Şuan sitede 18460 kişi var

Yokluğun Var Ya!/lokman kaya - Lokman Kaya

Ölenin adresi bellidir

toprağına dokunursun, konuşursun,

sesini duyurursun.

Ya giden nerdedir, ne yapar bilemezsin

onu iki dünyada da bulamazsın,

yokluğundan başka Hava soluyamazsın...

Tuz tadını,

şeker adını yitirmiş,

su saflığını

geceler gündüze ilişmiş,

bütün duvarlar aynı

soğuk yüzünü sakınmıyor,

adı gibi duvar işte

ne dersem aldırmıyor

kaç çığlığıma direndi...

Toprak otlara can değil ki

çiçekleri hiç aramasın

o papatyanın göbeği gözlerin...

Yıllarca anlattıkların asırlara taşıyor

sözlerinin harfleri milyon sayıda

gökyüzünden üstüme dökülüyor,

her biri kurşun tanesi

kalabalık kentte tek hedef benim

hiç kimse farkında değil

kan içinde yaralı gezdiğimin...

Yokluğun var ya...

senin akla ziyan, bela yokluğun var ya...

her şeyi ters düz eden yokluğun var ya...

Güneş dünyayı terk etmiş,

ay peşinden gitmiş,

yıldızlar yere düşmüş,

yağmur toprağa küsmüş,

bebeklerin benzi solmuş,

yeni gelinler dul olmuş,

çığlığın bademcikleri alınmış,

dağlar heybetini yitirmiş,

tümseklerin şaklabanı olmuş koca dağlar

her ne oluyorsa

vallahi senin yokluğundan oluyor.

Yokluğun var ya...

senin akla ziyan, bela yokluğun var ya...

her şeyi ters düz eden yokluğun var ya...

limiti dolmuş hastaneler,

kifayetsiz cümleler,

Mavihüzün#39;ün şiirleri iç karartıyor,

iki metre boyunda cüceler,

her şey saçma, her şey anlamsız

akıllara ziyan geliyor,

tıka basa tımarhaneler

Mazhar Osman#39;ı arıyor

ziftlenmiş zavallı zihinler.

Aşk a kilitli bütün kalpler

sevda virüsü saldırıda

salgın kenti aşmış

dünyaya yayılmakta...

Sevdalıları imha ediyor askerler

salgın bulaşıcı

aşıkların sayıları arttıkça

yok olacak evren,

satılık aşklar sahibinden devren

ama alan yok.

´´ nasıl aşık olunmaz´´

dersleri veriliyor

kenar, köşe, her bir adım kalpte.

Her şey şer, her şey saçma

anlamsız, mantıksız.

her ne oluyorsa

vallahi senin yokluğundan oluyor.

Yokluğun var ya...

dermanı dermansız yapan yokluğun,

yokluğun açlık,

yokluğun soğuk,

yalınayak yetimin gözyaşı yokluğun...

Yokluğun var ya...

öksüze atılan şamar,

yetimden esirgenen sevgi,

kelime-i şahadet için saklanmış

son nefesi çalan adi hırsız yokluğun...

bakire kalpleri dul eden virüs yokluğun

dünyamı metrekareye sığdıran

mercek yokluğun...

Yetmez! daha anlatayım mı?

Yokluğun var ya...

tat alma duyumu bozan,

dünyayı gözümde kıyamet kılan

yokluğun var ya...

yaşarken ölümle metres kalmak,

ölememek sürünmek,ziyan olmak,harcanmak yokluğun.

Hiç bir zaman terk edişini

hazmedemez bu yürek

metresimle nikah kıyana dek

peşimi bırakmaz yokluğun.

Yokluğun yokluk, yokluğun açlık,

kanatsız kuş yokluğun,

sinsice katlettiğin

aşkımın çığlığı yokluğun.

Yokluğun var ya...

sırat köprüsünden geçmeye bir adım kala

uçurumdan düşmek yokluğun

yokluğun boşluk, huzursuzluk,

bir lokma ekmeği boğazıma dizen

zehir zıkkım,

akla zeval yokluğun...

Senin yokluğun var ya......

19 / 10 / 2005/ANKARA lokman kaya


Gönderen: Hacer Ertürk
Eklenme: 06 September 2010

[Şiir Ekle] [şiirler]

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Paylaşmaya ne dersin ?


Copyright © 2004 - 2014 diyadinnet. com Tüm Hakları Saklıdır. Diyadinnet.com 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Abone olduğumuz Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA) alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.