Atom

Atom

Bir Demir parçasının önce ikiye, sonra dörde, sonra sekize ve giderek daha küçük parçalara bölündüğünü düşünün. Bu bölünme sonsuza kadar sürermi, yoksa iyice küçülen parçaların daha fazla bölünmeyeceği bir an gelirmi? Bu soruyu yanıtlamak ilk düşünürlerin en çok uğraştıkları konulardan biriydi. İ.Ö yaklaşık 400'de Eski Yunanlı düşünür Demokritos, bütün maddelerin bölünmeyen küçük parçalardan oluştuğunu öne sürdü ve bu parçaları Yunanca Atomos sözcüğüyle adlandırdı. Bölünmez anlamındaki bu sözcük bugünkü atom terimininde kaynağıdır. Demokritas a göre evrendeki her madde atomlardan ya da daha küçük parçalarına ayrılmayan temel öğelerden oluşmuştur.

Daha o çağda bile atomların çok küçük boyutlu olduğunu anlayan yunanlı bilginler bir elementin tek bir atomunu ayırmayı başaramadılar. Böylece atom konusundaki bilgilerde önemli bir gelişme olmaksızın 2.000 yılı aşkın bir süre geçti.

Atoma ilişken ilk bilgiler
1817 de ingiliz kimya ve bilgini John Dalton, Eski Yunanlıların atom konusundaki düşüncelerine kendi görüşlerinide ekleyerek ünlü atom kuramını oluşturdu. Dalton un atom kuramı üç temel ilkeye dayanıyordu.

1.Her şey atom denen son derece küçük bileşenlerden oluşur; bu atomlar ne yoktan var edilebilir, ne bölünebilir, ne de yok edilebilir.

2.Aynı Elementin bütün atomları her açıdan özdeştir; Buna karşılık iki ayrı elementin atomları biçim, boyut, ağırlık, (kütle) ve genel davranışlarıyla bir birinden ayrılır.

3.İki ayrı elementin atomları basit tamsayılarla belirtilen belli bir oranda birleşerek bileşikleri oluşturur. Örneğin iki hidrojen atomunun bir oksijen atomuyla birleşmesiyle suyun en küçük birimi olan bir atom grubu oluşturur.

Daltonun atom kuramı sonradan yeni buluşların ışığı altında değişikliğe uğradı. Örneğin bugün atomların yapısında da temel parçacıklar denen, belli bir düzene göre yerleşmiş daha küçük parçaların ve bütün kimyasal tepkimelerde atomun dış bölümündeki temel parçaların yerleşme düzeninin değiştiği biliniyor. Üstelik artık atomun en üç bölümünde de değiştirilebiliyor ve bir atom başka bir atoma dönüştürebiliyor.

Atomun boyutları ve ağırlığı son derece küçüktür. Bir atomun çapı milimetrenin milyonda biri kadar, en ağır atomun ağırlığı ise ancak 0,000 000 000 000 000 000 004 gram düzeyindedir. Herhangi bir işlemde bu sayıları kullanmak çok anlamsız olacağından atomlar için özel bir kütle ölçeği saptanmıştır. Bunun için karbon atomunun kütlesi standart olarak seçilmiş ve bağıl atom kütlesi 12 olarak kabul edilmiştir. Bu ölçüye göre, en hafif atom olan hidrojenin bağıl atom kütlesi yaklaşık 1, oksijeninki de yaklaşık 16 dır. Doğada bulunan en ağır atom ise, bağıl atom kütlesi yaklaşık 238 olan uranyum atomudur.