Şuan sitede 13564 kişi var

diyadinnet tv

Osmanlı Kültür Ve Uygarlığı

OSMANLI KÜLTÜR ve UYGARLIĞI
A.DEVLET YÖNETİMİ:

Osmanlı Devleti İslâm hukukunun ve Türk kültürünün hakim olduğu bir devletti. Osmanlılar, kuruluş döneminde devlet teşkilatını oluştururken Moğol İlhanlıları ve Anadolu Selçuklularını örnek aldılar.
Osmanlılar ülke sınırları içinde çeşitli milletleri barındırdılar.Bütün insanlara adil ve eşit davrandılar.Osmanlı Devletine sırasıyla Söğüt,Bursa,Edirne ve İstanbul başkentlik yapmıştır.

1.MERKEZ YÖNETİMİ:
a.) PADİŞAH:İmparatorluğun başında Osmanlı soyundan gelen bir padişah bulunuyordu. Padişah önemli işlerde büyük devlet adamlarının düşüncelerini almakla birlikte son kararları kendileri verirlerdi.Ordulara komuta etmek, büyük devlet adamlarını atamak, gerektiğinde divana Başkanlık etmek görevleri arasındadır.
Padişah öldüğü zaman geleneklere göre çocuklarından hangisinin başa geçeceğinin belli olmaması ve hanedan üyesi her şehzadenin padişah olma hakkının olması şehzadeler arasında taht kavgalarının çıkmasına neden olmuştur.
Fatih çıkardığı kanunname ile taht kavgalarını önlemek için başa geçen padişahın kardeşini öldürmesine izin verdi.(devletin geleceği için)
I.Ahmet devrinde yayınlanan bir fermanla devletin başına Osmanlı hanedan üyelerinin en yaşlı ve aklı başında olanının geçmesi kararlaştırıldı( Ekber ve irşâd sistemi)
Padişahın kendi adına para bastırması ve camilerde hutbe okutması hükümdarlık alameti sayılmıştır.
Şehzadeler devlet yönetiminde ve Askerlik işlerinde tecrübe kazanmaları için Lala’lar eşliğinde sancaklara gönderilirdi.
Yükselme döneminden itibaren padişahlar Topkapı Sarayında oturmaya başladılar.

b.)DİVAN:Bugünkü manada Bakanlar Kuruluna benzerdi.Devletin önemli işleri burada görüşülür ve karara bağlanırdı.(savaşa ve barışa karar verme gibi.)
Divan Osmanlı tarihinde ilk kez Orhan Bey zamanında kurulmuştur.Fatih’ten itibaren Divan’a Sadrazam başkanlık etmeye başlamıştır.
Divan’da alınan kararlar “Arz Odasında” padişaha bildirilirdi.Divan teşkilatı II.Mahmut tarafından kaldırılarak yerine “Nazırlıklar(Bakanlıklar)” kurulmuştur.
Divan toplantıları Topkapı Sarayındaki “Kubbealtı” denilen yerde yapılırdı.

DİVAN ÜYELERİ VE BAŞLICA GÖREVLERİ:
1.SADRAZAM( VEZİR-İ AZAM):Bugünkü anlamda Başbakan konumundadır.Padişahtan sonra gelen en yetkili kişidir.Padişah’ın mührü Altın bir kese içinde Sadrazam’da bulunurdu. Sadrazamlar Fatih’ten itibaren Divan Başkanı oldular.
2.VEZİRLER:Bugünkü anlamda Devlet Bakanları konumunda idiler.Sadrazam yardımcıları olup onun verdiği görevleri yaparlardı.Vezirler içerisinde en yetkili olan Vezir-i Azam(Sadrazam) idi.Vezir sayısı başlangıçta üç iken sınırların genişlemesiyle yediye kadar çıkmıştır.
3.DEFTERDARLAR:Bugünkü anlamda Maliye Bakanıdır.Gelir ve giderleri hesaplayarak yıllık bütçeyi hazırlarlardı.Anadolu ve Rumeli Defterdarı olmak üzere iki taneydi.
4.KAZASKERLER:Bugünkü anlamda Milli Eğitim ve Adalet Bakanları konumunda idi.Bölgelerindeki Kadıların ve Müderrislerin atama, terfi ve görevden alma işlerine bakarlardı.Divanda yüksek davalara bakarlardı.Böylece Divan yüksek mahkeme özelliği gösterirdi.
5.NİŞANCI:Divan bürokrasisinin en yetkili kişisi idi.Ülke ile ilgili yazışmaları düzenler, Toprakların dirliklere dağıtımını yapar, has-zeamet-tımar defterlerini tutar. Padişahın fermalarına tuğra çekerdi.
6.ŞEYHÜLİSLAM (MÜFTÜ):Bugünkü anlamda Diyanet İşleri Başkanıdır.Ülkedeki din adamları ve din işlerinin başı idi.Kanuni döneminden itibaren Divan üyesi olmuştur.Divan’da verilen kararların dine uygun olup olmadığını onaylardı buna fetva denirdi.
7.KAPTAN-I DERYA (KAPTAN PAŞA):Deniz Kuvvetleri Komutanıdır.Yükselme Döneminden itibaren Divan üyesi olmuştur.

2.TAŞRA YÖNETİMİ: Osmanlı Devleti’nde eyaletler üç kısma ayrılırdı.Bunlar:
a.Merkeze Bağlı Eyaletler
b.Özel Yönetimi Olan Eyaletler
c.Bağlı İmtiyazlı Eyaletler

a.MERKEZE BAĞLI EYALETLER: Bunlar üzerlerinde tımar sistemi uygulanan eyaletlerdir. Bunlar başlangıçta Anadolu ve Rumeli eyaletleri olarak ikiye ayrılırken Kanuni zamanında 30’u aşmıştır.
Merkeze bağlı eyaletlerde idari teşkilatlanma büyükten küçüğe doğru şu şekilde gösterilebilir.
Rumeli Beylerbeyliği Anadolu Beylerbeyliği

İDARİ BİRİM YÖNETİCİ
ASAYİŞ
ADALET
Eyalet
Eyalet
Beylerbeyi
Subaşı
Kadı
Sancak
Sancak Beyi
Subaşı
Kadı
Kaza
Kadı
Subaşı
Kadı
Köy Köy Kethüdası
Yiğitbaşı
Kadı Naibi

b.ÖZEL YÖNETİMİ OLAN EYALETLER: Merkezden uzak olan bu nedenle de üzerinde tımar sistemi uygulanamayan topraklardır.Bunlar Mısır,Bağdat,Basra,Yemen ve Trablusgarp Tunus,Cezayir’dir.
Buradaki vergiler mültezimler tarafından toplanırdı.
c.BAĞLI (İMTİYAZLI) EYALETLER:Bunlar iç işlerinde bağımsız,dış işlerinde Osmanlı Devletine bağlı eyaletlerdir.Osmanlı Devleti gerekmedikçe bu beyliklerin iç işlerine karışmazdı.Yöneticilerini kendileri seçerlerdi. Kırım ,Eflak, Boğdan, Erdel bu tür eyaletlerdendi.

3.TOPRAK YÖNETİMİ: Osmanlı Devletinde Topraklar üçe ayrılır.
A)Miri Topraklar B) Mülk Topraklar C) Vakıf Topraklar

A) MİRİ TOPRAKLAR:Fetih yoluyla devlet mülkiyetine geçen arazilerdir. Fethedilen topraklar Nişancı tarafından miri olarak tapu defterlerine kaydedilirdi.Bu topraklar devlete ait olduğu için devredilemez satılamaz ve bağışlanamazdı.
Miri toprakların başlıcaları şunlardır:
1.DİRLİK ARAZİ: Bu topraklar hizmet karşılığı olarak çeşitli dereceden devlet memurlarına maaş karşılığı olarak verilirdi.Dirlik arazi gelirin büyüklüğüne göre üçe ayrılırdı.
a)Has:Yıllık geliri 100.000 akçe ve üzeri topraklardır.Hanedan mensuplarına,Divan üyelerine,Beylerbeyine ve Şehzadelere verilirdi.
b)Zeamet:Yıllık geliri 20.000 ila 100.000 akçe arasındaki topraklardır.Kadı ve Subaşı gibi orta dereceli memurlara verilirdi.
c)Tımar:Yıllık geliri 3000 ila 20.000 akçe arasındaki topraklardır.Genellikle savaşlarda yararlılık gösterenlere verilirdi.
2.MUKATAA ARAZİ:Gelirleri doğrudan hazineye aktarılan arazilerdir.
3.OCAKLIK ARAZİ:Gelirleri kale muhafızlarına ve tersane giderlerine ayrılan sınır boylarındaki topraklardır.
4.YURTLUK ARAZİ: Gelirleri sınırları korumak amacıyla ,Türkmen boylarına verilen sınır arazileridir.
B)MÜLK TOPRAKLAR:Padişah tarafından üstün hizmetler karşılığında kişilere özel olarak verilen arazilerdir.Bu arazilere sahip olanlar toprağı satabilir,kullanabilir,miras bırakabilirdi.Kazançları oranında devlete vergi öderlerdi.
C)VAKIF TOPRAKLAR: Gelirleri cami,medrese,şifahane,imarethane(aşevi) gibi din, bilim ve hayır işlerine harcanan topraklardır.Bu topraklardan vergi alınmazdı.

4.MALİYE:Osmanlı Devletinde maliyenin başında Defterdar bulunurdu. Devlet hazinesine “Hazine-i Amire” denirdi.
OSMANLI HAZİNESİNİN BAŞLICA GELİR KAYNAKLARI
1.Halktan alınan vergiler:Müslüman halktan alınan Öşür,Hristiyan halktan alınan haraç ve cizye gibi.
2.Gümrük,maden,orman ve Tuzla gelirleri
3.Savaşlarda elde edilen ganimetlerin beşte biri.
4.Bağlı beyliklerden ve yabancı devletlerden alınan vergi ve hediyeler.
Bu gelirler devlet içerisinde pek çok yerlere harcanırdı.

OSMANLI HAZİNESİNİN GİDERLERİ ŞUNLARDIR
1.Devlet memurlarına ödenen maaşlar,
2.Kapıkulu askerlerine ödenen ulûfeler ve ulemaya ödenen maaşlar,
3.Savaş masrafları.Donanma giderleri,
4.Askerlere dağıtılan cülus bahşişleri,
5.Bayındırlık ve imar çalışmalarına harcanan giderler.

Osmanlı Devleti’nde ilk para Osman Bey tarafından bastırılmıştır.
Fatih’e kadar Gümüş akçe olan Osmanlı parası Fatih’ten itibaren altın olarak basılmıştır.
Yavuz S.S zamanında Osmanlı Devleti’nin hazinesi altınla dolmuştur.
Osmanlı Devleti 15 ve 16.yüzyıllarda İpek ve Baharat yollarından yararlanmıştır.Ancak 17.yüzyıldan itibaren Osmanlı ekonomisinde büyük sarsılmalar meydana gelmiştir. Bunun başlıca sebepleri şunlardır:
1.Coğrafi keşiflerle ticaret yollarının Avrupalıların eline geçmesi,
2.Uzun süren savaşların ekonomiyi zayıflatması,
3.Köylülerin topraklarını terk ederek şehirlere gitmeleri,
4.Avrupalıların Osmanlı topraklarına soktukları değeri düşük Gümüşün Osmanlı akçesinin değerini düşürmesi,
Osmanlı Devleti ilk defa Abdülmecit zamanında 1854’te Kırım Savası sırasında İngiltere’den borç para almıştır.
Alınan borçlar zamanla çok yüksek rakamlara ulaşmış ve sonunda Osmanlı maliyesi iflasını açıklamıştır. (1875)
Avrupalı devletler borçlarını alabilmek için “Duyun-u Umumiye” adında Genel Borçlar İdaresini kurdular.Osmanlı gelir kaynaklarına el koydular.
5.ORDU: Osmanlı ordusu Kara Kuvvetleri ve Deniz Kuvvetleri(Donanma) olmak üzere iki ana bölüme ayrılırdı.
OSMANLI KARA ORDUSU
KAPIKULU ASKERLERİ
EYALET ASKERLERİ
YARDIMCI KUVVETLER

Tımarlı Sipahiler
Bağlı Beylik ve eyaletlerden
PİYADELER
SÜVARİLER
Azaplar
gönderilen askerler oluştururdu.
Acemioğlanlar
Sipah
Akıncılar
En önemlisi Kırım askerleri idi.
Yeniçeriler
Silahtar
Cebeciler
Sağ ulufeciler
Topçular
Sol ulufeciler
Top arabacıları
Sağ garipler
Humbaracılar
Sol garipler
Lağımcılar

a)KAPIKULU ASKERLERİ:Bunlar padişa bağlı ve üç ayda bir maaş( Ulufe) alan askerler olup ayrı bir kanunla özel olarak yetiştirilirlerdi.Savaş esirleri arasından seçilerek yetiştirilirdi.Çelebi Mehmet zamanında hazırlanan “Devşirme Kanunu” ile Hristiyan halk arasından seçilen gençlerden oluşturulmaya başlanmıştır.Bunlar:
1.KAPIKULU PİYADELERİ:
Acemi Oğlanlar Ocağı:Devşirme kanununa göre toplanan Hristiyan çocuklar bu ocakta eğitilir,belli seviyeye geldikten sonra kabiliyetlerine göre bir üst sınıfa yükselirlerdi.
Yeniçeri Ocağı:Kapıkulu Piyadeleri arasında en önemlisiydi.Bölüklere ayrılırdı.Komutan- ları Yeniçeri Ağası idi.
Topçu Ocağı:Top döken, topçulukla ilgili malzemeleri hazırlayan ve savaşlarda topları kullanan sınıftır.
Top Arabacılar Ocağı:Sefer sırasında topları savaş bölgesine götüren sınıftır.
Humbaracı Ocağı:Havan topları ve el bombaları hazırlayan ve kullanan sınıftır.
Cebeci Ocağı:Ordunun silahlarını hazırlayan ve savaş alanına taşıyan sınıftır.
Lağımcı Ocağı:Kuşatma sırasında tüneller kazarak kale duvarlarını çökertmekle görevli sınıftır.
2.KAPIKULU SÜVARİLERİ:Kapıkulu ocaklarının atlı sınıfıdır.Yeniçeri ocaklarından terfi edenler(yükselenler) bu sınıfı oluştururdu.
Sipah-Silahtar:Savaşta hükümdarın sağında ve solunda bulunurlar ve padişahı korurlardı.
Sağ Ulufeciler-Sol Ulufeciler: Savaşta saltanat sancaklarını korurlardı.
Sağ Garipler-Sol Garipler:Savaşta ordunun ağırlıklarını ve hazineyi korurlardı.

b)EYALET ASKERLERİ:
1.Tımarlı Sipahiler:Merkeze bağlı eyaletlerde dirlik sahiplerinin besledikleri atlı askerlerdir.Tamamı Türk olup Osmanlı ordusunun asıl askeri gücünü oluşturur.
2.Akıncılar:Sınır boylarında oturan akıncıların başlıca görevleri;sınırları korumak,düşman topraklarına akınlar düzenlemek,ve bilgi toplamaktır.
3.Azaplar:Ordunun ön saflarında bulunurlardı ve düşmanın ilk saldırısını karşılarlardı.
c)YARDIMCI KUVVETLER: Bağlı Beylik ve eyaletlerden gönderilen askerler oluştururdu En önemlisi Kırım askerleri idi.

DONANMA:
Osmanlı Devleti’nde ilk donanma Karesi Beyliğinin alınmasıyla başlamıştır.
İlk Osmanlı tersanesi(gemi inşa ve tamir etme yeri) Yıldırım Bayezıt devrinde Gelibolu’da açılmıştır.
Osmanlı Devleti ilk deniz savaşını Çelebi Mehmet zamanında Venediklilerle yapmıştır.
Osmanlı denizciliği Fatih zamanında büyük gelişmeler göstermiştir.
Osmanlı denizciliği Kanuni zamanında altın çağını yaşamıştır.Bu dönemde tersaneler Gelibolu ,Süveyş,İstanbul ve Rusçuk’ta idi.
Osmanlı donanmasında Kalyon,Kadırga ve Fırkateyn adı verilen gemiler bulunurdu.
Donanma komutanına Kaptan-ı Derya denirdi.Donanmadaki diğer komutanlara Reis, donanma askerlerine ise Levent adı verilirdi.

Barboros Hayrettin Paşa,Piri Reis,Turgut Reis,Seydi Ali Reis,Burak Reis ve Kemal Reis yükselme döneminin ünlü denizcileridir.

B.HUKUK SİSTEMİ-SOSYAL VE EKONOMİK HAYAT

1.HUKUK SİSTEMİ
Osmanlı Devleti’nde şer’i ve örfi olmak üzere iki tür hukuk uygulanırdı.
Şer’iHukuk:Kaynağını islam dininden alan hukuk kurallarıydı.
Örfi Hukuk:Kaynağını Türk gelenek ve göreneklerinden alan hukuk kurallarıydı.
Fatih kendinden önceki tüm kanunları bir araya getirerek “Kanunname-i Âli Osman” adında ilk Osmanlı örfi kanunnamesini hazırlamıştır.
Kanuni Sultan Süleyman kanunlara bağlı olduğu için Kanuni ünvanı verilmiştir.
Osmanlı Devletinde küçük davalara Kadılar, büyük davalara Kazaskerler bakardı.
Kadıların verdiği kararlardan memnun olmayanların davalarına Divanda Kazaskerler bakardı.
Müslüman olmayanların davalarına kendi kurallarına göre kilise veya havralarda bakılırdı.
2.SOSYAL HAYAT:Osmanlı Devletinde halk çeşitli bakımlardan çeşitli gruplara ayrılıyordu.
a.)Siyasi Bakımdan
1.Yönetenler:(Askeriler) Saray halkı,ordu mensupları,ulema sınıfı ve devlet memurları bu sınıfı oluştururdu.
2.Yönetilenler: Bunlara Reaya(halk) da denirdi.Bunlar yönetime katılmayan ve kendi işiyle meşgul olan ve devlete vergi veren kimselerdir.
b.)Dini Bakımdan
1.Müslümanlar:Müslüman halkın çoğu Türklerden oluşurdu.Askerlik yaparlardı.Öşür denilen vergi verirlerdi.
2.Gayri Müslimler: Genellikle Hristiyan ve Musevi halk bu sınıfı oluştururdu.Bunlardan haraç ve cizye vergileri alınırdı.Askerlik yapmazlardı.
c.)Ekonomik Faaliyetler Bakımından:
1.Çiftçiler:Köylerde yaşarlar tarım ve hayvancılıkla uğraşırlar.
2.Esnaflar:Şehir ve kasabalarda otururlar ve sanat ve ticaretle uğraşırlardı.Her mesleğin bugünkü meslek odalarına benzeyen bir loncası vardı.Meslek loncaları bir araya gelerek Ahilik teşkilatını oluştururdu.
3.Tüccarlar:Ülke içinde ve dışında mal alıp satan kimselerdir.
4.Göçebeler:Genellikle hayvancılıkla uğraşır,hayvanlarına otlak bulmak için sürekli dolaşır

3.EKONOMİK HAYAT:Osmanlı Devleti’nde ekonominin temelini,tarım,hayvancılık ve ticaret oluştururdu.
Toprağını üç yıl boş bırakan köylünün toprağı elinden alınırdı.Bu sayede üretimin devamlılığı sağlanırdı.

Osmanlı Devleti ticaretin gelişmesi için han ve kervansaraylar yapmış ve ticaretle uğraşanlar rahat ettiği gibi yolların güvenliği de sağlanmıştır.
Osmanlı Devleti’nde el işçiliği(zenaat) gelişmiştir.Örneğin; Denizli’nin dokumaları,Bilecik’in kadifeleri,Diyarbakır’ın ipekli kumaşları ünlü idi.Silah ve cephane Edirne’de imal edilirdi.
C-EĞİTİM,ÖĞRETİM,BİLİM VE SANAT

1.Eğitim ve Öğretim:Osmanlı Devleti’nde eğitim ve öğretimin temelini medreseler oluştururdu.
İlk medrese Orhan Bey döneminde İznik’te açılmıştır.
Osmanlı Devleti’nde eğitim öğretim başlıca üç grupta ele alınıyordu.
a)Sıbyan(çocuk) Mektepleri:Günümüzdeki ilkokulların karşılığıdır.
b)Medreseler
c)Enderun Mektebi

2.Bilim:
a)Dil ve Edebiyat:Kuruluş devrinde edebiyat ve bilim eserleri Arı bir Türkçe ile yazılmıştır.
Yükselme döneminde sınırlar genişleyince Arapça ve Farsça’dan dilimize pek çok kelime alınmıştır.Türkçe’nin bu gelişmiş haline Osmanlıca denilmiştir.
Osmanlı Devleti’nde edebiyat Divan Edebiyatı ve Halk Edebiyatı olmak üzere ikiye ayrılırdı.
19.Yüzyıldan itibaren edebiyatta önemli gelişmeler olmuştur.Bu dönemde edebiyat Batı’nın etkisi altına girmiştir.Şinasi ve Tevfik Fikret, Namık Kemal, Ömer Seyfettin Batı tarzında eserler yazmışlardır.
b.)Tarih ve Coğrafya:Osmanlı Devleti’nde 15.yy’ın ikinci yarısından itibaren tarih kitapları yazılmaya başlanmıştır.
Padişahların görevlendirdiği resmi tarih yazıcılarına Vakanüvist veya Şehnameci denirdi.
Hoca Saadettin Efendi padişah tarafından görevlendirilen ilk resmi tarihçidir.
Coğrafya alanında en önemli eseri Pîri Reis Kitab-ı Bahriye(Denizcilik Kitabı) adlı eseriyle ortaya koydu.Aynı zamanda 16.yy’da çizdiği Dünya haritası, Dünya’daki ilk doğru Dünya haritası oldu. Çeşitli ülkeleri tanıtan Seydi Ali Reis’in yazdığı Mirat’ül Memalik (Ülkelerin Aynası) ve Kâtip Çelebi tarafından yazılan Cihannüma( Dünya Coğrafyası) ve Evliya Çelebi tarafından yazılan Seyahatname Osmanlı Devleti’nde yazılmış olan önemli coğrafya kitaplarıdır.
c.) Tıp:
Osmanlı Devleti’nde medreselerde tıp eğitimi de yapılıyordu.Medreselerin yanına açılan hastahanelerde(şifahane) pek çok tedavi yolları geliştirilmiştir.
İlk hastahaneler Yıldırım Bayezıt zamanında açıldı.Dür’ün Tıp adıyla.
Müslüman olmayan Yahudi ve Rumlar tıp biliminde eser vermişlerdir.Padişahlar onları hekimbaşı bile yapmıştır.
II.Bayezıt’ın Edirne’de kurduğu külliyenin akıl hastalıkları bölümünde hastalar müzikle tedavi ediliyordu.Bu dönemde Avrupa’da akıl hastaları ateşe atılarak yakılıyordu.
Fatih’in hocası Akşemsettin bazı hastalıkların mikroplar yoluyla meydana geldiğini bularak eserlerinde yazmıştır.
Devrin ünlü doktorları arasında Amasyalı Sabuncuoğlu Şerafettin, Ahi Çelebi ve kendi hocasını Ameliyat eden Altunî Zade sayılabilir.
3.Sanat:
a)Mimari:Osmanlı Devleti’nde en çok gelişen sanat dalı mimari idi.Kuruluş döneminde Selçuklu ve Bizans Mimarisinin etkisi görülür.
Camiler,medereseler,hanlar,hamamlar,saraylar ve türbeler en çok yapılan mimari eserlerdir. Mimar Sinan Osmanlı Devleti’nde tanınmış en önemli mimardır.315 taen eser meydana getirmiştir.İstanbul’daki Süleymaniye ve Şehzadebaşı camileri ile Edirne’deki Selimiye camileri Mimar Sinan’ın eserlerindendir.
18.yy’da mimaride İran ve Avrupa’nın etkisi görülmüştür.
19.yy’da Avrupa’nın barok ve gotik mimari tarzları örnek alınmıştır. Dolmabahçe , Çırağan,Yıldız ve Beylerbeyi sarayları bu yüzyılda inşa edilmiştir.
b.)Süsleme Sanatları: Osmanlı Devleti’nde Çinicilik, oymacılık, kakmacılık, nakkaşlık, hattatlık,kitap ve ciltcilik sanatları gelişmiştir.
c.)Musıkî:Osmanlılar Selçuklulardan aldıkları musıkîyi zirveye ulaştırmışlardır.Musıkî klasik musiki ve halk musıkîsi olmak üzere iki koldan gelişmiştir.Birçok Osmanlı padişahı profesyonel biçimde musıkî ile uğraşmıştır.
İsmail Dede Efendi,Zekai Dede,Hacı Arif Bey,Itri ve Tamburi Cemil Bey ünlü bestekarlardır.
Osmanlılarda Mehterhane adı verilen askeri mızıka takımı vardı.II.Viyana kuşatması sırasında Avusturyalılar Mehter takımını esir aldılar.Avrupa ordularının bando takımı buradan doğmuştur.
Mehterhane 1826’da Yeniçeri Ocağının kaldırılmasıyla kaldırılmış ve yerine Avrupaî tarzda Mızıka-i Humayun kurulmuştur.
Mehter takımı 1953 yılında Harp Dairesi Askeri Müze Müdürlüğü tarafından yeniden kurulmuştur.

Sponsorlu bağlantılar

Paylaşmaya ne dersin ?


Copyright © 2004 - 2014 diyadinnet. com Tüm Hakları Saklıdır. Diyadinnet.com 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Abone olduğumuz Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA) alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.