Microsoft Türkiye AR-GE Merkezi, girişimcileri Türkiye'de yatırım yapmaya teşvik edecek
Bilim-Teknoloji

Microsoft Türkiye AR-GE Merkezi, girişimcileri Türkiye'de yatırım yapmaya teşvik edecek

Microsoft Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Başkanı Ralph Haupter:
- "Türkiye'den edindiğimiz yenilik ve becerileri diğer pazarlara ilham kaynağı olarak sunmak istiyoruz" - "Başlangıçta konsollar ve üst düzey PC'lerle sınırlı olan oyunlar, günümüzde her türlü cihazda oynanıyor ve Türk şirketlerinin oyun ekosisteminin bir parçası olarak başarılı olduğunu görmek harika"

İSTANBUL - ABDULKADİR GÜNYOL - Microsoft Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi (EMEA) Başkanı Ralph Haupter, Microsoft Türkiye'nin İstanbul'da açılışı yapılan AR-GE merkezi ile ilgili olarak, "Türkiye'den edindiğimiz yenilik ve becerileri diğer pazarlara ilham kaynağı olarak sunmak istiyoruz." dedi.


Haupter, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Microsoft Türkiye olarak 3 yıl önce açtıkları Microsoft Teknoloji Merkezi'nden sonra daha büyüyerek Microsoft AR-GE Merkezi'nin de açılışını yaptıklarını söyledi. Türkiye'nin genç nüfusu, yüksek teknoloji kullanım oranı ve yüksek dijital adaptasyon kabiliyeti ile kendileri için eşsiz bir pazar olduğunun altını çizen Haupter, "Bu, bize üretimden enerjiye ve sağlık hizmetlerinden perakendeye kadar kilit sektörlerdeki müşterilerle ortak inovasyon yapmak için ideal bir ortam sunuyor.


Global bir şirket olarak, yerelde Türk müşterilerimizle beraber öğrenmek, büyümek ve yenilik yapmak istiyoruz. Aynı zamanda Türkiye'den edindiğimiz yenilik ve becerileri diğer pazarlara ilham kaynağı olarak sunmak da istiyoruz. Bu noktada kamuoyundan ve paydaşlarımızdan aldığımız destek de doğru yolda olduğumuzu gösteriyor." diye konuştu.


Haupter, Microsoft'un Türkiye'deki mühendislik çalışmalarının temelinin 2019 yılında Citus Data'nın satın alınmasıyla atıldığına değinerek, bu süre zarfında Citus Data ekibinin, Microsoft içinde öne çıkan bir araştırma ve ürün geliştirme ekibi haline geldiğini belirtti. Microsoft'un Türkiye'deki yatırımlarını artırma kararında bu ekibin başarısının belirleyici olduğunun altını çizen Haupter, "Bir Türk şirketinin Microsoft'a katılmasıyla başlayan yolculuk, açılışını yaptığımız Microsoft Türkiye AR-GE Merkezi ile devam ediyor. Türkiye'den edindiğimiz yenilik ve kabiliyetleri geniş bir endüstri yelpazesindeki küresel müşteri tabanına taşımaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.


Merkezin, yerelde genç yazılımcıların istihdamına da katkı sağlayacağına vurgu yapan Haupter, "Bu nedenle AR-GE Merkezi, kamu paydaşları ile Türkiye'nin startup ekosistemini ve yerel yazılımcı yetenekleri bir araya getirdiğinden dolayı bizim için kritik bir öneme sahip. AR-GE Merkezinde ayrıca Türk bilgisayar mühendisliği yeteneklerine, becerilerini dünya çapında genişletme fırsatı sunacağız. Merkezimizin, üniversiteleri, iş ortaklarımızı ve müşterilerimizi bulut tabanlı yazılım alanında Türkiye'de yatırım yapmaya teşvik edecek bir katalizör görevi göreceğine inanıyoruz. Bu da bizim için çok heyecan verici bir şey." şeklinde konuştu.


Türk startup ekosisteminin çevikliği ve yaratıcılığından etkilendik


Haupter, EMEA bölgesinde çok geniş kapsamlı bir hizmet verdiklerinin altını çizerek, bir platform şirketi olarak müşterilerine başarılı olmaları için gerekli olan teknolojileri sağladıklarını anlattı. Küresel salgına rağmen, Türk startup ekosisteminin yeni fonlama seviyelerine ulaştığına değinen Haupter, Türk startup ekosisteminin çevikliği ve yaratıcılığının kendilerini etkilediğini söyledi.


Türkiye'de ya yatırım almış ya da başlangıç aşamasında olan ortalama 500 B2B (işletmeden işletmeye) startupı bulunduğuna işaret eden Haupter, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Insider (yeni Turcorn) buna harika bir örnek. Kısa süre önce, startupların bir sonraki dönüm noktasına ulaşmaları için ihtiyaç duydukları teknolojiyi, kılavuzu ve desteği sunan Microsoft for Startups Founders Hub'ı kullanıma sunduk. Founders Hub'da, startuplar 151 bin dolara varan ücretsiz Azure kredileriyle kendi hızlarında büyüyebilir, GitHub ve Microsoft 365 dahil güçlü geliştirme ve üretkenlik araçlarına ücretsiz erişim elde edebilir, iş liderlerinden ve teknik uzmanlardan mentorluk rehberliği alabilir ve Microsoft ve iş ortakları ve Open AI platformundan startup-dostu teklifler alabilirler. Startuplar, tüm sektörlerde ilerleme için yaratıcılık, taze fikirler ve hırs getirerek Türkiye'nin inovasyon ekosisteminin can damarı oldu. Microsoft olarak girişimcileri ve işletmeleri desteklemekte kararlıyız. Geliştiricilerin, Türkiye'de etkili bir değişim yapmak için ihtiyaç duydukları tüm araçlara ve kaynaklara erişmelerini sağlamak için bu yolculuğa devam edeceğiz."


- Microsoft oyun sektöründe büyümeye devam ediyor


Microsoft'un konsollar, bilgisayarlar ve mobil cihazlardaki en büyük oyun yayıncılarından biri olan Activision Blizzard'ı satın alması hakkında konuşan Haupter, bu satın almanın içerik, topluluk, bulut ve kültür alanındaki liderliklerini ve yatırımlarını geliştirdiğini anlattı. Haupter, "Misyonumuz, her kişiyi ve kuruluşu daha fazlasını başarmaları için güçlendirmektir. Son 20 yıldır Xbox, oyun oynamayı eğlence, ilham ve sosyal bağlantı için bir alan haline getirerek gezegendeki herkese oyun oynama sevincini getirme misyonunu üstlendi. Amacımız, günümüzün oyun yaratıcıları ile dünya çapındaki milyarlarca oyuncu arasında önemli bir bağlantı noktası olmaktır. Konsol merkezli bir işten içerik, topluluk, bulut ve kültüre yaptığımız yatırımların desteklediği her yerde bulunan küresel bir oyun ekosistemine dönüşürken geleceğin neler getireceğinden heyecan duyuyoruz." dedi.


Türk şirketlerinin oyun ekosisteminin bir parçası olarak başarılı olduğunu görmek harika


Haupter, dünya çapında 3 milyardan fazla insanın oyun oynadığını ve bunun 2030 yılına kadar 4,5 milyar insana ulaşmasının beklendiğini vurgulayarak, "Bu, 200 milyar doları aşan oyun endüstrisini en büyük ve en hızlı büyüyen eğlence tarzı haline getiriyor. Başlangıçta konsollar ve üst düzey PC'lerle sınırlı olan oyunlar, günümüzde her türlü cihazda oynanıyor ve Türk şirketlerinin oyun ekosistemin bir parçası olarak başarılı olduğunu görmek harika." diye konuştu.


- Microsoft'un metaverseye bakışı


Metaversenin hem fiziksel hem de dijital dünyalarda paylaşılan deneyimler sağladığını anlatan Haupter, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Avatarlar ve metaverse, fiziksel olarak ayrı olduklarında bile insanları birlikteymiş gibi hissettirmeye bizi bir adım daha yaklaştırıyor. Örneğin, araştırmamız, yalnızca sesli aramayla karşılaştırıldığında, insanların bir toplantıda avatar kullanırken kendilerini daha bağlı, daha mevcut ve hatta daha rahat hissettiklerini gösteriyor. Yakın zamanda yapılan bir ankette, çalışanların yüzde 52'si gelecek yıl toplantılar veya ekip etkinlikleri için metaversedeki dijital üçboyutlu alanları kullanmaya açık olduklarını söylüyor.


Ankete göre, Z kuşağının yüzde 51'i ve Y kuşağının yüzde 48'i, çalışmalarının bir kısmını önümüzdeki iki yıl içinde metaversede yapacağını düşünüyor. Bu da liderlerin metaverse ve yapay zeka gibi gelişen teknolojilerin iş birliğini nasıl artırabileceği ve bu teknolojilerin dağıtılmış bir iş dünyasında birlikte geliştirme ve yaratıcılığı nasıl kolaylaştırabileceği gibi konular üzerinde düşünmesi gerektiğini gösteriyor. Kuruluşlar dijital dönüşümlerini hızlandırırken, metaverse çalışanları güçlendirmeye, operasyonları optimize etmeye, ürünleri dönüştürmeye ve müşterilerle daha iyi etkileşim kurmaya yardımcı olabilir. Bu gelecek için açık ekosistemlere temel bir inancımız var. Biz tek bir metaverseden ziyade kimliklerin ve içeriğin platformdan bağımsız olarak deneyimler arasında kolayca aktığı bir çok metaverseler olacağına inanıyoruz."


- Microsof ve hibrit çalışma


Microsoft olarak birkaç yıl önce esnek çalışmayı benimsediklerinin altını çizen Haupter, bu modeli yaratmada 3 önemli unsurun konum, teknoloji ve kültür olduğunu söyledi. Haupter, bugün ayrıntılar farklı olsa da, birçok yönden üç unsurun hala başarılı bir hibrit çalışma stratejisinin en önemli unsurları olduğunun altını çizdi.


Çalışanların iş algılarındaki değişimlere dikkati çeken Haupter, "Son iki yılın kolektif deneyimi, işin hayatımızdaki rolünü nasıl tanımladığımızı temelden değiştiren kalıcı bir iz bıraktı. Çalışanlar işten ne istediklerini ve karşılığında ne vermeye istekli olduklarını yeniden düşünüyorlar. Bu nedenle, liderler için, etkili hibrit çalışma anlamında en büyük başarı faktörlerinden biri, ofisi nasıl "gidip gelmeye değer" hale getirdikleri olacaktır.


Çalışanlara, ofiste değilken ellerinden gelenin en iyisini yapmalarını sağlayacak araçları ve yapıları sağlamak çok önemlidir. Ancak aynı zamanda ofislerin rolünü yeniden düşünmek ve ekiplerin neden, ne zaman ve ne sıklıkta bir araya gelmesi gerektiği konusunda netlik yaratmak için de bir ihtiyaç ve fırsat var. En iyi liderler, gelişen bir organizasyon inşa etmek ve uzun vadeli büyüme sağlamak için rekabet avantajı anlayışıyla, esnekliği benimseyen ve çalışanların mutluluğuna öncelik veren bir kültür yaratacaktır." ifadelerine yer verdi. Kaynak: AA


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir