Seyithan Kaya : Ahmed-i Hani Paneli 1

Tarih: 06.07.2009 Saat: 14:08 Ekleyen: admin

SEYITHAN KAYA : AHMED-I HANI PANELI 1 EHMED-I GANI PANELI -1- TOPLUMSAL GELISME VE AYDINLANMA MERKEZ NOKTASI OLARAK KABUL EDILEN BUYUK ?LIM BUYUK DEHA BUYUK MUTASAVVIF EHMED-I GANI HAZRETLERI ICIN AGRI IBRAHIM CECEN UNIVERSITESI 20 HAZIRAN 2009 CUMARTESI GUNU ISHAK PASA SARAYINDA BIR ANMA PANELI DUZENLENDI. DIYANET ISLERI BASKANLIGI DA EHMET-I GANI TURBESI CAMISINDE MEVLIT OKUTTU.

Seyithan Kaya : Ahmed-i Hani Paneli 1

Seyithan Kaya : Ahmed-i Hani Paneli 1 haberi

EHMED-I ĞANİ PANELI
-1-
Toplumsal gelişme ve aydınlanma merkez noktası olarak kabul edilen büyük alim büyük deha büyük Mutasavvıf Ehmed-i Ğani hazretleri için Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi 20 Haziran 2009 Cumartesi Günü İshak paşa sarayında bir Anma paneli düzenlendi. Diyanet işleri başkanlığı da Ehmet-ı Ğani türbesi camisinde mevlit okuttu.

ahmedi-hani-paneli

Bu törenlere TMM Başkanı Köksal Toptan, Diyanet işleri Başkan yardımcısı Prof. .Dr.M. Emin Özarkan İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İrfan Aslan ve Ağrı Valisi Mehmet Çetin katıldılar.

Dicle Üniversitesinde, Doç. Dr. Kadir Yıldırım, Doç. Dr. Mehmet Edip Çağmar, Yrd. Doç. Dr. Halil Çeçen, Van 100. yıl Üniversitesinde Öğrt. Gör. Hadi Tımurtaş ve İlçe Müftümüz Mehmet Salih Geçit panelist olarak katıldılar.

Mevlitte katılan Mevlithanlar ise Dünya Kur’an okuma birincileri, Ankara koca tepe cami imam hatipleri, İsmail Coşar, Kadir Temel ve müezzin Nurettin Okumuş hoca efendiler.

Bu panelden sonra medyadan çıkan çeşitli görüş ve eleştir konusunda daha sonraki günlerde düşünce ve kanatlarımızı sizlerle paylaşacağız. Öncelikle daha önce bu konu ile ilgili görüşümüzü 18.06.2009 tarihli gazetemizin bu köşesinde aynen şöyle belirtmiştik.

‘’Bu bilgilerden sonra şunu diyebiliriz ki, geç kalınmış olsa bile güzel bir başlangıç. İnşallah bundan sonra daha kapsamlı bir şekilde tanıtımlar ve kutlamalar yapılır. Bu vesile ile Ehmed-ı Ğani Hazretleri genç kuşağa ve dünya’ya tanıtılmış olur. Şimdiye kadar tanıtılmamamsı ise büyük bir kayıptır.

Ğaniden ve Ğaninin görüş ve felsefesinde korkmamak gerekir. İnsan bilmediğinin düşmanıdır. Eğer Ğaniyi ihmal etmeseydik ve geri plana itmeseydik bu Gün Ğaniye karşı bakış açımız daha farklı olacaktı.

Ehmed-ı Ğani’nın Dünya görüşü Dar kalıplara sığmayacak kadar büyük ve evrenseldir. Ehmedı Ğani yalnız bir topluma değil o tüm insanlara hitap etmektedir ve taşıdığı değerler cihan şümuldür. Bu değerler bir bölgeye bir topluma çok fazla gelir. Tıpkı bir annenin şefkati bir evladına fazla geldiği gibi. Eğer Ehnedi Ğaniyi dar kalıplara mahkûm ederseniz hem kendisine hem de insanlığa haksızlık etmiş olursunuz.

Toplum Ehmed-i Ğaniye, kelimelerle ifade edilmeyecek derecede kuvvetli bir bağ ile bağlıdır. Onun için onunun adına yapılan bütün güzel şeylere muazzam bir sempati ile yaklaşılmaktadır. Nitekim bu panel ve mevlit eminim ki büyük bir kabul görecektir.

Bu kadim kentte yaşayanlar olarak, bir arada yaşama gerçeğimiz Ehmed-ı Ğani’nin kendisi olmuştur. Kimimiz için bir yazar, kimimiz için bir Mutasavvıf, kimimiz için bir filozof, kimimiz için bir Âlim, kimimiz için ise bir dil bilimcisidir. Bizler Ğani’yi bir tek tanıma koymaya yana değiliz. Tüm bunların bileşkesi olarak değerlendiriyoruz Aksi halde Ğani yi küçültmüş oluruz. Çünkü çok iyi biliyoruz ki, üç yüz yıldır bu kadim Topraklarda Ğani ismi kadar kimliğimiz, kültürümüz, inancımız, dilimiz ve düşüncemizle özdeşleşen başka isimler bulmak oldukça zordur.

Aradan üç yüz yıl geçmesine rağmen Ğani hala günceliğini korumaktadır. Ama şunu da vurgulamak gerekir ki Ğani, günceliğini korumasına rağmen fikir ve düşünce derinliği halen az biliniyor. Bu da bizlere acı veriyor. Ğani gibi bir hazineye sahip olacaksın ama o hazinenin farkında olmayacaksın.

Doğubayazıt, tarihi ve kültürel zenginliğe sahip kadim bir kenttir. Birçok uygarlığın yaşandığı bu kadim kentimizde Ehmedı Ğani’den sonra İsmaili Bayazidi, Murathanı Bayazidi Mela mahmudi Bayazidi, Mela Mehemedı Celali, Bedülzaman Saidi Nursi, Halife Yusuf Topçu, Şeyh Mustafa Tanrıverdı , Mela Musa Geçıt ve Duzmeydanlı Mela Şefik Yakar’ın yaşadığı, ilmi ve edebi bir şehridir. Bu gelenekten gelen tüm büyüklerimizin izlediği yol Ğani’nin izlediği yoldur. Ğani Medresesinin bilincidir. Ğani medresesinin yetişkinleri toplumumuzun ilk aydınları olarak değerlendirmek yerinde olacaktır. Ğani inancı ve dünya görüşü ile toplumsal yaşamamıza yön verdiler.

Ğani çağlar üstü bir aydın olarak yazdığı Mem ü Zin adlı eseri dünya çapında bir şaheser olduğunu, fakat toplum henüz bunu çok iyi anlayamamıştır.

‘’Gezdim Serhat’ı Loristan’ı Botan’ı
Bulamadım dört kişiyi bu sırra vakıf olanı’’

Yanı onun deyimi ile’’ Pazar hepten kapalı’’ydı. Bu anlamıyla bu gün bile hanı ve eserleri anlamak için çalışma vurdumduymazlığı önemli bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.

Ehmed’ı Ğani bu Toprakların hüznü ve kederidir. Yüzyıllar öncesinden yüzyıllar sonrasına yankılanan sesi-sözü, Canlı hafızası ve gelecek umududur. Ğani buraya mahsus, bu güneşin altında, bu iklimde, bu Toprakta parıldayan bir ışık bir aydınlama gerçeğidir. Bu toprakların kendisidir.

Üniversitenin bu güzel çalışması, ümit ediyorum gün yüzüne çıkmamış Ğanı’nın o cevher değerindeki eserlerini insanlığa kazandırmak için bir mihenk taşı olacaktır.

Yazımızı, söz üstadının sözleri ile bitirelim. O halde;

Hani sözü aldıysa, başkalara susmak düşer;

Buyurun beraber Büyük üstadı dinleyelim.

ALLAHA ÖVGÜ
Kitabın baş yazısı Allahın adı
Vallahi eksik demektir kitap, olmazsa onun adı

Ey aşk güzelliğinin doğuş ufku olan Allah!
Ey «aşk-ı hakikî» ile «aşk-ı frıecazî»nin sevgilisi

Allah! Senin adın üzerine yazılır aşk yazısı,
Aşk kaleminin nakşı da yine senin adındır.

Senin nakşın olmadan kalemin nakşı çiğdir
Senin adın olmazsa yazı da eksik kalır,

Amaç edinilen Kabe'nin şahı senin adındır,
Bütün kutsal yazılar da senin adında toplu halde durur,

Senin adındır tüm vahiylerin özü
Görünmeyip de keşfedilen varlıklar senin adında görünür.

.Ey gönül sahiplerinin gönüllerinin sevgilisi,
Sensin gönülleri kendine doğru çeken!

Övünen ve nazlanan sevgili sensin!
Âşık da sensin, fakat dileksizsin.

PEYGAMBERDEN ŞEFAAT,
ALLAHTAN DA af DİLEĞİ

Ey iki alemin varlığına yol açan!
«İki yay kadar» yaklaşmaya layık olan!

Medine tahtının Şehinşahı!
Senden o kadar mucize görmüşüz ki..

Senin için bir anlık iştir feleklerde yürümek
Ve senden bir selamdır meleklerin kıvancı.

Ayı ikiye bölmek için bir işaretin yeter,
Ve bir sözcük yeter gözlerinin yanılmadığını ispatlamaya ‘’

Seyithan Kaya
MALİ MÜŞAVİR
DOĞUBAYAZIT

Seyithan Kaya : Ahmed-i Hani Paneli 1 haberi 06.07.2009 Saat: 14:08 tarihinde eklendi.

Ekleyen : admin

Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 06-07-2009 15:49:04

Ağzına kalemine sağlık seyithan bey seni cani günülde tebrik ederim. Artık kültürümüz gön yüzüne çıkıyor. Katkınızdan dolayı müteşekirim.

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 31
Beğendim:132
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 06-07-2009 15:56:45

Coğrafyamızın yetiştirdiği, 300 yıl gömüde kalan Aristo ve Farabi'den sonra üçüncü öğretmen olan; Din-inanç bölümünde İslam ulaması. İslam düşünürlerinin önde geleni; dil konusunda dil uzmanı; zaman-takvim bahsinde astronomi uzmanı; töre-kültür bölümünde folklor experi; ekonomi bölümünde bir ekonomist; eğitim bölümünde ise eğitim uzmanı ve pedagog sosyal bilinci tasarım dehası feylezofun doğal ismi Ehmede Xani'dir. Ahmed-i Hani denildiğinde, Ahmet hani? ahmet nerede? anlamını çıkıyor. Ahmed-i ile Ehmede arasında hem yazılış,hemde söyleyiş bakımından fark vardı. Örneğin Muhammed ile Mıhammed anlam bakımında ayrı ayrı nasıl ifade ediliyorsa.Ehmede Xani ile Ahmed-i Hani arasında aynı fark vardır.Lütfen ama lütfen artık bu ünlü filozofun doğal adıyla yazılalım.Saygılarımla
Cevdet BAYCAN

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 9
Beğendim:8
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 06-07-2009 16:05:02

İsim yanlış olduğu gibi potrede yanlış(2)
Ehmedê Xani, tarif edilen ten rengini Mem û Zîn eserinde açıkça belirtmiştir.

"Ew mû geriya ji zaferanî
Teşbîhê bi rengê rûyê Xanî"

Yani seçilecek ten rengi açık, gözlerde renkli olmalıdır.
A.Jaba’nın Erzurum’da Mele Mehmûdê Beyazîdî’nin Xani’yi tariflediği çehresinin Rusya’da çizilen kurgu resmi bugün en rağbet görenidir. Xani’nin felsefe kriterini esas aldığımızda yaşlıdan ziyade genç olana “evet” denilmelidir. Çünkü Xani’nin tercihi gençlerdir. Sonuç olarak aşağıda gösterildiği gibi kriterlere en uygunu Xani’nin İshak Paşa Sarayı’nın ovaya bakan pencere önünde çizilen resmidir.
A.Jaba’nın Erzurum’da Mele Mehmûdê Beyazîdî’nin Xani’yi tariflediği çehresinin Rusya’da çizilen kurgu resmi bugün en rağbet görenidir. Xani’nin felsefe kriterini esas aldığımızda yaşlıdan ziyade genç olana “evet” denilmelidir. Çünkü Xani’nin tercihi gençlerdir. Sonuç olarak aşağıda gösterildiği gibi kriterlere en uygunu Xani’nin İshak Paşa Sarayı’nın ovaya bakan pencere önünde çizilen resmidir.

Yorumda resim alınmadığı için resmini gönderemiyoruz.
Saygılarımla
Cevdet BAYCAN

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 6
Beğendim:7
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 06-07-2009 16:25:43

Yüreğinden kalemine dökülen bu pırıl pırıl yazısından dolayı Sayın Kaya’yı kutluyorum.

Doğubayazıt’a geldiğimde ailemle birlikte Büyük Alim, düşünür ve mutasavvıf Ahmed-i Hani’ (Hani Baba)’nın türbesinde kurban keserek. Ruhuna dualar okuyarak, yüreğinde ve kalbinde ulviyetine inanarak, yaşayarak ve anlayarak görevimi ifa etmeğe çalışmaktayım.

Bunu da MİLLETVEKİLİ iken Devletin Valisi ve TARIM bakanı sayın Yusuf Ziya Gökalp’la birlikte türbesini ziyaret ederek paylaştık. Beni bazı internet sahifelerinde tartışmaların içine çekmeğe çalışan bir kısım insanlar olmasına rağmen; muhterem zatın kişiliğine gölge düşürdüğü için yorumlara girmemekteyim.Sevgi ve Saygılarımla

Nidai SEVEN
21. Dönem Ağrı Milletvekili

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 9
Beğendim:8
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 06-07-2009 19:37:48

Diyadinnet siz hiç mi okuma yazma bilmiyorsunuz ya da hiç mi EHMEDE XANİ Yazısı görmediniz...Sizden ricam KÜRT FİLİZOF, DÜŞÜNÜR EHMEDE XANİ'NİN ismini dogru yazınız...
Yorumum umarım onaylanır...

BAZİD*doğubeyazıt*
bn.altun

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 7
Beğendim:13
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 07-07-2009 12:03:59

EY XANİ'NİN TORUNLARI, SAYIN MEDYA SİZLEREDE SESLENİYORUM TEKRAR,TEKRAR BELİRTEYİM BÜYÜK FİLOZOF XANİ'NİN İSMİNİ DOĞRU YAZIN LÜTFEN BİLMİYORSANIZ ÖĞRENİN AYIP DEĞİL !

DOĞRU İSİM : Ehmede-é Xani

selamlar

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 11
Beğendim:12
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 07-07-2009 13:54:02

Ahmed-i Hani'Yİ KİMSE KİRLİ EMELLERİ İÇİN DEĞERLENDİRMESİN. BIRAKIN İNSANLAR İSTEDİKLERİ GİBİ SEVSİNLER.DAHA DÜN GERİCİ DEDİĞİNİZ MANEVİ ŞAHSİYET'E ;GÖLGE DÜŞÜRMEYİN.BÜTÜN TÜRKİYE'YE VE DÜNYA'YA ŞAMİL OLAN AHMED'İ HANİ'Yİ; ASLA TASVİP ETMEDİĞİ SİYASİ BİR KİMLİĞE HAPSETMEYİN.DOĞAL KİMLİĞİ SİYASİ KİMLİĞE TERCİH EDENLER BİLMELİ Kİ EN BÜYÜK YANLIŞI YAPARSINIZ.İSLAMİ VE İNSANİ DEĞERLERE İMZA ATAN MUHTEREM BÜYÜĞÜMÜZ ÜZERİNDE RANT ELDE ETMEYE ÇALIŞMAYINIZ.LAFLA DEĞİL, İLİM VE BİLİMLE BU İŞ ANLAŞILIR.GÖLGE ETME BAŞKA İHSAN İSTEMEM.

DOĞAL SEVENLER

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 20
Beğendim:116
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 07-07-2009 14:24:59

daha önce hızına yetişemediğimiz Diyadinnet neden bu haberi bu kadar geç verdi anlıyamadım.Ahmed i hani paneline gelince binlerce insanı bir araya getiren büyük alimin manevi havasını tenefüs etmiş biri olarak o paneli tertipliyenleri kutluyorum. Adına resmine takılanlarıda ellerinde bir şeyin kalmadığını görüyorum.Adına takılacağınıza açıp divanını bir okusalar eminim çok şey değişecek ama....

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 6
Beğendim:10
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 07-07-2009 14:35:59

yorumcuların Ehmede Xani'nın ismi konusundaki hassiyelerınden dolayı teşekür ediyor aynen düşüncelerın katılıyorum. Tabiki her şey aslı ile önem kazanır. Uyduruk sıfatlar ithaf edilen şahıslara karşı hem ayip ve hemde saygısızlıktır. Ehmede Xani'nın isminide özelikle ve bilinçli olarak yanlış yazmak ve telafuz etmek de o büyük insana karşı hem ayip hemde saygısızlıktır. Ancak şunuda unutmamak gerekir ki resmi ve eğitim dilinde Şeyx Ehmede Xani'nin ismini doğru yazacak bazı harfler mevcut değildır.Yılarca bu Eğitim dilinı alan bazı yazarlar da, site editörleride istemiyerek de olsa da o yanlış ism alışkanlığına düşebiliyorlar. Zamanla herkesın, bilinçli yada bilinçsız olarak tekrarladığı bu hatları düzelteceklerını ümit ediyor site edtitörlerımızın de bu konda daha dikkatlı davrancaklarını bekliyor uyarı ve hasasiyetlerınızden dolayı hepinize teşekür ediyor saygılarımı sunuyorum. SEYİTHAN KAYA

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 30
Beğendim:125
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 07-07-2009 21:31:31

ya bu sıteyı hazırlıyan sahıslar daha isim yazmayı bılmıyor(ahmedÎ^xanİ^)

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 9
Beğendim:135
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 07-07-2009 23:26:28

Bu siteyi hazırlayanlar doğru ve güzel şeyler yapıyorlar.Size göre mi hareket etsinler? onlar medya ve de halkın diliyle yazanlar.bırakın yanlışlarınızı insanlara kabul ettirmeye çalışmayın.Siz şekilci iseniz herkesin de öyle olmasını isteme hakkınız yok.Hakkarı’ nin Çukurca' ın ilçesi HAN köyünün ismini de mi değiştirmek istiyorsunuz? Bu saplantılardan kurtulun.Herkes ilgi duyduğu gibi sevsin. Yanlış yolda olduğunuz halde kimse sizi eleştiriyor mu?

DOĞAL SEVENLER

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 11
Beğendim:11
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 08-07-2009 0:52:00

isim konusunu diline dolayanlar , H ve X harfleri ile ilgili konuşuyorlar..
ilk harf için (Ehmed, Ahmed) için ne önerecekler? E, A, hangisi?
doğrusu Arapçadaki ayn sesi. bunu nasıl yazacaksınız???

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 6
Beğendim:11
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 08-07-2009 23:53:14

SN.Kaya; Parçada yer verdiğiniz aşağıdaki düşüncelerinizle yorum açıklamanız arasında çelişki vardır.Tribünlere oynamanıza gerek yok.inandığınız gibi olun.

"Ehmed-ı Ğani’nın Dünya görüşü Dar kalıplara sığmayacak kadar büyük ve evrenseldir. Ehmedı Ğani yalnız bir topluma değil o tüm insanlara hitap etmektedir ve taşıdığı değerler cihan şümuldür. Bu değerler bir bölgeye bir topluma çok fazla gelir. Tıpkı bir annenin şefkati bir evladına fazla geldiği gibi. Eğer Ehnedi Ğaniyi dar kalıplara mahkûm ederseniz hem kendisine hem de insanlığa haksızlık etmiş olursunuz"

DOĞAL SEVENLER

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 8
Beğendim:11
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 09-07-2009 8:39:23

Gerçekten bu güne kadar büyük bir aymazlığın neticesi olarak ihmal edilen bu zatın Ağrının umuddu olan Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinin öncülüğünde anılması büyük bir bahtiyarlıktır. Başta Sayın Rektörümüz olmak üzere emeği geçen herkese minnetarız. Ayrıca basın kuru içinde bu olaya en objetif yaklaşan kuruluşta Diyadin Net oldu. Bundan dolayı kendilerini tebrik ederi. başarılarının devamenı dilerim.

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 8
Beğendim:16
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 09-07-2009 9:45:02

Öncelikle Seyithan Beyi bu güzel yorumundan dolayı kutluyorum.Bu güzelliği bu sitede paylaştığı için Allah Kendisinden razı olsun.
Büyük düşünür ve şairimiz merhum Exmedi Xani'nin isminde eksik yazışmalar üzerinde yoğunlaşan yorumcular da şunu iyice biliniz ki O'nu günümüze taşıyan bizlerin(Halkımızın) sevgisi ve saygısıdır.O çağının en büyük şair ve mütefekkiridir.İsmini ister Ahmed ister Ehmed yazsınlar.Elbette doğrusu ile bilinmeli.Ancak bu bir gerçektir ki ki kaç kişi ana dilde yazı yazmayıya da okumayı biliyor?Öncelikle bu eksikliğimizi gidermemiz gerekir.O'nu tanımanın ilk basamağı o'nun kulladığı dili bilmeliyiz.Exmed Arapça bir isim.Ehmed olarak okunsa da özü gibi değil.Doğrusu Exmede Xani .'e nin üzerinde de ' işareti olmalı ki ı gibi okunsun)Bizim kullandığımız klavyelerde öyle bir harf yok)
Ama önemli olan o'nu anlamak ve çocuklarımıza anlatmak.O Nübahar'da bir beyitinde şöyle diyor.
Xemd ji bo Xüdaye Rexmanı
Kü nave İslam'e li me dani.
Lisan daye insani nedaye xeyvani.
......
Bu beyitten sonra da
Ev gotine min ne jibo mezin ü revaca
Jibo piçüke me kürmanca.

Bu beyitle ne kasttettiği apaçık ortada.Çocuk eğitimi . Yeni neslin onu anlaması için bizlere çok büyük görevler düşüyor.
O'nu siyasi mülahazalardan, kısır çekişmelerden uzak tutarak çizdiği yollu tanımalı ,yeni nesillere tanıttırmalıyız.
O birilerinin değil herkesin Xani babasıdır.Doğubayazıt ta bir hocadan duymuştum Erde Xüda diye bir kitabı daha varmış.Ama kendisi de bulamamış.Eğer bu konuda bilgisi olan varsa lütfen burada paylaşsın.Umarım yolumuzu aydınlatan bu zatın gün ışığına çıkmayan bu eserini de okumuş oluruz.
Bayazıt'lıyım dediğimide hemen O'nu soranların sayısı bir haylı fazla.Bundan da gurur duyuyorum.
Selam ve dua ile .

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 8
Beğendim:13
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 10-07-2009 15:24:20

İsmini yazmayan bir yorumcu kardeşim benim yazımla yorumumun çeliştiği, tribünlere oynadığımı ve inandığım gibi olmamı gerektiğini yazmış.

Yorumumda ya konuyu tam ifade edememişim ya da yanlış anlaşılmıştır. Yinede bu kardeşime hakımı helal ediyorum.

Bu kardeşim beni ya hiç, ya da yeterince tanımıyor. Tanıyanlar bilir hayatımda hiç tribünlere oynamadım, topu taca da atmadım hep inandığım gibi oldum ve olmaya çalışarak yaşadım.

İnandığı gibi olmayanın Dinimizin nasıl vasıflandırdığını de bilenlerdenim. Otuz yıl önce ne isem şimdide oyum. On yıldır yazı hayatı içindeyim açın bakın ilk günkü yazılarımla şimdiki yazılarım arasında duruş bakımında bir fark var mı? Hiç kimse var olduğunu idea edemez.

İnancım, dünya görüşüm otuz yıl önce ne ise şimdi de ayni. Hiç değişmedi. Elhemdullilah hiçbir konuda duruşumu bozmadım.

İnsana saygıyı yüce yaratanın koyduğu ölçü çerçevesinde ve kul haki boyutu sınırları dahilinde mümkün mertebede riayet etmeye çalıştım çalışıyorum.

Hiçbir zaman insan onuruna dokunacak ve insanı reddice edece söz ve davranıştan bulunmadım, yazı da yazmadım.

Herkesin benim gibi düşünmek zorunda olmadığı ve bunun da mümkün olamayacağını idrak edenlerdenim. O yüzden insanlarla bir derdim yok. İnsanları severiz çünkü yaratılanı severiz yaratan dan ötürü.

Saplantılarda takılıp kalmadım kalmamda. Kendime göre doğru olanı ne ise ona inanır, yaşar ve söylerim gerisini önememsem. Hepinize sevgi ve saygılar…
SEYİTHAN KAYA

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 13
Beğendim:12
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 15-07-2009 16:40:53

Seyithan Kaya Bey'in dikkatine; Güzel kardeşim,kim ne derse desin siz kafaya takmayın.Hiçbir Doğubayazıtlı'nın yapmadığını yapmışsınız.Bundan dolayı bir Doğubayazıt'lı olarak teşekkür ediyorum.Varsın trübünlere oynuyorsunuz desinler.Siz hak bildiğiniz yolda yalnız kalsanız bile duruşunuzu bozmadan yürümeye devam edin.Birileri sizi yarın için bu işleri siyası bir malzeme olarak da kullanacak diye yargılamaya kalkışırlarsa şaşırmayın.Meyveli ağaca taş atılır.Buna dikkat edin.
Ben Doğubayazıt'lıyım.Diyadin'liyim.Ağrı'lıyım.Şunu hiç unutmayınız ki bizim derdimizi bizden başka kimse bilemez.Siz araştırmalarınıza devam edin.Şevkiniz kırılmasın.Bayazız'ta tanıtılacak daha nice değerler var.Bayazıt'ta Ahmed-i Xani ,Halife Yusuf gibi şahsiyetler kendi dönemlerinde arap harfleri ile eserler yazarak bu gün bile ulaşamadığımız yerleri görmüşler ve bizlere birer meşale yakmışlardır.
Sizi bu çalışmalarınızdan dolayı kutluyorum.
Güzel hemşerilerim ! birbirimizin ayağına çelme takmadan yürümeyi öğrenmenin zamanı gelmedimi? Herkese selamlar.

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 9
Beğendim:10
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 18-07-2009 19:03:33

Sayı yorumcular eğer seyithan beyin bu yazısınde eleştırıyorsanız artık geride eleştırımlyecek ne kalır ki. Lütfen biraz insaflı olalım herkese istanbuldan selamlar

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 10
Beğendim:8
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 03-08-2009 23:05:55

320 Sene evvel yaşamış olan, Doğu Beyazıt'ta İSHAK PAŞA sarayı’nın tam karşısındaki tepede medfun bulunan Büyük SUFİ AHMED EFENDİ HANİ'nin bilinen en meşhur eseri; "MEM-U ZİNE” Ağrı'da mukim, mütercim HAFIZ OSMAN İLHAMİ KARAKURT tarafından şerh edilerek yayınlandı.
Ledün ilmi ile yazılmış, birçok rumuz kullanarak asrımızın olaylarının tahlil edildiği bu divanda HANİ BABA, Ümmet-i Muhammedin sorunlarını ele almış, çok önemli ikazlarda bulunarak, KURTULUŞ çarelerini göstermiştir. Ne üzücüdür ki kendilerini Hani Baba'nın evlatları olarak gören, ancak VEHBİ ilimden haberi bile olmayan bazıları, rumuzlarla dolu bu değerli eseri çözememiş ve ırkçılık propagandasına çevirmeye çalışmışlardır!
Oysa hakiki bir gönül adamı ve ALLAH dostu olan bu büyük veli, ayrılıkçı değil bütünleştiricidir. Ve onun tek davası vardır o da Ümmet-i Muhammedin birlik ve beraberliği...
Peki, 300 küsur sene önce yaşamış olan HANİ BABA kimdir? Bu sembollerle (rumuzlarla) dolu bu divan niçin  yazılmıştır ve nelerden bahsetmektedir. Önce bu Evlad-ı Resul büyük velinin hayatına yakından bakalım.
Hicri 1061 yılında Hakkâri'nin HAN isimli köyünde dünyaya gelen AHMED-İ HANİ aslen seyyid  ve  Evlad-ı Resul olup, 103 sene ömür sürmüş, 1164' de vefat etmiştir. Hayatının büyük bölümü Doğu Beyazıt'da geçen Hani Baba, Abdi Paşa ve oğlu İshak Paşa zamanında devlet görevlerinde bulunmuş, SIR Kâtipliği ve devlet sözcülüğü yapmıştır.
Değerli bir âlim olarak da bilinen HANİ BABA, kendi medresesinde Müderrislik yapmış, Kuran-ı Kerim, Arapça, Farsça, Fıkıh dersleri vermiş, başta Kuran-ı Kerim tefsiri olmak üzere 91 cilt eser yazmıştır. O dönemde Doğu Beyazıt ve çevresinde “Reis-ül Ulema” olarak kabul edilen AHMED-İ HANİ, Abdi Paşa ve İSHAK PAŞA dönemlerinde Kadılık fetvadarlığı  dahi yapmıştır.
Ancak bizim üzerinde durmak istediğimiz O'nun asıl yönü olan “mutasavvuf kişiliğidir” ve asırların gerisinden, "Asrımızı/Günümüzü" ve olaylarını değerlendirdiği meşhur eseri "Memu-Zine" adlı divandır.
Tamamen ledun ilmi ile yazılmış olan bu divan’a ve içeriğine geçmeden önce, bu büyük veli bu ilmi nasıl elde etmiştir ona bakalım;  Vehbi ilim sahibi olan ve Kutbul  Aktap derecesine ulaşan Hani Baba bu ilmi Hızır(a.s.)’dan öğrendiğini divanında belirtmekte ve şöyle açıklamada bulunmaktadır;  
“Ledun ilmini 15 yıl boyunca gece gündüz Hızır(a.s.)’dan öğrendim. Cenab-ı Hak kalbimin üzerindeki “o perdeyi” kaldırdı. ‘Seher Daveti’ ile o yolculuğu “ruhen yaparak” Peygamber efendimizin “manevi huzuruna” vardım. Ve onun önünde diz çöktüm! Bizzat Resulullah  irşad etmesi ile mübarek (ilahi) ledun ilminin varlığına erdim.” 
Hatta bu hususta Hani Baba şöyle bir değerlendirmede daha bulunuyor:
"Eğer bana sorarsan ben bu ilmi direkt (doğrudan) Allah-u Teâla'nın  ilahi tecelliyat kaynağından, Resulullah'ın mübarek elinden aldım. Ve onun bizzat “emri ile” ilahi sır ve hikmetlerle, ruhumuzlarla dolu bu divanı yazdım." (Türkçe, Arapça, Farsça ve Kürtçe) 4 dilin birlikte kullanılması ile yazılan bu değerli eser ne yazık ki günümüze kadar anlaşılıp çözümlenememiş ve “mecazi bir aşk hikayesi” gibi  görülmüştür!.. 
Divanı şerh eden mütercim “Osman ilhami Karakurt” bu hususu şöyle açıklıyor; " Maalesef manevi ilimden haberi olmayanlar bu esere “Memo ile Zine'nin” hikayesi der, bu gibilerin divan’ı anlamaları ve çözümlemeleri mümkün değildir. Onların hali; ilkokulu okuyanların hukuk ve tıp tahsili yapmaya kalkışmalarına benzer(!) Oysa bu manevi ledun ilminin sultanı Resulullah'tır. Ve bazı Peygamberlerde ve “nadiren ‘binde bir’ evliyaullahta” görülebilen müstesna bir varlık (ilimdir.)" ( yazan şeref afşin)

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 41
Beğendim:106
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 04-08-2009 14:58:47

Şeref Afşin adı ile yazan kardeşim.Biz burada Axmed-i Xani 'nin kimliğinden bahsederken ırkçılık yapmak istemiyoruz.Ama Axmed-i Xani'yi illa götürüp başka neseplere bağlamak gibi bir derdimiz de yoktur.Eyer arap olsaydı arap halkına sözlerini itaf ederdi.
"Ev gotın ne jıbo mezin ü rewaca
Jıbo piçüke me kürmanca " derken Kürmanc olduğunu ifade etmiş.
Gelelim senin ümmeti bütünleştirme tezine.Sen o rüyalarla uyumaya devam et.senin dedelerini de böyle kandırıp Hamidiye Alayları ile bölgedeki karanlık işleri çevirenler sana hiç te "Kardeş" gözü ile bakmadılar.Ben burada ırkçılıktan ziyade bir milleti Din ile nasıl yok etme ve köleleştirme,inkar ve asimlasyondan bahsediyorum.Elhamdülillah müslümanım.Xani babanın da tabi olduğu soydanım.Ama Irkçı olmadığım gibi mensup olduğum mazlum milletin de inkar ve yoksayma politikasına karşı uyumayacak kadar basiretsiz de değilim.Beni bölye yaradana bir şikayetim olmadığı gibi beni kabul etmek istemeyenler varıp O'na bunları niye yarattın demeleri lazımsa gidip uğraşsınlar.Amu şunu unutma.Allah'ın kelamını ve davasını öne sürerek insanları köleleştirenler Allah'ın azabından kurtulacaklarını sanmasınlar.
Sen de biraz elini vicdanına koy ve düşün.İnsanın kendi kimliğini tanıması ırkıçılıkmı?Dilini gün yüzüne çıkarması bölücülükmü?Allah'tan korkun.Günde 5 kere namazda "Allah'ım ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım dilerim" derken O Rahman'ın sana bahşettiği dili neden bir arapça ya da başka bir dilin kültürü ile yoktetmeye çabalayanlara sesin çıkmıyor.Yardım dilediğin Allah'sa O'na güven.Biliniz ki Allah katında en üstün olanlar Allah'tan en çok korkanlardır.Allah'tan korkanlar da Allah'ın yarattıkları insan ve diğer mahluklara zülmetmezler.Dillerinden.dinlerinden ve yaşama biçimlerinden dolayı onları yok saymazlar.
Xani baba hiçbirzaman ırçılık yapmamış.Ama mensup olduğu milleti de inkar etmemiş.Ben de öyle düşünüyorum..
Irçılık yapan bizden değildir.Hadisin ışığında "Kendi ırkını diğer ırklardan üstün görenler de bizden değildir" diye düşünüyorum.Bizim Dinimiz bir.Kâbemiz bir,Kitabılız bir,camimiz bir.bine kadar sayarsak yine bir.Gelin kardeş olalım.Nefsiniz için istediğinizi diğer kardeşleriniz için de isteyelim ki Allah'ın resülünün sevgisine mazhar olalım.Bir ülkede farklı dillerde farklı kültürlerde yaşanılır olduğunu herkese isbat edelim.Ama birimizin bir diğerini hakir görmesine de müsamaha göstermeyelim.Hele hele Allah'ın dinini kullanarak karanlık gecelere zemin hazırlayanlara da asla izin vermeyelim.Kar kırılıp kart kurt diyenler utansın :Başka ne diyelim.Kardeşliğin,barışın ve sevginin egemen olacağı ;kan ve gözyaşının olmadığı "Yaratılanın Yaradan için sevildiği bir ülke için çaba gösteren herkesten allah raszı olsun.Biraz uzun oldu ama bu bile derdimi ifade etmeye yetmiyıor.Selam ve dua ile.

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 27
Beğendim:131
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 11-08-2009 17:24:25

şeref afşin
HAZRETİ AHMEDİ HANİ BUYURURKEN
(ÜMÜDAME JI TIFFALAN KUME EMEL BETTALAN)
UMUDUMUZ UFAK ÇOCUKLARIN HATIRINA BEN KİMİM DERKEN
BEN ACİZ ZELİL HAKİR ŞERMENDE GÜNAHKAR NE DİYEBİLİRİMKİ HAZRETİ ALLAH HİÇ BİR KULUNU IZDIRAP İÇERİSİNDE BIRAKMASIN CUMLE İNSANLIĞI HİDAYETE ERDİRSİN İÇİMİZDEKİ TEFRİKA TASUP KİN BUĞUZLARI YIKSIN
SIRATI MUSTAKİM ÜZERİNE DAHİL EYLESİN İSLAM DİNİ NEYİ EMREDERSE BİZ ÖYLE OLMAK ZORUNDAYIZ .KART KURTU ÇIKARANLAR MASONLARDIR SAĞCI SOLCULUĞUDA YAPANLAR AYINI MASONLARDIR IRKÇILIĞI PİYASAYA SÜRENLERDE ONLAR VESELAM.

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 14
Beğendim:123
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 13-08-2009 10:24:04

Şeref Afşin Bey'in Dikkatine! Güzel kardeşim.Sevgili abiciğim.Ben Axmedi Xani hakkında yazdığınız yorumları dikkatle okuyorum.Yaklaşımınız iyi.Uslubunuz güzel.Ama Axmedi Xani'nin nesebi hakkında yanıldığınızı ifade etmiştim.Elbette müslümanız.Elhamdülillah.Dünyanın hepsini bir adama tapulasalar da bu kelimenin yerini tutarmı ? Rabbimin rızası olmayan bir dünyayı neyleyim.Burada aynı pencereden bakıyoruz.İyi.Güzel.Ama bir pencere daha var.Onu da Rabbimiz açtırmış.Biz sizi bir anneden bir babadan yarattık.Sonra neseplere(Kavimlere ayırdık)AYRILIĞA DÜŞMEYİN! diye de ikazda bulunmuş.Ne Xani baba ne de O'nun gibi düşünen ben ayrılığı tasvip etmiyorum. Ancak;Allah'ın yarattığı bu dili,,bu nesli de tanımamazlık;ya da hakir görmek te hangi akla hangi vicdana sığar?Kart kurt'u masonlar çıkardı diyorsunuz.Eyvallah.İtirazım yok sözünüze.Ama İslamın o güzel atmosferinde başkalarını eritmek,devşirmek,yok saymak asimile etmek de Allah'ın azametine dokunmaz mı? Yunus "Sen bir gönül kırdın ise bu kıldığın namaz niye?" Derken Allah'ın kullarına verdiği değeri ifade ediyor.Bir kulun gönlü Allah katında bu kadar değerli ise;o kulun dili kültürü psikolojisinin de bir değeri yok mu?Allah bizi birbirimizi kıralım diye yaratmadı ki biz mülkiyeti Allah'a ait olan dünyanın bu coğrafyasında birbirimizi yiyip tüketiyoruz.Dünya;özellikle ülkemiz hepimiz için yetiyor.Gelin bu çağrıyı herkese yapalım.Nefsiniz için istediğinizi mümin kardeşlerimiz için de isteyelim.Herkes Allah'ın kendisine bahşettiği dilini,dinini,kültürünü hiçbir engel tanımadan ,hiç kimseye bir engel koymadan doya doya yaşayalım.Kardeşçe yaşayabilelim. Allah hiç kimseyi bir başkasına efendilik yapsın diye yaratmamış.Ne zulmediniz.Ne de zulme uğrayınız.En büyük cihad zalimin karşısında hakkı haykırmaktır.Sofi postuna bürünmüş zalimlere de Allah fırsat vermesin.

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 12
Beğendim:16
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 14-08-2009 11:46:48

Ahmed-i Hani'nin eseri Mem U Zin bir mesnevidir.Mesnevi yazım şekliyle yazılmıştır.Besmeleyle başlar peygambere övgüyle devam eder kitabın yazılış amacı belirtilir ve duayla sona erer.Bu kitabı astroloji kitabı gibi göstermeye çalışanlar hata eder.Orjinali Arabi harflerle yazılmıştır.Bilindiği gibi Peygamber Efendimizin bir ismi de Ahmet'tir.Ama Doğubayazıtlı Ehmet der.İstanbullu Ahmet der.bunlara takılmamak gerekir.Eserin özünü iyi anlamak gerekir.

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 203
Beğendim:132
Ziyaretçi tarafından 4 yıl önce eklendi 27-09-2009 15:02:24

TÜM YORUMCULARA BAŞARILAR VE TEŞEKKÜRLER!...

BENDENİZ SİYASİ VE İDEOLOJİK BAKIŞ AÇISINDAN ZİYADE EDEBİ VE BİLİMSEL BİR BAKIŞ AÇISIYLA AHMED-İ HANİ VEYA XANİ'NİN NİSBETİ (KÜNYESİ) İLE İLGİLİL BİR KATKIDA BULUNACAĞIM.

HANİ BABA DİYE DE ANILAN ZATIN ADINI

A. KÜRTÇE YAZIYORSANIZ VE ÜSTELİK LATİN HARFLERİNİ KULLANIYORSANIZ KÜRT DİL VE EDEBİYATI KURALLARINA GÖRE EHMEDE XANİ VEYA EHMED-İ XANİ ŞEKLİNDE YAZMALISINIZ.

B. TÜRKÇE YAZIYORSANIZ VE ÜSTELİK LATİN HARFLERİNİ KULLANIYORSANIZ TÜRK DİL VE EDEBİYATI KURALLARINA GÖRE AHMED-İ HANİ ŞEKLİNDE YAZMALISINIZ. ZİRA DADAŞÇA, LAZCA, ÖZBEKÇE, AZERİCE GİBİ BAZI LEHÇELERDE TELAFFUZ EDİLMESİNE RAĞMEN LATİN ALFABESİYLE YAZILAN TÜRKÇE YAZI DİLİNDE (X) HARFİ KULLANILMAMAKTADIR.

C. KÜRTÇE VE TÜRKÇE YAZIYORSANIZ VE ÜSTELİK ARAP HARFLERİNİ KULLANIYORSANIZ HER İKİ DURUMDA MÜŞTEREK BİR ŞEKİLDE YAZILMAKTADIR.

DİL VE EDEBİYAT AÇISINDAN DURUM BU ŞEKİLDEDİR. DİĞER YAZILIMLAR YANLIŞTIR. (ĞANİ) ŞEKLİNDEKİ YAZILIM İSE BÜSBÜTÜN YANLIŞTIR!... ZİRA ĞANİ KELİMESİ ARAPÇA ZENGİN ANLAMINA GELEN BİR LAFIZDIR. AYN HARFİNDEN SONRA GELEN ĞAYN HARFNİNİN YALIN OKUNUŞU OLAN Ğ DEĞİL ARAPÇADA ELİF- BE- TE- SE - CİM- HA HARFLERİNDEN SONRA GELEN XA HARFİ DOĞRUDUR.

SAYGILARIMLA!...
BERAT GENÇ

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 12
Beğendim:131
m.sena tarafından 3 yıl önce eklendi 17-10-2010 23:47:07

Ahmedé Xani'nin "ÇARGUŞE" (Dört Köşe) adlı on dörtlükten oluşan bu şiirinde konuyu dağıtmadan ve temaya zarar vermeden dört dili (Arapça, Farsça, Türkçe ve Kürtçe) kullanmıştır. Dörtlüklerdeki her mısra ayrı bir dildedir.

İşte ÇARGUŞE-E AHMEDE XANİ'nin ilk dörtlüğü:

Fâte Umri Fi hevâke Ya Hayâle Külli hâl (Arapça)
(Ömrüm senin aşkında tükendi ey her zamanın hayali)
Ah u nalem her demem ez Firaket mâh u Sal (Farsça)
(Aylarca ve yıllarca ah! diyerek, senin ayrılığından inliyorum)
Benim kanım dilersen çoktan olmuştur helal (Türkçe)
Din u ebter bum ji aşqe min ne aql u kemal. (Kürtçe)
(Aşktan deli-divane oldum, aklım ve gücüm kalmadı)
(m.sena)

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 4
Beğendim:9
şahin tarafından 3 yıl önce eklendi 30-03-2011 16:17:27

selam aleyküm lütfen şeyh ahmedi hani hakkında güzel yorumlar yapanlar var yapmayanlarda var güzel yorum yapın ve bu yazdıklarınız tefrika çıkaracak sözlere mal olmasın çünkü ahmedi hani allah dostlarından biridir onu ve onun gibi birçok alim adamlarını tanıyor ve biliyoruz elham dülillah hepimiz müslimanız ve onlar gibi alim leri tanıyoruz

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 22
Beğendim:46
nesrin morkoç tarafından 1 yıl önce eklendi 12-07-2012 0:53:09

allahın selamı üzerinize olsun adını yıllar sonra öğrendiğim zatı muhterem genç kızlığımdan beri belli aralıklarla rüyalarıma giriyor bunları yazarken öyle heyecanlıyım ki bilemezsiniz .bu rüyalardan bahsettiğim bir arkadaşım beni dua toplantısına götürmüştü sohbeti yapan genç bayanın elinde bir kitap vardı kıtabı tutup bugün ilk defa aramıza katılan misafirimizin niyetiyle açıyorum diyerek rastgele açtı. doğu beyazıttan bahsediyordu ilk rüyamda görmüştüm orayı nasıl mertebeye ulaştığını anlatıyordu öylece kalakaldım sonra genç bayandan geri getirmek koşuluyla kitabı istedim eve döndüğümde bir solukta okudum yazarı mehmet ırdarır kitabın adı ise tasavvuf rehberi idi bir rüyamda bana iki şey önerdi birini istedim allah ondan razı olsun razı olsun en son eşim bizi istanbula teyzeme götürüyordu beyazıt meydanında yerde bağdaş kurmuş oturuyordu uzaktan yanına gelene kadar göz göze geldik peşime sölicem ama dilim tutuldu konuşamamıyorum heyecanka parmağımla koluna vurup sonra onu işaretle gösteriyordum eşim dilenci sanıp para koydu önüne hayır dilenci diil diyordum hayır ama nafile konuşamıyordum sonra arkama döndüm baktımki yok olamazdı okuduğum kitapta çok eskiden ölmüştü hemde o koca meydanda koşsa bile görünürdü dondum ağlamaya başladım eşim nedenini soruyordu ama allah anlatmama izin vermedi sanki bunları nedenmi burdan paylaşıyorum bilmiyorum ama bildiğim birşey var. yaşam boyu pek çok sıkıntılar yaşadım maddi ve manevi herkez gibi ama kalbimden sürekli rabbimizle konuştum arkadaşım sırdaşım gibi ve zülmedenlere cevap vermeye gücüm yettiği halde sustum canımı çok acıtanların az bir zaman içinde nasıl içler acısı hallere düştüklerini gördüm hala susuyorum allahın rahmetine şükrediyor ve yine bizlerden gerçekte ne istediğini anlamamı sağlayan rabbimize sığınıyorum. bize çocukken bize melekler bizi korur derdi annem öyle sanırdım ama allahın böyle mubarek kullarıda bizleri kolluyor yardım ediyor

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 3
Beğendim:10
cengiz akcan tarafından 1 yıl önce eklendi 21-08-2012 21:09:44

iyi gunler ben Ahmed Hânî benşm büyük dedem ben agrı dogu beyazıtlıyım bizim 2 tane turbemiz var yani dedemlerin

Bu yorumu Beğendiniz mi?
Beğenmedim: 1
Beğendim:1
6156
BU KATEGORİYE EKLENEN DİĞER HABERLER
Copyright © 2004 - 2014 diyadinnet. com Tüm Hakları Saklıdır. Diyadinnet.com 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Abone olduğumuz Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA) alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir.