Sanofi ve Translate Bio'nun "mRNA Kovid-19" aşısı faz 1-2 klinik çalışması başlayacak

Sanofi ve Translate Bio'nun "mRNA Kovid-19" aşısı faz 1-2 klinik çalışması başlayacak

Sanofi Global Aşılar İş Birimi Başkanı Thomas Triomphe:

- "Mevcut sonuçlar, bu çalışma adına önemli bir kilometre taşı ve son derece umut verici. İş ortağımız Translate Bio ile bu teknolojiyi dünya çapında insanlara sunmak için sonraki adımlar üze

İSTANBUL - Sanofi'nin aşılar konusundaki iş birimi Sanofi Pasteur ve "klinik evrede mesajcı RNA (mRNA)" tedavileri üzerine çalışan Translate Bio'nun, Kovid-19'a karşı yeni bir mRNA aşısı geliştirmek için nisanda başlattığı çalışmada, faz 1-2 klinik çalışmasının bu yılın dördüncü çeyreğinde başlaması bekleniyor.

Sanofi'den yapılan açıklamada, MRT5500'ün klinik öncesi değerlendirmesinde son derece önemli bir bulgu olarak SARS-CoV-2'ye karşı olumlu bir bağışıklık yanıtı profili gösterdiği belirtildi.

Sanofi ve Translate Bio, Kovid-19 hastalığının nedeni virüs olan SARS-CoV-2'ye karşı geliştirdikleri mRNA tabanlı aşı adayları MRT5500'ün klinik öncesi sonuçlarını açıkladı. Kovid-19 ile mücadelede güç birliği yapan Sanofi ve Translate Bio'nun mRNA Kovid-19 aşı adayı ile klinik öncesi çalışmalarda yüksek antikor düzeyleri elde edildi. MRT5500'ün preklinik değerlendirmesinde SARS-CoV-2'ye karşı sergilediği olumlu bağışıklık yanıtı büyük öneme sahip. Bu veriler, MRT5500'ın klinik geliştirme için seçimini destekler nitelikte.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Sanofi Global Aşılar İş Birimi Başkanı Thomas Triomphe, "Bu küresel salgının üstesinden gelmek için, hem enfeksiyon hastalıkları uzmanlığından edindiğimiz güçlü bilgilere hem de yeni, yenilikçi teknolojilere yakından bakıyoruz. Bugün edindiğimiz mevcut sonuçlar, bu çalışma adına önemli bir kilometre taşı ve son derece umut verici. İş ortağımız Translate Bio ile bu teknolojiyi dünya çapında insanlara sunmak için sonraki adımlar üzerinde çalışmak konusunda müthiş heyecan duyuyoruz." ifadelerini kullandı.

Translate Bio Üst Yöneticisi (CEO) Ronald Renaud ise salgına karşı etkili aşıların hızlı gelişiminin en öncelikli küresel halk sağlığı ihtiyaçlarından biri olmaya devam ettiğini belirterek, "Sanofi Pasteur ile üzerinde çalıştığımız mRNA aşı adayına ilişkin olarak kaydettiğimiz ilerleme cesaret verici. Klinik öncesi sonuçlar, MRT5500'ün klinik öncesi çalışmaları hem farelerde hem de insan olmayan primatlarda olumlu bir bağışıklık tepkisi sağlama yeteneğini gösterdi. Daha da önemlisi, bu sonuçlar, geleneksel aşılara alternatif yaklaşımların geliştirilmesini potansiyel olarak hızlandırmak adına mRNA platformumuzun geçerliliğini de teyit etti." değerlendirmesinde bulundu.

- Kovid-19 ile mücadelede önemli adımlar

Translate Bio ile iş birliği içinde mRNA aşısı adayına ek olarak Sanofi, GSK'nın yerleşik pandemik adjuvan platformuyla birlikte Sanofi'nin mevsimsel grip aşılarından biri ile aynı rekombinant protein bazlı üretim teknolojisini kullanan bir Kovid-19 aşısı adayı üzerinde GSK ile iş birliği yapıyor.

Şirketler, eylül ayında adjuvanlanmış rekombinant Kovid-19 aşı adayı için Faz 1-2 klinik çalışmasının başladığını duyurdu. 2020 Aralık ayı başlarında ilk sonuçları beklenen bu çalışmada, yıl sonundan önce Faz 3 çalışmasının başlatılması bekleniyor.

- mRNA aşılarının önemi

Aşılar, bağışıklık sistemini uyarmak için hastalık ajanlarını taklit ederek etki gösterir ve vücutta karşılaşabilecekleri enfeksiyonlarla savaşmak için aktif kalan bir savunma mekanizması oluşturur. mRNA aşıları, koruyucu bir bağışıklık yanıtı oluşturmadaki yüksek potansiyelleri sebebiyle seçilen antijen(ler)i kodlayan bir nükleotid dizisi sunarak yenilikçi bir yaklaşım ortaya koyar.

mRNA aşıları, birçok açıdan geleneksel aşı yaklaşımlarına kıyasla potansiyel olarak yenilikçi bir alternatifi temsil eder. Bu nedenler, mRNA aşılarının yüksek potensi (gücü), hücre çekirdeğine girilmeye gerek kalmadan protein üretimini başlatabilme yeteneği, hızlı aşı geliştirme olanağı, düşük maliyetli üretim potansiyeli ve virüs aracılığına gerek kalmadan uygulanabildiği için güvenle kullanılabilmesidir. Bu yaklaşım potansiyel olarak aşılamanın bugün için uygun bir seçenek olmadığı hastalıklara karşı aşı geliştirilmesine olanak verir. Ayrıca, istenilen bir veya birden çok antijen, üretim süreci değişikliği gerekmeden mRNA'dan sentez edilebildiğinden, aşı geliştirmede en yüksek esnekliği ve verimliliği sağlar.Kaynak:AA


Yorum Ekle