Hipertansiyonu tetikleyen faktörler, tansiyon yükselten nedenler

21.05.2017 Saat: 01:36

Her 3 kişiden birinin Hipertansiyon hastası olduğu ülkemizde tansiyonu yükselten 12 önemli nedeni açıklayacağız. Hangi etkenlerin hipertansiyona yol açtığını, hipertansiyona yakalanmamak için en kısa zamanda bırakmamız gereken alışkanlıklarımızın neler olduğunu ve hipertansiyon risk faktörümüz varsa bir uzmana kaç yaşında mutlaka başvurmamız gerektiği sorularına cevap bulacaksınız.

Ülkemizde her 3 kişiden birisinde görülen hipertansiyon, bir başka deyişle kan basıncının 120/80 mmHg'nin üstünde olması, nihai senelerde lüzum obezitenin gerekse hareket etmeyen bir hayat ile gerilim etkenlerinin artması sebebiyle bundan sonra gençlerde de süratle yaygınlaşıyor, hem de 10 yaşındaki çocuklarda dahi görülüyor.

Üstelik çoğu vakit belirti vermeden kalp, beyin ve böbrek gibi organlarda hasar yaratarak yaşamı tehdit ediyor.
Bu nedenle hipertansiyonda erken tanı ve tedavi yaşamsal öneme sahip. Tedavide atılacak ilk aşamaysa tansiyonu yükselten faktörleri saptamaktır.

Hipertansiyonu tetikleyen faktörler şunlardır:
Hipertansiyonu tetikleyen faktörler

  • Ailesel hipertansiyon
  • Yüksek tuz tüketimi
  • Böbrek hastalıkları
  • Obezite
  • Hatalı beslenme
  • Diyabet
  • Uyku apnesi
  • Stres
  • Sigara
  • Alkol
  • Endokrin hastalıklar
  • Bazı ilaçlar

Acıbadem Altunizade Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Dağdelen bu nedenle hipertansiyonda erken teşhis ve tedavinin yaşamsal önem taşıdığına dikkat çekerek şu uyarılarda bulundu:

Nezaman bir uzmana başvurmalıyız? "Kan basıncı yükselmesi nedeniyle organları besleyen damarlarda tıkanma ve kireçlenme gibi sorunlar gelişiyor. Bunun sonucunda da damarın bulunduğu organlarda ölümcül hasarlar oluşabiliyor. Dolayısıyla başta birinci ve ikinci derece yakınlarında hipertansiyon olmak üzere sigara ve Alkol gibi çeşitli risk faktörlerine sahip kişilerin hiçbir yakınmaları olmasa bile 30 yaşında bir hekime başvurmaları çok önemli" uyarısında bulunuyor.

Hipertansiyonun kontrol altına alınması için de öncelikle altta yatan etkenin tespit edilmesi şart. Acıbadem Altunizade Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Dağdelen hipertansiyona yol açan etkenleri anlattı, önemli bilgiler verdi.

1. Ailesel hipertansiyon

Ailesel yatkınlık hipertansiyona en çok yol açan faktör olarak vurgulanıyor. Öyle ki ailesel hipertansiyon bütün hipertansiyon vakalarının tahminen yüzde 95-97'sini oluşturuyor.

Yapılan çalışmalara göre; birinci ya da ikinci derece yakınlarında hipertansiyon hikayesi olan şahıslarda bu hastalığın ilerleme riski normal popülasyona kıyasla 5-6 kat artıyor. Üstelik genetik yatkınlığa, bu durumu kolaylaştıran sigara ve yanlış beslenme gibi çevresel etkenler de eklendiğinde yüksek kan basıncının görülme yaşı 30'lu yaşlara düşebiliyor.

2. Yüksek tuz tüketimi

tuz tansiyonu nasıl etkiler1
Günlük Tuz kullanımının çok olması da hipertansiyona neden olan önemli etkenlerden biridir. Aşırı tuzlu beslenmek uzun dönemde damar sertliğine yol açarak hipertansiyona neden oluyor. Tuz alımı ile kan basıncı arasındaki ilişkiyi gösteren INTERSALT araştırmasına göre; günlük 6 gramlık tuz artışı büyük tansiyonun (sistolik) 9 mmHg yükselmesine neden oluyor.

Ailesinde hipertansiyon hikayesi olmayan kişiler dahi aşırı tuz kullanımı nedeniyle bu tabloyla erken yaşta karşılaşabiliyor. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü; günde ortalama 6 gram kadar tuz tüketilmesini tavsiye ediyor.

3. Böbrek hastalıkları

böbrek tansiyon yaparmı1
Böbreklerin hücrelerinde meydana gelen enfeksiyon ya da tahribatlar ile böbrek damarı ve hücre toksisitesi gibi hastalıklar da kan basıncını yükselten sağlık sorunları arasında yer almakta. Böbreğe gelen damarlarda daralma, kireçlenme ya da plakalaşma nedeniyle kan akımı bozulduğunda böbrekten salgılanan bazı maddeler damarları kasarak kalbin daha süratle çalışmasına, bunun neticeninde da hipertansiyona yol açıyor.

Kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Sinan Dağdelen hipertansiyon ile böbrek hastalıkları arasında kısır döngüye dönüşen bir tablo olduğunu söyleyerek, "Böbrek hastalıkları tansiyonu yükseltiyor, tansiyon yükseldikçe de böbrekte hasar oluşuyor.
Bu zinciri kırmanın en ehemmiyetli noktası ise ilk olarak kan basıncını ilaç tedavisiyle kontrol altına almaktır" diyor.

4. Obezite

Kan basıncını yükselten problemlerden biri de hareketsiz bir yaşam ve kalori alımındaki artış nedeniyle günümüzün önemli sağlık problemlerinden biri olan obezite. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Dağdelen kilo artışı sonucunda kalbin daha fazla kan pompalamak zorunda kalmasının kalp ve damarlar için ayrı bir yük oluşturduğunu ve bu durumun da kan basıncını yükselttiğini söylüyor.

5. Hatalı beslenme

Hatalı beslenme alışkanlıkları günümüzde hipertansiyonun görülme sıklığında yaşanan artışın en önemli sorunlarından biri. Örneğin aşırı yağlı ve karbonhidrattan zengin beslenme sonucu vücutta artan yağ dokusunda kan basıncını artıran bazı maddeler salgılanıyor. Bu maddeler de damarların daha fazla kasılmalarına ve böylece tansiyonun artırmasına yol açıyor. Örneğin yapılan çalışmalara göre; 2 Ay ve daha uzun süre şeker ile şekerli besinler tüketmek büyük tansiyonu 6.9 mmHg, küçük tansiyonu da 5.6 mmHg oranında yükseltiyor.

6.Diyabet

hipertansiyonu tetikleyen yiyecekler1
Diyabet hastalarında hipertansiyon gelişme riski normal popülasyona oranla daha fazla. Bu hastalık damar direncini, damar duvarındaki yapısal liflerde değişkenliği ve damarlarda sertleşmeyi artırıyor ki bu durum da tansiyona zemin hazırlıyor.

7. Uyku apnesi

Düşmeyen tansiyonun bir diğer nedeni ise çağımızın önemli bir problemi haline gelen uyku apnesi olabiliyor. Yapılan çalışmalara göre; uyku apnesi sorunu olan kişilerde hipertansiyon gelişme riski normal popülasyona göre 2 kat artırıyor. Uyku apnesi zamanında tedavi edildiğinde kan basıncı ideal seviyeye düşebiliyor, bunun aksine geç kalındığında ise yüksek tansiyon kronik hale dönüşebiliyor.

8. Stres

stres tansiyonu tetikler mi1

Stres tek başına etken olmasa da hipertansiyona meyil varsa kan basıncı değerini artıran ek bir risk faktörü. Toplumdaki yaygın inanışın aksine kişinin stresli olmasının tansiyonu kalıcı olarak yükseltmediğini vurgulayan Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Dağdelen, " Stres halinde doğal olarak her insanın tansiyonu yükseliyor. Hatta kişinin stresli anında kan basıncı yükselmiyorsa bu durum vücut metabolizmasında bir sorun olduğu anlamına geliyor. Ancak fiziksel ya da psikolojik istirahat haline geçildikten 20 - 30 Dakika sonra kan basıncı hala yüksek ise o zaman tansiyon problemi var demektir" diyor.

9. Sigara

sigara tansiyonu düşürür1
Sigara kullanımı tansiyonu doğrudan yükseltmese de uzun vadede damarların kalınlaşmasına ve kireçlenmesine neden oluyor. Bunun sonucunda da hipertansiyon gelişiyor.

10. Alkol

Aşırı alkol kullanımı da karaciğer tahribatı, aşırı yağlanma, gereksiz kalori artışı ve beslenme bozuklukları yaparak hipertansiyonu ikincil etken olarak artırabilen risk faktörleri arasında yer alıyor.

11. Endokrin hastalıklar

Tiroit hormonları, adrenalin, seratonin ve östrojenlerin yanı sıra böbrek üstü bezinden salgılanan renin, Aldosteron ile kortizon gibi hormonların düzensiz ya da fazla salgılanmaları da kan basıncını doğrudan etkiliyor. Örneğin tiroit hormonları vücutta fazla salgılandığında damarların yükünü artırarak kan basıncını yükseltiyor.

12. Bazı ilaçlar

Bazı Ağrı kesiciler ve hormonal ilaçlar, uzun dönem kullanılan bazı kortizon türevi ilaçlar, yine grip ve nezle için kullanılan bazı ilaçlar da kan basıncında geçici yükselmelere yol açabiliyor.

Bunlara da bakmak istermisiniz