Karanlık güçler, çeteler ve faili meçhul cinayetler bu kitapta

Karanlık güçler, çeteler ve faili meçhul cinayetler bu kitapta

Emekli jandarma istihbarat astsubayı Hüseyin Oğuz'un kaleme aldığı ve kamuoyunda tartışılan bazı faili meçhul cinayetlere ilişkin iddiaların yer aldığı ''Karanlık güçler, çeteler ve faili meçhul cinayetler'' adlı kitap, yeni yılda piyasaya çıkacak. Alptekin Soykan'nın Özel Haberi

Oğuz, ocak ayı başında piyasaya çıkacak yeni kitabına ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, daha önce kamuoyunda ''Yüksekova Çetesi'' olarak bilinen grup ile ''Susurluk Komisyonu''na verdiği ifadelerle ''Yeşil'' kod adı ile bilinen 'ı deşifre ettiğini belirterek, kitabında anlatmak istediği en önemli konunun faili meçhul cinayetlerin yanlış şekilde soruşturulması olduğunu ifade etti.

Soruşturmalarda kamuoyunun hep yanıltıldığını iddia eden Oğuz, ''Bu soruşturmalar içerisinde en önemlisi Uğur Mumcu suikastıdır. Bir başka olay da Abdullah Canan'ın öldürülmesidir. bu olaylara dair soruşturmalar yanlış yürütülmüş, engellenmiştir'' dedi.

Oğuz, JİTEM'in varlığının inkar edilmesinin doğru olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

''JİTEM vardı. Hiç kimse inkar edemez. Ben 20 yıl jandarmada görev yaptım. JİTEM vardı, bunu herkes biliyor. Ancak bunun içine sızmış sözde haber elemanı itirafçılar yer alıyordu, kontrolden çıkmış bir güç haline gelmişti. Onun için JİTEM çok ağır faturalar ödetti bu ülkeye. Doğu ve Güneydoğu'da JİTEM vatandaşla kucaklaşmamızın önündeki en büyük engeldi. İşimiz vatandaşın mal ve can güvenliğini korumak, ancak onlar tam tersini yaptıkları için biz çok zarar gördük. Kurum olarak da zarar gördük. Terörle mücadele eden insanlar da çok zarar gördü.''

Ayhan Çarkın, olayı bir yere kadar biliyor

Kitabında çocukluk yıllarını, askeri okul dönemini, görev yerlerini, ''Yüksekova Çetesi''nin ortaya çıkarılmasını ve Tarık Ümit'in öldürülmesi gibi birçok olayı anlatan Oğuz, emekli olduktan sonra 'karanlık güçlerin' kendisini çok defa taciz ettiğini iddia etti. Oğuz, son zamanlarda kamuoyunu meşgul eden Ayhan Çarkın'ın itiraflarını da şöyle değerlendirdi:

''Özel harekatçı polislerin hepsini suçlamamak gerekiyor. Bunlardan bir kısmı görevini layıkıyla yapmışlardı. Bunlar arasında yakın arkadaşlarım da oldu. Aralarından bu mücadele uğuruna şehit olanlar, yaralananlar da oldu. Bireysel hataları o kuruma mal etmemek gerek. Ayhan Çarkın'ı ben kutluyorum. Geç de olsa bir beyanda bulunuyor. Ancak zaman geçtiği için bazı şeyleri hatırlamayabilir. Ben öyle değerlendiriyorum. Tarık Ümit olayında, Ayhan Çarkın olayı bir yere kadar biliyor. Ancak ondan sonra olaydan kopmuş. Bunların yapı sistemi A, B, C şeklindedir. A grubu gözlem yapar, gözaltı yapar. Diğeri alır teslim eder. Bir grup da infazı yapar. Yani bir yerde bunun başlangıcını bulursun ama neticesini göremezsin'' dedi.

Tarık Ümit olayında soruşturma dosyasının kendisine geldiğini ifade eden Oğuz, ''Muğla Marmaris'te kimliği meçhul bir cesetle ilgili soruşturma yürüten Eyüp Tuncay arkadaşımdı. Çok önemli bir olaya tanık olduğunu söylemiş, güvenilir birilerine ulaştırmam için dosyayı bana yollamıştı. Tuncay, soruşturmayı yürüttükten sonra ölen kişinin Tarık Ümit olduğuna dair sağlam bulguları vardı. Ancak ona dosyadan el çektirilmiş. Bulunan ceset aklı selim olmayan Hüseyin Özer adıyla defnedilmişti. Bu olaydan bir Gün önce Yeşil kod adıyla bilinen Mahmut Yıldırım ve Hadi Özcan Muğla İl Jandarma Komutanlığında görüldü. Tarık Ümit, Muğla'da öldürüldü. Mezarının yeri bellidir. Olaydan sonra ben de arkadaşım Eyüp Tuncay da emekli olmuştuk. Tuncay, memleketi Elazığ'a döndü. Olayla ilgili dosyayı ulaştırdığım bir gazeteci, gittiği Elazığ'da kendisini bulamadı. Artık öldü mü, öldürüldü mü bilmiyorum'' şeklinde konuştu.

Oğuz, yaşanan Karanlık ilişkilerin deşifre edilmesinin önemini vurgulayarak, ''Ben kendimce şöyle diyorum; 'Ayhan Çarkın bu olayların polis kanadından ortaya çıkarak konuştu. JİTEM kanadından da bir kişi uzman çavuş olur ya da astsubay olur. Çıkar konuşursa bütün gerçekler ortaya çıkar'. Ben çırpınıyorum bir şeyler yapmak için çalışıyorum ancak olayların içinden biri çıkar konuşursa gerçekler ortaya daha rahat çıkar'' dedi.

Veli Küçük doğduğum köye gelerek beni sormuş

Emekli olduktan sonra kendisi için zor bir hayatın başladığını, bunları kitabında da anlattığını söyleyen Oğuz, ''Emekli olduktan sonra hayvancılık, çiftçilik bile yapamadım. Emekli olunca İzmir Karaburun'a yerleştim. Burada baktığım arıları telef ettiler. Satın aldığım bir at vardı. Onu kestiler. Karanlık güçler ağır bastı. Yalnız başınıza ne kadar mücadele edebilirsiniz ki. Yine de ayakta durabiliyorum. Yanlış yapmadığım için ayakta durabiliyorum. Vicdanım her konuda rahat. Yıllardır görev yaptığım yerlerdeki arkadaşlarım, insanlar beni destekliyor'' şeklinde konuştu.

Oğuz, terör örgütünden tehditler aldıktan sonra Edirne İpsala'da bulunan köyünden nüfus kaydını alıp İzmir'e taşıdığını belirterek, ''Ben emekli olduktan sonra Veli Küçük, İpsala'ya köyümüze gelerek dayımı bulmuş. Veli Küçük, yanında resmi bir jandarma yüzbaşı ile gelmiş. Beni arıyorlardı. Bir de benim mal varlığımı araştırıyorlar. Beni kendi akıllarınca köşeye sıkıştırmak niyetindeydiler. Ancak böyle bir şey olmadı. Benim Veli Küçük'le bire bir temasım olmadı. Ancak bana karşı bir şeyler yapabileceği duyumunu almıştım. Asıl önemli nokta Tarık Ümit olayının soruşturulmasını engelleyen bana göre kendisidir'' dedi.

Emekli olduktan sonra da görev yaptığı yerlere ziyaretlerde bulunduğunu söyleyen Oğuz, şunları kaydetti:

''Malatya'da görev yaparken örgütten kurtardığım bir kardeşim var. Yakın zamanda bununla görüştük. Kendisi bana 'Beni kurtardın ama benim kardeşim kayıp. Ne kendisine, ne örgütte ulaşabildim, ne de başka bir yerde' dedi. Bu olay bana geçmişte Yeşil'in köy köy dolaşarak örgüte katılacak gençleri köylerden toplayıp, köyden çıkardıktan sonra öldürmesini anımsatıyor. Bana göre 'Yeşil' halen yaşıyor ve faaliyet gösteriyor. Ancak bana göre Yeşil'in kaçma şansı kalmadı. Daha korunma şansı kalmadı. Daha önceden jandarma içinden onunla beraber çalışan insanlar ya emekli oldu ya da kabuğuna çekildi. Her halde yakalanırsa birçok olay aydınlanır. En başta Uğur Mumcu suikastı arkasındaki gerçekler ortaya çıkar. Bunların arkasından da tahminimce yine aynı kişiler çıkacaktır.''

Şırnak Uludere'de meydana gelen olayda 35 kişinin ölmesi ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Oğuz, ''Yıllardan beri o bölgede kaçakçılık var. Daha önce de benzer şeyler olmuştu, 'Hatta teröristleri çoban sanmıştık' denmişti bir saldırıda. Bu olay da ben bir istihbarat zaafı olarak değerlendirme yapıyorum. Kara istihbaratı veya birebir bir istihbarat olsa bu olay gerçekleşmezdi. Korucu çocukları orada aileleri tarafından kaçakçılığa yönlendirilmiş. Gidin bir şey olmaz denmiş olabilir'' dedi.

Oğuz 2012 yılında terör için akan kanın durması için herkesin fedakarlık göstermesi gerektiğini belirterek, ''Bunun için kim ne fedakarlık yapması gerekirse yapmalı. Ben o bölgede yaşadım. Terörle mücadele ettim. Ancak karanlık güçler gibi, o vampirler gibi, akan kandan beslenme düşüncesinde olmadım. O düşüncede olanlar ama siyasi ama farklı boyutta olanlar artık o gençlerin sırtından geçinmeyi bıraksınlar istiyorum'' şeklinde konuştu. (A.A)


Sponsorlu Bağlantılar


Paylaşmaya ne dersin ?

0

  • Ekleyen: admin

Geçmişte Yayınlanan Benzer Haberler


Faili meçhul cinayetler

- Tunceli'de 1992 yılında iş çıkışı kaçırıldıktan sonra Elazığ'da bir mezarlıkta cesedi bulunan Ayten Öztürk için anıt mezar yaptırıldıTUNCELİ – Tunceli’de 1992 yılında faili meçhul bir cinayete kurban giden Ayten Öztürk için mezarı başında yaptırılan


Faili meçhul kurbanları, 19 yıl sonra köylerine defnedildi

- Mardin'in Kızıltepe ilçesinde 19 yıl önce faili meçhul cinayete kurban giden Zübeyir Birlik ve Zeki Alabalık'a ait olduğu belirlenen kemikler, Mutki ilçesinde defnedildi - Zübeyir Birlik'in kardeşi Çetin Birlik: "Olay 1995 yılında oldu, ağabeyimin kalıntılarına 2013 yılında


Emniyetten faili meçhullere özel ekip

- Emniyet Genel Müdürlüğü, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için çalışma başlattı. Bu kapsamda illerde özel ekipler kuruldu, dosyalar tek tek incelenmeye başlandıANKARA - Emniyet, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için çalışma başlattı. Bu kapsamında


BALBAY, HRANT DİNK'İN DOĞDUĞU EVİ ZİYARET ETTİ

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, "Hrant Dink cinayeti ve Gezi olayları cinayetleri faili meçhul değil; faili meşhur cinayetlerdir" dedi.MALATYA - CHP Malatya İl Teşkilatı tarafından düzenlenen Uğur Mumcu'yu anma etkinliğine katılmak amacıyla Malatya'ya


Van'daki cinayetler

- Hastanedeki çocuğunun yanında karısını boğazından bıçaklayarak öldüren kişinin, Edremit ilçesindeki cinayetin de faili olduğu öne sürüldü - Gözaltına alınan zanlının, eşi F.Ö ile C.Ç'yi ilişkileri olduğu gerekçesiyle öldürdüğü iddia edildiVAN -;




sponsorlu bağlantılar

Yorum Ekle

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz.



BU KATEGORİYE EKLENEN DİĞER HABERLER

[ | Ağrı Aday Adayı | Ağrı silahlı kavga | Ağrı Polis | Ağrı Cumaçay | Ağrı Kaçakçılık | Ağrı Bayram | Ağrı Emniyet | İbrahim Çeçen Üniversitesi | Erzurum Seçim | Ağrı KYK | ]
Bağlanıyor
Sağlık Manşetleri
ANKETLER Genel Seçimlerde HDP, Yüzde 10 Barajını Aşabilir mi?
Evet, kesinlikle barajı aşacaktır
Evet, barajı zor da olsa geçebilir
Hayır, barajı zorlar ama geçemez
Hayır, barajın altında oy alır
Fikrim Yok

Sonuçlar Anketler

Toplam Oy: 2371
Copyright © 2004 - 2014 diyadinnet. com Tüm Hakları Saklıdır. Diyadinnet.com 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Abone olduğumuz Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA) alınan haberLerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir. Ağrı Haber - Diyadinnet.com Diyadinnet RSS