yoktur Çünkü size yol gösterecek bir işaret yoktur Var olduğunu kabul etsek bile; onları yorumlayan, taşıdıkları anlamı seçen biziz Karar verirken tek başınadır insan Tüm sorumluluklar onundur. Bu insanın özgürlüğünü engeller

b. Evrensel ahlak yasasının varlığını kabul edenler

1.Evrensel ahlak yasasını subjektif özelliklerin belirlediğini ileri sürenler:

Utilitarist (faydacı) ahlak
J. Bentham (1748-1832) ve Stuart Mill (1806-1873) ahlak yasasını öznel özelliklerin belirlediğini savunmuşlardır. Onlara göre insan doğası gereği hazza yönelir, acıdan kaçınır Mutluluğu arar Kendisi için yararlı olan iyidir. Ancak insan bir toplum içinde yaşıyor Diğer insanların eylemleri benim yararıma da olmalı, benim eylemlerimde başkalarının yararlarına olmalıdır Olabildiğince çok insanın, olabildiğince çok mutluluğu göz önünde tutulmalıdır Yalnız tek insan için değil, herkes için faydalı olan yasa olarak kabul edilmelidir.

Henri Bergson
Doğru bilgi gibi doğru eylemin ölçütü de sezgidir. İnsan sezgisi ile iyi ve kötüyü kavrayabilir. Bergson ahlakın sezgi ve zeka olmak üzere iki kaynağı olduğunu ileri sürer. Zekanın oluşturduğu ahlak “kapalı toplum ahlakı” dır. Bu ahlakta yasaklayıcı kurallar egemendir. Sezgi ahlakı ise; “sevgi ve özgürlüğün” egemen olduğu “açık toplum ahlakı” dır. Burada kurallar değil örnekler önemlidir.

2.Evrensel Ahlak Yasasını Objektif Özelliklerin Belirlediğini Kabul Edenler

Sokrates
Ahlaki eylemin amacı mutluluktur kaynağı ise bilgi dir Hiç kimse bilerek kötülük etmez. Kötülük bilgisizliktendir.” Bu durumda bilgili olma ile erdemli olmayı aynı şey olarak belirler. Erdemli olan birey aynı zamanda mutludur. Buna mutluluk ahlaki (Eudaimo-nizm) denir.

Platon
Platon’da idealar varlığın asıl formlarıdır. İdealar aleminde bir sıralama vardır, en üstte “iyi ideası” yer alır. Bir eylem iyi ideasına uygunsa iyi, değilse kötüdür. Her insan iyi ideasına yönelmeli ve eylemlerini iyi ideasına uydurmalıdır.

Farabi
İnsanın amacı hayır’a (iyi) ulaşmaktır. En yüksek iyi mutluluktur Mutluluk insanın bilim, felsefe ve sanatla uğraşmasıyla elde edilir. Akıl bir eylemin iyi yada kötü olduğuna karar verebilir. İnsan iradeside seçme gücüne sahiptir. Seçme akılla olur Varlığı ve evreni bilmek insanın kendisini bilmesini amaçlar ve insan kendisini bilme ile evreni ve varlığı bilebilir Buda en yüksek mutluluktur
Baruch Spinoza (1632-1677):Panteist bir filozoftur. (Panteizm evren ile tanrıyı bir tutan anlayıştır. Evren ve tanrı tek ve aynı varlıktır) O’na göre, insan tutkular ve düşünce ikilemi içinde yaşar Tutkular ruhun karışık ve bulanık yanını oluşturur Bunlar güçsüzlük, erdemsizlik ve yetkisizlik halleridir

Tutkular içinde insan bir köledir. Düşünce durumda ise özgürdür Özgürlük erdemdir Ahlakın ödevi düşünce ile tutkuları yenmektir Ahlaki hayat aklın tutkulara karşı savaşıdır İnsan özgürlüğe yalnız bilgi ile ulaşabilir Bilmek ise var olan olarak algıladığımız her şeyin Tanrının özünden doğduğunu bilmektir Yaratıcı doğa ile yaratılan doğa aynıdır Tanrıyı bilmek, düşünsel bir sevgiyle sevmek anlamındadır. Ahlak yasası bilgisini edindiği evrenin (tanrının) yasasıdır. Yasaya uygun olan iyi aykırı olan kötüdür

Sponsorlu bağlantılar

Paylaşmaya ne dersin ?


Copyright © 2004 - 2014 diyadinnet. com Tüm Hakları Saklıdır. Diyadinnet.com 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Abone olduğumuz Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA) alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.